İki olasılık ortaya konmaktadır.Aga mõlemad võimalused tunduvad aktsepteeritavad.
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.AIDS와 TB에 걸린사람들이 제데로 진단되었는지, 또 그들이 약을 정기적으로 먹는지 그리고 한발나아가
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.מוודא שאנשים חולי איידס או שחפת מאובחנים כראוי ונוטלים את התרופות שלהם באופן קבוע,
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.والتأكد من أن المصابين بالإيدز أو السُل يتم تشخصيهم بصورة صحيحة ويأخذون عقاقيرهم بصورة راتبة،
AIDS ve verem hastalarına doğru tanı konması ve bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları sağlanıyor.規則正しく薬を飲めるようにし 健康教育やきれいな水 そして公衆衛生の喚起に取り組んで
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.1 インチほどの高さに降ろしてから
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.A landolást még nem sikerült megoldani.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Até conseguem fazê-los aterrar.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Efectiv însă, nu-i pot face să aterizeze.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.En verdad no pueden hacerlos aterrizar.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Ils ne peuvent par contre pas les faire atterrir.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.그들은 이 바퀴벌레들을 착륙하게 하지는 못합니다.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Mereka tidak dapat membuatnya mendarat.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Người ta có thể bắt chúng bay lên nhưng thực sự không thể bắt chúng hạ cánh.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Non possono farli atterrare.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Oni je mohou přimět k přistání.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Tylko nie da się lądować.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Und sie können Sie sogar zur Landung zwingen.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Ze kunnen ze eigenlijk nog niet laten landen.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Δε μπορούν να τα κάνουν να προσγειωθούν.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Всъщност не могат да ги приземят.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.Только они не могут их заставить приземлиться.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.הם לא יכולים לגרום להן לנחות.
Ama şimdilik yere konmalarını sağlayamıyorlar.لا يمكنهم في الواقع جعلها تهبط.
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Bueno, no quieren sólo sentarse en esos dólares que no quieren.
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Dĩ nhiên chính phủ Trung Quốc không muốn chỉ ngồi lên đống đô la này
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Eh bien, ils n'ont pas intérêt à les laisser dormir, vraiment pas.
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Nechtějí ty dolary jen tak syslit.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıA única maneira de começar a combater o cancro é detetando-o cedo.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıAz egyetlen esélyünk, hogy megküzdjünk a rákkal, ha korán elkapjuk.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıDe enige manier om kanker beginnen te bestrijden, is door hem in een vroeg stadium te ondervangen.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıDie einzige Chance im Kampf gegen den Krebs besteht darin, ihn früh zu erwischen.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıEs la única manera de empezar a luchar contra el cáncer, mediante detección temprana.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıEste singura cale de a începe lupta cu cancerul, de a-l prinde din timp.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıJedynym sposobem rozpoczęcia walki z rakiem jest jego wczesne wykrycie.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalı암과 싸우려면 반드시 일찍 잡아내야 합니다.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıLa seule manière de commencer à lutter contre le cancer, c'est de le repérer tôt.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıL'unico modo per combattere il cancro è prenderlo in tempo.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıЕдинственный способ начать бороться с раком - это обнаружить его как можно раньше.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıТова е единственият начин да започнеш да се бориш с рака - като го хванеш рано.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıזהוי הדרך היחידה בה אנו יכולים להתחיל להלחם בסרטן, בכך שנגלה אותו מוקדם.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıإن اكتشافه مبكراً هي الطريقة الوحيدة التي يمكنك من خلالها البدء في محاربة السرطان
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıほとんどのがんは予防することができます
Bu sayfa, ilaç reklamı içine ya da takip eden sayfaya konması미국 식품의학국(FDA)은 제약회사들에게 치료제 광고에는
Bu sayfa, ilaç reklamı içine ya da takip eden sayfaya konmasıזהו הדף שמנהל המזון והתרופות דורש מחברות התרופות
Bu sayfa, ilaç reklamı içine ya da takip eden sayfaya konmasıوهذه هي الصفحة التي تطلبها منظمة الدواء والغذاء الامريكية
Bu sayfa, ilaç reklamı içine ya da takip eden sayfaya konması呢一頁就係食物及藥物管制局﹐要求製藥公司
Bu sayfa, ilaç reklamı içine ya da takip eden sayfaya konması宣伝中もしくはそれに続きこれを入れるよう要求した。
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Ça n'a pas besoin de réfrigération, pas besoin d'eau, dont on manque souvent.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Det behöver inte vara kylt, det behöver inte vatten, som ofta saknas.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Es muss nicht gekühlt werden, es braucht kein Wasser, welches oft fehlt
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Het behoeft geen koeling, geen water, wat vaak ontbreekt.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.이것은 냉장보관할 필요도 없고, 자주 고갈되는 그런 물이 필요하지도 않습니다.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Não precisa de frigorífico, não precisa de água, que muitas vezes falta.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nem szükséges lehűteni, nem kell hozzá víz, ami gyakran hiányzik.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nemusí to být chlazené, nepotřebuje to vodu, která často chybí.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nie musi być przechowywana w chłodzie, nie potrzebuje wody, której zresztą często brakuje.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.No hay que refrigerarlo y no requiere agua, que a menudo es escasa.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nó không cần nước hay phải làm lạnh, là những thứ thường xuyên bị thiếu.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Non è necessario tenerlo al fresco, non è necessaria acqua, che spesso manca.