Ana içeriğe geç
Sözlük

konma ile cümle

konma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Diagnóza abdominální migrény je kontroverzní.
Herhangi bir kontrol mekanizması konmamıştır.Nemá kontrolní mechanismus.
"Zeki görünmeye çalışıyordum çünkü kendimi zeki hissetmiyordum." dedi; ayrıca anı konmamış disleksi geçirdi.Řekl: "Snažil jsem se vypadat chytře, protože jsem se chytře necítil".
Mümkün oldukça yere konmamaya gayret gösterir.Předpokládá se, že ho to dostatečně odradí.
Burada yapılacak iş, risklerin öncelik sırasına konmasıdır.Preventivní funkce spočívá ve snaze předcházet rizikovým situacím.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Tomu může zabránit jeho vysoká cena.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Jde o starou uličku, která však dosud neměla žádné jméno.
Yaz döneminde ve her çarşamba ilave seferler konmaktadır.Jen v letní sezóně, několik spojů denně.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Diagnosticul migrenei abdominale este controversat.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Stilul meu e ca cel al lui Gurdjieff, adică lupta cu negarea.
Konmak sözünü de ifade eder.Kramer subliniază importanța cuvântului.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Ei bine, se întâmplă atunci un fenomen surprinzător, a cărui taină n-am reușit încă s-o descifrez.
Erken tanı konması çok önemlidir.Sokat számít a korai idomítás.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Általános vélemény az, hogy nem, hiszen akkor ez a probléma ismeretlen volt.
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.A részleges siker ellenére a tavakat továbbra is veszélyesnek tartják.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Közvetlenül kapcsolódik Gurdjieff azon állításához, miszerint az ember nincs egységben önmagával.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Omani on samanlainen kuin Gurdjieffin, kamppailua oman torjuntani kanssa.
Bazı balıklar ise yemeğe konmadan önce pişirilmektedir.Kala on nyljettävä ennen keittämistä.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.Niitä rajattiin, ettei direktiivi koskisi liian montaa ihmistä.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.Θεωρείται ότι ένας σημαντικός αριθμός ανθρώπων με την κατάσταση αυτή δεν έχει ακόμα διαγνωσθεί.
25 Ağustos 2014'e kadar, beş olası konma alanı belirlenmişti.Από τις 24 Απριλίου 2014, απομένουν να εγκατασταθούν 5.000 από τις θέσεις του γηπέδου.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Το δικό μου στιλ είναι όπως του Γκουρτζίεφ, γύρω από την μάχη με την άρνηση του καθενός.
Ancak bu durum uygulamanın karmaşıklığı arttıracağı düşünülerek uygulamaya hiçbir zaman konmadı.Αλλά δεν βγάζει νόημα to να πιστεύεις ότι μπρούμε να ποσοτικοποιήσουμε κάτι σαν αυτό.
Bu belgeler bir resmi kurumun arşivine konmalı ve araştırıcılar bundan yararlanabilmelidir.Αυτή η τεκμηρίωση θα κατατίθεται στα αρχεία ενός δημοσίου ιδρύματος και θα είναι προσιτή στους ερευνητές.
Ayrıca bağımsız olarak Ermenice ve İsveççeye de çevrilse de hiçbir zaman sahneye konmamıştır.I samme periode turnerede hun også i både Norge og Sverige, men slog aldrig rigtig igennem på scenen.
Erken tanı konması çok önemlidir.Tidlig behandling er svært viktig.
Oktay Ekşi (Hürriyet): “Bu adı konmamış bir muhtıradır.Han sier videre at «Dette er et voldsbilde som ikke kjenner sitt like.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Høye importavgifter skulle oppmuntre til dette.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Dette forsøket var dog ikke vellykket da hans navn fortsatt er kjent i dag.
Böyle bir zaruretin, örfî vergilerin konmasına cevaz ve imkân sağladığı daha önce anlatılmıştı.Dia juga dapat menceritakan masa lalu orang tersebut dengan ganjaran atau balasan yang diberikan."
Tanı konmasına yardımcı olmak için, sinoviyal sıvı Gram boya ve kültürü yapılabilir.Untuk membantu diagnosis, pewarnaan Gram dan kultur cairan sinovial dapat dilakukan.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Diagnosis untuk migrain abdominal sangat kontroversial.
Teşhis muayene ile konmaktadır.Hal ini sesuai dengan data percobaan.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Sayang hingga kini, keinginan tersebut belum terwujud.
Hamur hazırlandıktan sonra istenirse içine peynir konur ama pıraslar konmaz.Setelah keju dibentuk,dilakukan penambahan garam agar keju tidak terasa tawar.
Ameliyattan evvel üreterlere katater konmalıdır.Từ Allah (nghĩa là chúa trời) phải được người mổ thịt nói trước khi mổ.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.「この病気のことを知らないために、死んでいった人もたくさんいるだろう。
Oktay Ekşi (Hürriyet): “Bu adı konmamış bir muhtıradır.他辨別〔一切〕:『這是名,那是色』。
Bununla beraber İslâm vergi sistemi, birdenbire ve topyekûn vaz' edilip uygulama sahasına konmamıştır.時四方銀場得不償費,且為盜窟,鈞奏罷之。
Kavramların yerli yerine konması için belki bütün teori baştan alınır.對角線引理可以應用到那些足以表示所有原始遞歸函數的理論。
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.可能會徵收費用以維持其運作。
Ancak bu durum uygulamanın karmaşıklığı arttıracağı düşünülerek uygulamaya hiçbir zaman konmadı.同时,还要不会太大的增加设计的复杂性。
Herhangi bir kontrol mekanizması konmamıştır.不含控制系統。
Konmak fiili veya Kon (dağ geçidi) ile alakalı olabilir.한자로는 토복령(土茯領) 또는 산귀래(山歸來)라고 쓴다.
Oktay Ekşi (Hürriyet): “Bu adı konmamış bir muhtıradır.그런데 유여사는 설하기를, "그것은 애구경천(礙究竟天, Aghaniṣṭha)이라고 해야 한다"고 하였다.
Bu nedenle yeni tankların, içine balık konmadan önce "olgunlaşması" gerekir.לכן, מיכלים חדשים צריך להתבסס לפני שמתחילים לאכלס אותם עם דגים.
Sergios'un ailesi 842 yılında ikonaların tekrar yerine konmasından sonra göze girmişlerdir.משפחתו של סרגיוס שבה להיות אהודה רק לאחר שיקום האיקונות בשנת 842.
Mümkün oldukça yere konmamaya gayret gösterir."אולי זה מביך להראות פה חוטיני.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.Смята се, че значителен брой от хората с такова състояние не са били диагностицирани.
Bu, iki kıta arasında akrabalığın ilk kez dil verileriyle ortaya konmasıdır.Там за първи път се появяват интересите му към езикознанието.
Bu tanının konması, geri dönüşü mümkün olmayan bir ölüm sürecinin başladığı anlamına gelir.Началото на емисията обикновено се усеща като момент, от който връщане назад няма.
Ancak yıllar içerisinde mumyalama şekilleri değişti ve organlar kuruduktan sonra vücuda geri konmaya başladı.Не успешните опити да бъде възкресена продължили доста дни, а тялото започнало да мирише.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Dijagnoza abdominalne migrene je sporna.
Otizmin adı konmadan çok önce otistik semptomlar ve tedavisi tanımlanmıştır.Nekoliko primjera autističnih simptoma i terapija opisano je daleko prije nego što je autizam imenovan.
Bazı maçlarda bir vezir yerine tahtaya ters bir kalenin konması, turnuvalarda kurallara aykırıdır.Umjesto jednog sučeljavanja sa protukandidatima Bandić je bio na turneji po otocima.
Bazı balıklar ise yemeğe konmadan önce pişirilmektedir.To je vrsta peciva, koje je kuhano prije pečenja.
Sembollere, eğer cümle sonunda değillerse, nokta konmaz (örneğin, "kg." değil "kg").To, že meno je FQDN, symbolizuje bodka na konci mena, v našom prípade teda „.sk.“ a nie „.sk“.
Burada yapılacak iş, risklerin öncelik sırasına konmasıdır.Namen ocene tveganja je v prvi vrsti preprečevanje poklicnih tveganj.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Čeprav se je pozneje izkazalo, da temu ni tako, se je ime obdržalo.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Už tai galima gauti didesnį atlygį.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod