Dernek başkanı, "Bu kadınların listeye konması sadece gösteriş amaçlı."The aim of putting these women on the lists is just for show.
Ayrıca AGİT tarafından taslağı hazırlanan ayrımcılığa karşı yasanın uygulamaya konması da önerildi.It also called the passage of anti-discrimination legislation drafted by the OSCE.
Eşitlik(6), ve Eşitlik(1) in yerlerine konmasıyla:Substitution of Eq.(6) in (1) gives
Parkinson hastalığı tanısı konmadan önce ayırıcı tanı olarak şu hastalıklar düşünülebilir:Before Parkinson's disease is diagnosed the differential diagnoses include:
Bu manifestoda Hugo Ball, Dada'yı bir sanat hareketi olarak ortaya konmasına karşı çıkıyor.In this manifesto, Hugo Ball expresses his opposition to Dada becoming an artistic movement.
Ancak bunların hepsi teoriydi ve uygulamaya konmamıştı.However, all this was theory and had not been put to practice.
Ana gergi kolu konmasına göre mesafenin gösterimi.Illustration of distance relative to main strut touchdown.
Doğum sonrası hüznünün nedenleri net bir şekilde ortaya konmamıştır.The causes of postpartum blues have not been clearly established.
Graubündenli kanton yönetimi, uygulamaya konması için değişik modeller meydana getirdi.Die Bündner Kantonsregierung hat verschiedene Modelle für die Umsetzung geschaffen.
Konmak sözünü de ifade eder.Tiridates ist sicher, dass er damit gemeint ist.
Yörükler yayladan düze inmişler konmak için bir düzlük aramaktadır.Zu den Verhaltenselementen zählt ein Kopfschütteln, das von lauten Rufen begleitet ist.
Yemek, mümkün mertebe küçük parçalar halinde konmalıdır.Das Kochen sollte in kleinen Mengen erfolgen.
Bu işgal için ortaya herhangi bir neden konmadı.Es fand sich auch keinerlei Motiv für eine solche Tätigkeit.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Dazu sollte eine hohe Rechenleistung vorhanden sein.
Bu tanının konması, geri dönüşü mümkün olmayan bir şekilde ölüme delalet eder.Mati lässt einen Annäherungsversuch Sebis unbeantwortet.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Le mien est comme celui de Gurdjieff, autour de la lutte avec son propre déni.
Bununla beraber İslâm vergi sistemi, birdenbire ve topyekûn vaz' edilip uygulama sahasına konmamıştır.Châtiment et rétribution n'incombent qu'à la nefesh et au ruah.
İki olasılık ortaya konmaktadır.Les deux explications sont compatibles.
Konmak fiili veya Kon (dağ geçidi) ile alakalı olabilir.Il peut être placé sur un mât ou sur potence (au-dessus de la voie).
Konmak sözünü de ifade eder.L’ermite tient sa parole.
1634 yılı Aralık ayında halktan gelen dilekçelerin işleme konmasından sorumludur.Le 10 avril 1634, la réponse des six commissaires est entièrement négative.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.À l'époque, il était entièrement doré, et son nom était encore inconnu.
Oktay Ekşi (Hürriyet): “Bu adı konmamış bir muhtıradır.Los evangelios gnósticos dicen de él: «Y su nombre estampado en él era extinción.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.El mío es como el de Gurdjieff, basado en la lucha con la propia negación.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Se trataba de un caballo Appaloosa cuando todavía no se llamaban así.
İki olasılık ortaya konmaktadır.Dos hipótesis prevalecen.
Farklı tüylerinin olması bu ırkın Mathews tarafından Rosina diye ayrı bir cinse konmasına neden olmuştur.Su singular plumaje indujo a Mathews a situarlo en un género aparte, Rosina.
Ancak yıllar içerisinde mumyalama şekilleri değişti ve organlar kuruduktan sonra vücuda geri konmaya başladı.A lo largo de los años, la formación se fue renovando y así fue como entró Cáceres.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Il mio è come quello di Gurdjieff, basato sulla lotta con la propria negatività.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.La diagnosi di emicrania addominale è controversa.
İki olasılık ortaya konmaktadır.Due ipotesi si contrappongono.
Şu müsaid zamanımızdan süratle istifade edilerek bu maksadın fiile konması hususunda himmetinizi rica ederim.Sono grato per questa opportunità di riconoscervi in questa preghiera....
Teşhis muayene ile konmaktadır.Dadi con carichi di prova determinati.
Yemek, mümkün mertebe küçük parçalar halinde konmalıdır.È possibile, se necessario, tagliarlo in pezzi più piccoli.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.Si ritiene che in un numero considerevole di persone la condizione non venga diagnosticata.
Farklı tüylerinin olması bu ırkın Mathews tarafından Rosina diye ayrı bir cinse konmasına neden olmuştur.La loro peculiarità è l'avere una sorta di maledizione dovuta al contatto con i Nemesis.
Ancak Matty'nin sinsi bir amacı vardır: zengin kocasından kurtulmayı ve servetine konmayı planlamaktadır.На самом деле Мэтти планирует избавиться от своего мужа и прибрать к рукам его немалое состояние.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Мой, как и у Гурджиева, связан с приложением усилий с отречением.
Bacılar da anlamaktadır ki, mutluluğun temeli hiç de çeyizle konmaz.Подростки также понимают, что основа счастья не снижается.
Bununla beraber İslâm vergi sistemi, birdenbire ve topyekûn vaz' edilip uygulama sahasına konmamıştır.Однако он никогда не нажил богатства и вел простую жизнь.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Он должен производить прибавочную стоимость.
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.وعلى الرغم من وضع القوانين إلا أنهم يرون أنها تشكل خطراً على بعض السيارات.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.لأنه قد يكون من الصعب تنفيذ مثل هذه الضريبة.
Bu, iki kıta arasında akrabalığın ilk kez dil verileriyle ortaya konmasıdır.فكان ذلك، أول جمع للقرآن بين دفتين في مصحف واحد.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.وتعتقد منظمة الصحة العالمية أن مثل هذه النوع من العدوى لا يتم الإبلاغ عنه بشكل كاف.
Bazı balıklar ise yemeğe konmadan önce pişirilmektedir.ويتم طهي بعض أنواع السمك قبل وضعه على السوشي.
"The Woman Who Fell to Earth" bölümğne benzer olarak "Resolution" bölümüne de başlangıç jeneriği konmamıştır.Semelhante a "The Woman Who Fell to Earth", "Resolution" não apresentou nenhuma abertura.
Kupa, şilt ve vazoların bir kısmı diğer odalara ve alt kattaki büyük salona konmaya başlandı.A partir da audiência foram atiradas garrafas, lixo, entre outras coisas no palco, enquanto se divertiam.
Teşhis muayene ile konmaktadır.O sistema verifica a informação de identificação.
1820'deki liberal devrimle, Fernando 1812 Anayasası'nın yeniden yürürlüğe konmasını kabul etmek zorunda kaldı.Uma revolução em 1820 impôs a Fernando VII a constituição liberal de 1812.
Erken tanı konması çok önemlidir.Vroegtijdige herkenning is belangrijk.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Met het nodige geld zou hij dit kunnen regelen.
Konmak fiili veya Kon (dağ geçidi) ile alakalı olabilir.Hij rijdt graag (dronken) rond in het maanlicht op schapen of herdershonden.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Może też nakładać podatki, by zyskiwać złoto.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Podstawą uznania wobec rządu emigracyjnego jest rzeczywistość.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Mitt är som Gurdijeffs, om kampen med sin förnekelse.
Bu hastalığın bulunduğu çok sayıda kişiye tanı konmadığı düşünülmektedir.Det tros finnas ett betydande antal människor med denna sjukdom som inte blivit diagnosticerade.
Maça bir süre limiti konmamışsa, bu limite ulaşana kadar maç devam edecektir.Annars fortsätter gamet till dess att denna marginal är uppnådd.
Bacılar da anlamaktadır ki, mutluluğun temeli hiç de çeyizle konmaz.Підлітки також розуміють, що основа щастя не знижується.
Mümkün oldukça yere konmamaya gayret gösterir.Дає змогу довго виправляти невдалі місця.