Ana içeriğe geç
Sözlük

konferans ile cümle

konferans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.I cuando hablo de esa polaridad, me llueven tantas preguntas... y cada uno sostiene su punto de vista.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.그리고 제가 많은 다른 질문과 답변에서 알게된 상반된 입장에 대해 말하자면 사람들은 정말 자기의 의견을 굽히지 않습니다.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.Quando parlo di questa polarità... vado a così tanti dibattiti,
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.Si cand vorbesc despre polaritate la diferite intruniri, oamenii au multe opinii.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.И когда я рассказываю об этом противоречии, люди засыпают меня вопросами и становятся очень непримиримыми.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.וכשאני מספרת על הקוטביות הזו אני שומעת המון שאלות, ולכל אחד יש דיעה.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.وعندما أتحدث عن المزيج الذي حصلت عليه من الكثير من الأسئلة و الأجوبة , والناس لهم آراء فعلية .
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.みんなそれぞれに強い主張をしてきますが あまり 人の話を聞こうとしません
Bir de... ...basın konferansına kadar biraz zor olabilir ama bekle.Ça risque d'être difficile à faire avant la conférence de presse. Mais on va essayer.
Bir de... ...basın konferansına kadar biraz zor olabilir ama bekle.Nos, egy kissé nehézkes lesz még a sajtókonferencia előtt megtenni, de várj csak.
Bir de... ...basın konferansına kadar biraz zor olabilir ama bekle.سيكون صعبا قليلا قبل اللقاء الصحفي" لكن اصبري فقط
Birkaç gün önce bir basın konferansı vardı.Pár napja volt egy sajtókonferenciája.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Acum câțiva ani, când participam la Conferința TED din Long Beach, am întâlnit-o pe Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Een paar jaar geleden op de TED-conferentie in Long Beach, ontmoette ik Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Hace un par de años cuando asistí a una TED Conference en Long Beach, conocí a Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Há um par de anos quando eu estava a participar na Conferencia TED em Long Beach, conheci a Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Il y a deux ans, quand j'assistais à la conférence TED de Long Beach, j'ai rencontré Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Kilka lat temu kiedy byłem na konferencji TED w Long Beach, spotkałem Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Pár évvel ezelőtt amikor részt vettem a TED konferencián Long Beach-en, találkoztam Harriet-el.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Pred nekaj ​​leti, na TED konferenci v Long Beachu, sem spoznal Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Un paio di anni fa mentre assistevo a una conferenza TED a Long Beach, ho incontrato Harriet
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Vor ein paar Jahren, als ich bei einer TED Veranstaltung in Long Beach war, traf ich Harriet.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Πριν από μερικά χρόνια όταν συμμετείχα στο συνέδριο TED στο Λονγκ Μπιτς, γνώρισα την Χάριετ.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Пару лет назад, когда я был на конференции TED в Лонг Бич, штат Калифорния, я лично познакомился с Хэрриет.
Birkaç yıl önce Long Beach'teki TED Konferansına katıldığımda Harriet ile tanıştım.Преди няколко години присъствах на конференция на TED в Лонг Бийч и там срещнах Хариет.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Ada sebuah konferensi, dan bukti yang luar biasa dari seorang saksi mata gencar.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Ci fu una conferenza, e la prova incredibile di una rumorosa testimone oculare.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Có một cuộc thảo luận và bằng chứng đáng kinh ngạc của một nhân chứng om sòm mắt.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Det var en konferens, och den otroliga bevis för en högljudd ögonvittne.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Er was een conferentie, en de ongelooflijke bewijs van een luidruchtige ooggetuige.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Es war eine Konferenz, und die unglaubliche Beweise für eine lautstarke Augenzeuge.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Houve uma conferência, e as provas incríveis de uma testemunha ocular-vociferantes.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Hubo una conferencia, y la evidencia de una increíble vociferante testigo ocular.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Il y avait une conférence, et les preuves d'une incroyable véhéments témoin oculaire.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.회의, 그리고 큰소리로 고함 치는 눈 - 증인의 놀라운 증거가 발생했습니다.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Nu a fost o conferinţă, iar dovada incredibila a unui zgomotos martor ocular.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Odbyła się konferencja i niesamowite dowody krzykliwych naocznego świadka.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Oli konferenssi, ja uskomatonta näyttöä äänekästä silminnäkijän.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu."Oのボギー!"
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Tam bol na konferencii, a neuveriteľné dôkazy o hlučný očitý svedok.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Tam byl na konferenci, a neuvěřitelné důkazy o hlučný očitý svědek.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Tam je bila organizirana konferenca, in neverjetno dokazov o glasni očividec.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Volt egy konferencia, és a hihetetlen bizonyíték a hangos szemtanú.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Υπήρχε ένα συνέδριο, και η απίστευτη στοιχεία μιας θορυβώδους αυτόπτης μάρτυρας.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Існував конференції, і неймовірні свідоцтва багатоголосий очевидця.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Существовал конференции, и невероятные свидетельства многоголосый очевидца.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.كان هناك مؤتمر ، والأدلة لا يصدق أحد الشهود العيان صخبا.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaAstea sunt de la o conferință la care am rămas uimit şi mi-am zis că trebuie să povestesc și altora.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaDowiedziałem się o tym na konferencji i wyszedłem zszokowany, musiałem o tym opowiedzieć.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaDozvedel som sa o nich na jednej konferencii, a tak ma ohromili, že sa jednoducho musím o ne s vami podeliť.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaEzekről egy konferencián hallottam, és annyira érdekesnek találtam őket, hogy el kell mondanom másoknak is.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Đây là những bức ảnh nơi mà tôi đã đến dự một hội nghị, tâm trí của tôi như được vỡ ra, và tôi đã nói,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Der er en fra en konference jeg deltog i, og min hjerne bare skreg og jeg sagde,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.제가 회의에 참석할 때 들었던 이야기들인데요, 그 이야기는 어안을 벙벙하게 만들었어요.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Queste risalgono ad una conferenza in cui ero piuttosto fuori di testa e ho detto,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Vybral jsem je z toho, co jsem slyšel na konferenci, byl jsem z toho celý paf a řekl si,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Αυτά είναι από ένα συνέδριο που πήγα, και με κατέπληξαν, και είπα,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.О следующих случаях я узнал на конференции, был потрясён и сказал,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.אלה דוגמאות ששמעתי פעם בכנס ופשוט נדהמתי ואמרתי,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.هذه بعض منها عندما ذهبت إلى مؤتمر، انذهلت بشدة، وقلت:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod