Inns'ta ayrıca kütüphaneler, yemek olanakları ve profesyonel konaklama birimleri sunulmaktadır.Las Inns también ofrecen servicios como bibliotecas, comedores y alojamiento profesional.
Burada özel konakların ve Ortodoks kiliselerin süslemelerini yaptı.Ahí se dedicó a decorar mansiones privadas e iglesias ortodoxas.
Yüzeyleri konak hücrelerinin engellerini geçmek için tasarlanmış özel araçlar taşır.Su superficie porta herramientas específicas diseñadas para cruzar las barreras de la célula huésped.
1912'de Villa Swartz'u, bir kütüphane ve müze konaklama yerini Norrköping kasabasına bağışladı.En 1912, donó Villa Swartz a la ciudad de Norrköping, como alojamiento para una biblioteca y un museo.
Rhizobia bağımsız olarak azot fiksasyonu yapamaz ve bir bitki konakçısına ihtiyacı vardır.Los rizobios no pueden independientemente fijar nitrógeno atmosférico: requieren una planta hospedante.
Mestizo mahallesinde devrin tipik konaklarını bulunur.En el conjunto urbano pueden encontrarse las típicas casas en hilera.
Bu konaklama, yedi yıl sürdü.Esta estancia duró siete años.
Konaklama tesisi olarak restore edilmiş konaklar tarih öncesinin ihtişamını taşımaktadır.En ella se puede apreciar el retablo de la Virgen recientemente restaurado.
Zarflı virüsler (örneğin HIV) tipik olarak tomurcuklanarak konak hücreden salınır.Los virus envueltos (como el VIH) son liberados de la célula huésped por gemación.
İlçede konaklama tesisleri bulunmaktadır.La relación causa-efecto se conoce en su totalidad.
Konaklama için fazla olmasa da seçenekler mevcuttur.Y ante la posibilidad de quedarse sin nada, la mayoría daba el sí.
Son konak köpektir.El último gatopardo.
Kayıklar Amon Hen'de konaklarlar.Salto Las Mujeres en Mojón Grande.
Tek konaklı kene cinsidir.Mi única consolación es mi pluma.
Konaklama yeri tehlikesiz yerdeyse ateşler yakılırdı.No fumar en lugares con riesgo de incendio.
Bağışıklık yetersizliği olan bir konakta ise enfeksiyona yol açarlar.Desempeña algún papel en la inmunidad ya que se inflama rápidamente con las infecciones.
Ek olarak ulaşım ve konaklama da sağlanmıştır.Además de la construcción y el transporte.
Katılımcı ülkelerin konaklama istekleri oldukça farklıydı.La respuesta que obtuvieron los participantes fue diversa.
Memur bir ailenin çocuğu olarak İzmir'de doğdu ve Konak'ta ilk yıllarını geçirdi.Hijo de un militar de carrera, pasó sus primeros años en Alemania.
Hastalığın konakçı sayısı az olmasına rağmen tüm dünyada yaygındır.Es una enfermedad rara, aunque se ha descrito en todo el mundo.
Oteller bölgesinde her bütçeye göre konaklama olanakları vardır.Aún se evalúan un posible apoyo en albergues.
20. yüzyılda koleje yeni konaklama binaları eklendi.Durante la década siguiente se añadieron nuevos edificios que dieron forma al campus.
Hükümet Konak'ı bulunur.Igual que el código Konami.
Bu konaklar günümüzde müze olarak ziyaretçilere açılmıştır.Actualmente convertidos en museo, son de recomendada visita.
Zarflı virüsler (örneğin HIV) tipik olarak tomurcuklanarak konak hücreden salınır.I virus capsulati (ad esempio, l'HIV) di solito vengono rilasciati dalla cellula ospite per gemmazione.
Birleşik Krallık hakimiyeti ve daha öncesinde "Konak Meydanı" olarak bilinmekteydi.Precedentemente si chiamava piazza Giustizia e ancora prima piazza del Conte.
Geçmişte Konak ve Büyükkonak olarak da adlandırılmıştı.In passato si è chiamata anche Cée e Ceé. ^ Cee
Bu alt tür, konakçı olmadan ancak birkaç gün yaşayabilir.Esso è in grado di sopravvivere senza un ospite per pochi giorni.
İlçede konaklama tesisleri bulunmaktadır.In generale il problema riguarda la molestia.
Misafirlerin konaklaması için misafir odası bulunmaktadır.Dispone di un'unica stanza per gli ospiti.
RNA virüsleri Replikasyon genellikle konak hücre sitoplazmasında meydana gelir.Virus a RNA La replicazione di solito avviene nel citoplasma.
Bu konak günümüzde de Venedik'te bulunmaktadir.Sono questi ultimi che oggigiorno si troverebbero a Venezia.
Konakta Leman Hanım’ın eline bakarak, işsiz güçsüz bir yaşam sürerler.Si vede la mano di Emily a cui manca un dito...
Erginleri konakçının yalnızca kulaklarına saldırır.Non sopporta quando qualcuno le tocca le orecchie.
Çalışma hayatını Konak Belediyesi'nde sürdürmektedir.Il procedimento è però ancora in corso per quanto riguarda i lavori nella città di Ancona.
Yaşam periyodunda, tatlı su sümüklüleri ile ara konaklar bulunmaktadır.La sua presenza è legata a quella di fonti d'acqua dolce.
Viral genom konak içinde çoğunlukla sessizdir.Il genoma virale è per lo più silente all'interno dell'ospite.
Konaklama için ise öğretmenevi, EÜAŞ misafirhanesi mevcuttur.A completare la didattica il collegio ospita visiting professors.
Fuar boyunca Gaziantep içinde toplam 15 bin konaklama gerçekleştirildi.Per Ginger, invece, furono realizzati circa 50 costumi.
Bu konaklar, genellikle restore edilmemiştir.Queste bande in genere non sono licenziate.
Delikanlılar konakta beğendiği gençkızı, kına evinde eline kına koyması için davet eder.L'uomo garbatamente si avvicina al giovane, tant'è che questo lo accoglie a casa sua.
Konakçıları bilinmiyor.Sconosciuti sono i coconsacranti.
Konak ölürse patojen de ölecektir.Tuttavia, se Mario cadrà in un burrone morirà comunque.
İzmir il merkezine (Konak) 33 km. uzaklıktadır.Il sito fiumi.com riporta una lunghezza di 33 km.
Çok çeşitli konakçı üzerinde beslenirler.Si nutre di grossi coleotteri.
Hayvan konak vektörleri de bazen önemli rol oynarlar.Векторы животных-хозяев также играют важную роль.
Üç konaklı kenedir.Трое из которых - Богатыревы.
Üçüncü dönemde konakta hasara yol açar.В третьем периоде наступает катастрофический износ.
Gelen birkaç gün konaklar ve gidermiş.Через пару часов приехали какие-то люди и забрали его.
Tutunma (attachment ya da adsorption), viral partikül ve konak hücre arasında meydana gelir.Прикрепление, или адсорбция, происходит между вирусной частицей и клеточной мембраной.
Takım bir hafta Avusturya sınırında konaklamak zorunda kaldı.День Победы встретил на границе Австрии.
Bir konak aynı anda birçok coccidia türüyle de enfekte olabilir.Человек может одновременно заражаться несколькими типами папилломавирусов.
İşgal sona erdikten sonra her iki konakta yıkıldı.После его смерти оба титула прервались.
Konakçıları bilinmiyor.Покупатели остались неизвестными.
Hele meşhur konak hamamlarından hemen hiçbiri bugün kalmamıştır.Из всех населённых пунктов Финской волости на сегодня не осталось ни одного.
Kulüp ofisi, konaklama ve 6.809 koltuk barındırır.Трибуна вмещает 6809 зрителей, также там находятся служебные помещения клуба.
Zarflı virüsler (örneğin HIV) tipik olarak tomurcuklanarak konak hücreden salınır.Оболочечные вирусы, в том числе ВИЧ, обычно отделяются от клетки путём отпочковывания.
Son konak köpektir.«Свинья этот бек.
Susığırlık çiftlik halinde iken, Bursa ve İstanbul’a geçen kervanların konaklama yeri olmuştur.Стоимость проѣзда на извозчикѣ та же, что и до Куташевой.
Aişe geri döneceklerini umarak konaklama yerinde beklemeye başladı ve oturduğu yerde uyuyakaldı.Посчитав, что всё его приключение ему, наверное, привиделось, он отправляется спать домой.