Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Podle nich pokolenie Zabulonowe, a hetmanem nad syny Zabulonowymi Elijab, syn Helonów.
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Poi la tribù di Zàbulon; il capo dei figli di Zàbulon è Eliab, figlio di Chelon
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Pokolenie Zabulonovo a knieža synov Zabulonových Eliáb, syn Chelonov.
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Pokolení Zabulon podlé nich, a kníže synů Zabulon Eliab, syn Helonův,
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.puis la tribu de Zabulon, le prince des fils de Zabulon, Éliab, fils de Hélon,
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Sitten Sebulonin sukukunta, ja Sebulonin jälkeläisten päämiehenä olkoon Eliab, Heelonin poika;
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.También la tribu de Zabulón. El jefe de los hijos de Zabulón será Eliab hijo de Helón
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Zebulon törzse, és Zebulon fiainak fejedelme Eliáb, Hélon fia.
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.Επειτα η φυλη Ζαβουλων και ο αρχων των υιων Ζαβουλων θελει εισθαι Ελιαβ ο υιος του Χαιλων
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.далее ставит стан колено Завулона, и начальник сынов Завулона Елиав, сын Хелона,
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.и Завулоновото племе; и началникът на завулонците да бъде Елиав, Хелоновият син;
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.מטה זבולן ונשיא לבני זבולן אליאב בן חלן׃
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.وسبط زبولون. والرئيس لبني زبولون أليآب بن حيلون.
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.又 有 西 布 倫 支 派 . 希 倫 的 兒 子 以 利 押 、 作 西 布 倫 人 的 首 領
Sonra Zevulun oymağı konaklayacak. Zevulunoğullarının önderi Helon oğlu Eliav olacak.又 有 西布倫 支派 . 希倫 的 兒子 以利 押 、 作西 布 倫人 的 首領
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Also zogen sie aus von Sukkoth und lagerten sich in Etham, vorn an der Wüste.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Assim partiram de Sucote, e acamparam-se em Etã, � entrada do deserto.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Au plecat din Sucot, şi au tăbărît la Etam, la marginea pustiei.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.De brød op fra Sukkot og lejrede sig i Etam ved Randen af Ørkenen.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.És elindulának Szukhótból és táborba szállának Ethámban, a puszta szélén.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Ils partirent de Succoth, et ils campèrent à Étham, à l`extrémité du désert.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.In odrinili so iz Sukota, in taborili so v Etamu, kraj puščave.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.I wyciągnąwszy z Suchotu położyli się obozem w Etam, na koócu puszczy.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Ja he lähtivät liikkeelle Sukkotista ja leiriytyivät Eetamiin, erämaan reunaan.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.그들이 숙곳에서 발행하여 광야 끝에 담에 장막을 치니
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Na het vertrek uit Sukkoth sloeg het volk zijn kamp op bij Etham, aan de rand van de woestijn.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Orang Israel meninggalkan Sukot dan berkemah di kota Etam, di tepi padang gurun
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Partirono da Succot e si accamparono a Etam, sul limite del deserto
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Potom tiahli zo Sukkóta a rozložili sa táborom v Étame, na kraji púšte.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Så brøt de op fra Sukkot og slo leir i Etam ved grensen av ørkenen.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Så bröto de upp från Suckot och lägrade sig i Etam, där öknen begynte.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Salieron de Sucot y acamparon en Etam, al borde del desierto
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Vả , chúng đi khỏi Su-cốt , đóng trại tại Ê - tam , ở cuối đầu đồng vắng .
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Vả, chúng đi khỏi Su-cốt, đóng trại tại Ê-tam, ở cuối đầu đồng vắng.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Vytáhše tedy z Sochot, položili se v Etam při kraji pouště.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.Και αναχωρησαντες απο Σοκχωθ, εστρατοπεδευσαν εν Εθαμ κατα τα ακρα της ερημου.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.И двинулись сыны Израилевы из Сокхофа и расположились станом в Ефаме, в конце пустыни.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.И като тръгнаха от Сикхот, разположиха се на стан в Етам, към краищата на пустинята.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.ויסעו מסכת ויחנו באתם בקצה המדבר׃
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.وارتحلوا من سكوت ونزلوا في إيثام في طرف البرية.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.他 們 從 疏 割 起 行 、 在 曠 野 邊 的 以 倘 安 營
Sukkottan ayrılıp çöl kenarında, Etamda konakladılar.他 們從 疏割 起行 、 在 曠野邊 的 以 倘安營
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.A keď odišli zo Sukkóta, táborili v Étame, ktoré je na pokraji púšte.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Au pornit din Sucot, şi au tăbărît la Etam, care este la marginea pustiei.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.És elindulának Szukkótból, és tábort ütének Ethámban, a mely van a pusztának szélén.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Ils partirent de Succoth, et campèrent à Étham, qui est à l`extrémité du désert.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.In odpotujejo iz Sukota in se utabore v Etamu, ki je kraj puščave.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.숙곳에서 발행하여 광야 끝 에담에 진 쳤고
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Lalu mereka berangkat lagi dan berkemah di Etam, di tepi padang gurun
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Och de bröto upp från Suckot och lägrade sig i Etam, där öknen begynte.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Og de drog fra Sukkot og leiret sig i Etam, som ligger ved grensen av ørkenen.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Partieron de Sucot y acamparon en Etam, que está en el extremo del desierto
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Partiram de Sucote, e acamparam-se em Etã, que está na extremidade do deserto.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Partirono da Succot e si accamparono a Etam che è sull'estremità del deserto
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Potom hnuvše se z Sochot, položili se v Etam, jenž jest při kraji pouště.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.rồi đi từ Su-cốt đến đóng trại tại Ê - tam , ở cuối đồng vắng .
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.rồi đi từ Su-cốt đến đóng trại tại Ê-tam, ở cuối đồng vắng.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Så brød de op fra Sukkot og slog Lejr i Etam, der ligger ved Ørkenens Rand.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Sitten he lähtivät Sukkotista ja leiriytyivät Eetamiin, joka on erämaan reunassa.
Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.Und zogen aus von Sukkoth und lagerten sich in Etham, welches liegt an dem Ende der Wüste.