komutanı ile cümle
komutanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.والمجامر والمناضح. ما كان من ذهب فالذهب وما كان من فضة فالفضة اخذها رئيس الشرط.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.火 鼎 、 碗 、 無 論 金 的 銀 的 、 護 衛 長 也 都 帶 去 了
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.火 鼎 、 碗 、 無論金 的 銀的 、 護衛長 也 都 帶去了
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,시위대장이 예레미야를 불러다가 이르되 네 하나님 여호와께서 이곳에 재앙을 선포하시더니
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Livvagts øverste lod Jeremias hente og sagde til ham: "HERREN din Gud har udtalt denne Ulykke over dette Sted,
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Ora o capitão da guarda levou Jeremias, e lhe disse: O Senhor teu Deus pronunciou este mal contra este lugar;
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Начальник телохранителей взял Иеремию и сказал ему: Господь Бог твой изрек это бедствие на место сие,
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,ויקח רב טבחים לירמיהו ויאמר אליו יהוה אלהיך דבר את הרעה הזאת אל המקום הזה׃
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,فاخذ رئيس الشرط ارميا وقال له ان الرب الهك قد تكلم بهذا الشر على هذا الموضع.
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,護 衛 長 將 耶 利 米 叫 來 、 對 他 說 、 耶 和 華 你 的 神 曾 說 要 降 這 禍 與 此 地
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,護衛長將 耶利米 叫來 、 對他說 、 耶和華 你 的 神 曾 說要 降這禍與 此地
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.A náčelník kráľovskej stráže ustanovil Jozefa, aby bol s nimi. A slúžil im. A boli nejaký čas vo väzení.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.A testõrök fõhadnagya pedig Józsefet rendelé melléjük és szolgála nékik. És jó ideig valának fogságban.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.De beide hovelingen zaten lange tijd in arrest en Potifar wees Jozef aan als hun bediende.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.El capitán de la guardia se los encargó a José, y él les servía. Estuvieron algunos días bajo custodia
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.e o capitão da guarda pô-los a cargo de José, que os servia. Assim estiveram por algum tempo em detenção.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.In načelnik telesne straže jima je odkazal Jožefa, da jima je stregel; in bila sta nekaj časa v ječi.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.I oddał im hetman żołnierzów Józefa, i służył im; i byli przez niemały czas w więzieniu.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.I postavil jim nejvyšší nad drabanty Jozefa k službě; a byli drahně dní u vězení.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Ja henkivartijain päämies antoi heille Joosefin heitä palvelemaan. Niin he olivat jonkun aikaa vankeudessa.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.시위대장이 요셉으로 그들에게 수종하게 하매 요셉이 그들을 섬 겼더라 그들이 갇힌 지 수일이라
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Lama juga mereka di penjara itu, dan kepala pengawal istana menugaskan Yusuf untuk melayani mereka
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Quan thị vệ cắt phần Giô-sép hầu việc hai quan đó; họ bị ngồi ngục một ít lâu.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Quan thị_vệ cắt phần Giô-sép hầu việc hai quan đó ; họ bị ngồi ngục một ít_lâu .
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Und der Hauptmann setzte Joseph über sie, daß er ihnen diente; und sie saßen etliche Tage im Gefängnis.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Начальник телохранителей приставил к ним Иосифа, и он служил им. И пробыли они подстражею несколько времени.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.ויפקד שר הטבחים את יוסף אתם וישרת אתם ויהיו ימים במשמר׃
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.فاقام رئيس الشرط يوسف عندهما فخدمهما. وكانا اياما في الحبس
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.護 衛 長 把 他 們 交 給 約 瑟 、 約 瑟 便 伺 候 他 們 . 他 們 有 些 日 子 在 監 裡
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.護衛長 把 他 們交給 約瑟 、 約瑟 便 伺候 他 們 . 他 們有些 日子 在 監裡
-Ne kadar sürer? -Beş dakika komutanım. -Ne?- Vent.
-Ne kadar sürer? -Beş dakika komutanım.-Πόσο ακόμα; -Πέντε λεπτά, κύριε!
-Ne kadar sürer? -Beş dakika komutanım.?כמה זמן עוד .חמש דקות, המפקד-
Neler oluyor? Bay Stamper, ben General Montgomery. Pasifik Hava Kuvvetleri Komutanı.Panie Stamper, jestem Gen. Montgomery, Dowódca Sił Powietrznych na Pacyfiku.
Neler oluyor? Bay Stamper, ben General Montgomery. Pasifik Hava Kuvvetleri Komutanı..נאס"א, יוסטון, טקסס
Olamaz. Komutanım, afedersiniz, ama Rangerlar arkayı koruyabilir.Kom så!
Öldü. Pilla öldü komutanım.Пила е мъртъв, сър.
Öldü. Pilla öldü komutanım..פילא מת, המפקד
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.A riekli Jeftovi: Poď a budeš nám kniežaťom, a budeme bojovať proti synom Ammonovým.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.De sagde til Jefta: "Kom og vær vor Fører, at vi kan tage Kampen op med Ammoniterne!"
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Dissero a Iefte: «Vieni, sii nostro condottiero e combatteremo contro gli Ammoniti»
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Ei au zis lui Iefta: ,,Vino de fii căpetenia noastră, şi să batem pe fiii lui Amon.``
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.e lhe disseram: Vem, sê o nosso chefe, para que combatamos contra os amonitas.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.És mondának Jeftének: Jer el, és légy nékünk fejedelmünk, és harczoljunk az Ammon fiai ellen.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Họ nói cùng người rằng : Xin hãy đến làm quan tướng chúng_ta , chúng_ta sẽ đánh dân Am-môn .
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Họ nói cùng người rằng: Xin hãy đến làm quan tướng chúng ta, chúng ta sẽ đánh dân Am-môn.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Ils dirent à Jephthé: Viens, tu seras notre chef, et nous combattrons les fils d`Ammon.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.In reko Jeftu: Pridi in bodi nam poveljnik, da se bojujemo zoper Amonove sinove!
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.I řekli k Jefte: Poď a buď vůdce náš, abychom bojovali proti Ammonitským.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.I rzekli do niego: Pójdź, a bądź nam za hetmana, a będziemy walczyli przeciwko synom Ammonowym.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Ja he sanoivat Jeftalle: "Tule ja rupea meidän päälliköksemme, sotiaksemme ammonilaisia vastaan".
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.입다에게 이르되 우리가 암몬 자손과 싸우려 하나니 당신은 와서 우리의 장관이 되라
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Mereka berkata, "Pimpinlah kami melawan orang Amon.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Och de sade till Jefta: »Kom och bliv vår anförare, så vilja vi strida mot Ammons barn.»
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Og de sa til Jefta: Kom og bli vår fører, så vil vi stride mot Ammons barn.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.und sprachen zu ihm: Komm und sei unser Hauptmann, daß wir streiten wider die Kinder Ammon.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Y dijeron a Jefté: --Ven, y serás nuestro jefe, para que combatamos contra los hijos de Amón
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.Και ειπον προς τον Ιεφθαε, Ελθε και γινου αρχηγος ημων, δια να πολεμησωμεν τους υιους Αμμων.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.и сказали Иеффаю: приди, будь у нас вождем, и сразимся с Аммонитянами.
Ona, ‹‹Gel, komutanımız ol, Ammonlularla savaşalım›› dediler.като казаха на Ефтая: Дойди та ни стани началник, за да се бием против амонците.