komutanı ile cümle

komutanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Kullarına -bana ve fırıncıbaşına- öfkelenince bizi zindana, muhafız birliği komutanının evine kapattın.فرعون سخط على عبديه فجعلني في حبس بيت رئيس الشرّط انا ورئيس الخبازين.
‹‹Kullarına -bana ve fırıncıbaşına- öfkelenince bizi zindana, muhafız birliği komutanının evine kapattın.從 前 法 老 惱 怒 臣 僕 、 把 我 和 膳 長 下 在 護 衛 長 府 佈 的 監 裡
‹‹Kullarına -bana ve fırıncıbaşına- öfkelenince bizi zindana, muhafız birliği komutanının evine kapattın.從前 法老 惱怒 臣僕 、 把 我 和 膳長 下 在 護衛長 府佈 的 監裡
Kurtarma konvoyu geldi, beş dakika sonra yanınızda olacak. Adamlarını hazırla. Evet, anlaşıldı komutanım!Konvojen er her om fem minutter.
Kurtarma konvoyu geldi, beş dakika sonra yanınızda olacak. Adamlarını hazırla. Evet, anlaşıldı komutanım!Przestań.
Lütfen bulunduğunuz yerden izleyin. -Alex! -Komutanım!Por favor, vaya con cuidado. - ¡Alex!
Marcos, Zapatista Yerel Başkaldırı Ordusu'nun komutanı yeni çağın müzik ve teknolojisine devrimi kattı.Narodili jsme se v noci. Žijeme v ní. Zemřeme v ní.
Marcos, Zapatista Yerel Başkaldırı Ordusu'nun komutanı yeni çağın müzik ve teknolojisine devrimi kattı.Nous sommes nés de la nuit. En elle nous vivons.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Aj všetky múry Jeruzalema dookola rozborilo všetko vojsko Chaldejov, ktoré bolo s veliteľom kráľovskej stráže.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.en zette het Chaldese leger aan het werk om de stadsmuren omver te trekken.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.És Jeruzsálem egész kõfalát köröskörül lerontá a Káldeusok mindenféle serege, a kik a vitézek fejével valának.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.In vsa vojska Kaldejcev, kar je je bilo pri glavarju straže, poruši vse zidove jeruzalemske okroginokrog.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.시위대 장관을 좇는 갈대아인의 온 군대가 예루살렘 사면 성벽을 헐었으며
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Lalu semua anak buahnya meruntuhkan tembok-tembok kota itu
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Og hele den hær av kaldeere som høvdingen over livvakten hadde med sig, rev ned alle murene omkring Jerusalem.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.og Murene om Jerusalem nedbrød hele kaldæernes Hær, som Øversten for Livvagten havde med sig.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Tutto l'esercito dei Caldei, che era con il capo delle guardie, demolì tutte le mura intorno a Gerusalemme
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Und das ganze Heer der Chaldäer, so bei dem Hauptmann war, riß um alle Mauern zu Jerusalem ringsumher.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.Všecky také zdi Jeruzalémské vůkol pobořilo všecko vojsko Kaldejské, kteréž bylo s tím hejtmanem nad žoldnéři.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.И все войско Халдейское, бывшее с начальником телохранителей, разрушило все стенывокруг Иерусалима.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.И цялата халдейска войска, която бе с началника на телохранителите, събори всичките стени около Ерусалим.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.ואת כל חמות ירושלם סביב נתצו כל חיל כשדים אשר את רב טבחים׃
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.وكل اسوار اورشليم مستديرا هدمها كل جيش الكلدانيين الذي مع رئيس الشرط.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.跟 從 護 衛 長 迦 勒 底 的 全 軍 、 就 拆 毀 耶 路 撒 冷 四 圍 的 城 牆
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen bütün surları yıktı.跟 從護衛長 迦勒 底 的 全軍 、 就 拆毀 耶路撒冷 四 圍 的 城牆
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.A múry Jeruzalema dookola rozborilo všetko vojsko Chaldejov, ktoré mal so sebou veliteľ kráľovskej stráže.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Daarna zorgde hij ervoor dat het Babylonische leger de stadsmuren van Jeruzalem met de grond gelijk maakte.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Ðoạn , đạo_quân Canh-đê , vâng lịnh quan thị_vệ , phá đổ vách thành chung_quanh Giê-ru-sa-lem .
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Ðoạn, đạo quân Canh-đê, vâng lịnh quan thị vệ, phá đổ vách thành chung quanh Giê-ru-sa-lem.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.És Jeruzsálem kõfalait köröskörül lerombolta a Káldeusok serege, a mely a vitézek hadnagyával volt.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.E todo o exército dos caldeus, que estava com o capitão da guarda, derrubou os muros em redor de Jerusalém.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.In vsa vojska Kaldejcev, kar je je bilo z glavarjem straže, poruši zidove jeruzalemske okroginokrog.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.시위대 장관을 좇는 갈대아 온 군대가 예루살렘 사면 성벽을 헐었으며
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Lalu semua anak buahnya meruntuhkan tembok-tembok kota itu
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.og Murene om Jerusalem nedbrød alle Kaldæernes Folk, som Øversten for Livvagten havde med sig.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Toată oştirea Haldeilor, care era cu căpetenia străjerilor, a dărîmat zidurile dimprejurul Ierusalimului.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Tutto l'esercito dei Caldei, che era con il capo delle guardie, demolì il muro intorno a Gerusalemme
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Und die ganze Macht der Chaldäer, die mit dem Hauptmann war, zerbrach die Mauer um Jerusalem her.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Zdi také Jeruzalémské vůkol pobořilo všecko vojsko Kaldejské, kteréž bylo s tím hejtmanem nad žoldnéři.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.Και παν το στρατευμα των Χαλδαιων, το μετα του αρχισωματοφυλακος, κατεκρημνισε τα τειχη της Ιερουσαλημ κυκλω.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.и стены вокруг Иерусалима разрушило войско Халдейское, бывшее у начальника телохранителей.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.И цялата халдейска войска, който бе с началника на телохранителите, събори стените около Ерусалим.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.ואת חומת ירושלם סביב נתצו כל חיל כשדים אשר רב טבחים׃
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.وجميع اسوار اورشليم مستديرا هدمها كل جيوش الكلدانيين الذين مع رئيس الشرط.
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.跟 從 護 衛 長 迦 勒 底 的 全 軍 、 就 拆 毀 耶 路 撒 冷 四 圍 的 城 牆
Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalimi çevreleyen surları yıktı.跟 從護衛長 迦勒 底 的 全軍 、 就 拆毀 耶路撒冷 四 圍 的 城牆
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Dazu nahm der Hauptmann die Pfannen und Becken, was golden und silbern war,
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.I kadidlá i čaše, všetko, už či bolo zo zlata a či zo striebra, pobral veliteľ kráľovskej stráže.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Il capo delle guardie prese ancora i bracieri e i bacini, quanto era d'oro puro e quanto era d'argento puro
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.I nádoby k oharkům a kotlíky, a cokoli zlatého a stříbrného bylo, pobral hejtman nad žoldnéři,
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.시위대 장관이 또 불 옮기는 그릇들과 주발들 곧 금물의 금과 은물의 은을 가져갔으며
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Lại quan thị vệ ấy đem đi những lư hương, chậu, và các vật bằng vàng, bạc.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Lại quan thị_vệ ấy đem đi những lư hương , chậu , và các vật bằng vàng , bạc .
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Le chef des gardes prit encore les brasiers et les coupes, ce qui était d`or et ce qui était d`argent.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.også Panderne og Skålene, alt, hvad der helt var af Guld eller Sølv, røvede Øversten for Livvagten.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Samoin otti henkivartijain päällikkö hiilipannut ja maljat, jotka olivat läpeensä kultaa tai hopeata.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Tudi ponve in čaše, kar je bilo od zlata, v zlatu, kar od srebra, v srebru je vzel glavar telesne straže.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Ελαβε προσετι ο αρχισωματοφυλαξ και τα πυροδοχεια και τας φιαλας, ο, τι ητο χρυσουν και ο, τι αργυρουν
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.и кадильницы, и чаши, что было золотое и что было серебряное, взял начальниктелохранителей:
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.ואת המחתות ואת המזרקות אשר זהב זהב ואשר כסף כסף לקח רב טבחים׃

İlgili Sayfalar