Ana içeriğe geç
Sözlük

komisyonu ile cümle

komisyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak Güney Kore Hükümeti, komisyonun talebini dikkate almamıştır.O governo da antiga União Soviética realmente não pensou no meio ambiente.
Avrupa Komisyonu internet sitesindeki özgeçmişiEnquadramento dos DOP na página da Comissão Europeia
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Passaram pela Conciergerie durante o Terror 2278 condenados à morte.
Ve döndüğünde gel beni gör" Sonuç, Afrika Komisyonu'ydu."Enviar-los de volta a África", foi um tema comum.
Bildiri, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunca Haziran 1948'de hazırlandı.Direitos Humanos - baseado nos Artigos dos Direitos Humanos aprovados pela ONU em 1948.
Uluslararası Ödeme Bankası, Avrupa Birliği Komisyonu, IMF ve OECD, G-10 grubunun gözlemcileridir.De BIB, de Europese Commissie, het IMF en de OESO zijn waarnemers bij de groep.
Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD'ye katılım gösterir.Inmiddels is ook de Europese Gemeenschap tot het OIV toegetreden.
Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu satışı bazı koşulların uygulanması karşılığında onayladı.De Europese Unie en de Federal Trade Commission van de VS stelden echter wel voorwaarden aan de aankoop.
Komisyonun başkanlığına, 1 Kasım 2014'te Jean-Claude Juncker getirilmiştir.Als voorzitter werd Barroso per 1 november 2014 opgevolgd door Jean-Claude Juncker.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.Deze beveelt een onderzoek naar de bewoners van de gevangenissen.
Proje Avrupa komisyonu tarafından desteklenmektedir.Het project wordt gesteund door de Verenigde Naties.
KEİPA’nın üç tane ihtisas komisyonu bulunmaktadır.In Harkema staan drie rijksmonumenten.
Siona iki kez fullbright eğitim komisyonu ödülüne layık görüldü.Weelen ontving twee keer de Groot-Limburgse Veldeke Literatuurprijs.
(Birlikte bu konu üzerinde çalışmış olmaları ve Akademi Komisyonunun bilmesine rağmen.)(Er is ooit gezegd dat, hoewel kennis wordt verkregen door leren...
Pakistan Seçim Komisyonu üyeliği görevini de bu devrede üstlendi.Verder was er nog de kandidatuur van Pakistan.
Avrupa Komisyonu'na göre, "lüks araç" segmenti F-segmenti olarak sınıflandırılır.De Europese Commissie en autoverhuurbedrijven omschrijven deze klasse meestal als "C-segment".
İstihbarat Komisyonu’nda görev aldı.Hij diende bij de militaire inlichtingendienst.
Sanatsal Etkinlikler Komisyonu.De Materialen Commissie.
1988'de Başkan Reagan'ın AIDS Komisyonu'ndan önce White ile konuşma yaptı.W roku 1988, White przemawiał przed uformowaną przez prezydenta Reagana Komisją AIDS.
EBBA, 2004 yılında Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenmeye başlanan bir Avrupa Birliği ödülüydü.Nagroda EBBA powstała z inicjatywy Komisji Europejskiej w 2004 r.
Britanya durumu araştırmak için Peel Komisyonu'nu kurdu.Brytyjczycy powołali tzw. komisję Peela, która miała zbadać sytuację w Palestynie.
Orada, 1944'ün Eylül ayında, sürgündeki Vichy hükümetinin Fransız Devlet Komisyonu başkanı oldu.Od września 1944 był w Berlinie prezydentem francuskiej Komisji Rządowej Vichy na Uchodźstwie.
Sağlık ve Sosyal Yardım Komisyonu Başkanlığı yapmıştır.Przewodniczył Komisji Zdrowia i Pomocy Społecznej.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Po wojnie klub otrzymał rekompensatę w wysokości 22 278 funtów.
Avrupa Komisyonu.Twoja Europa.
Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD'ye katılım gösterir.OECD zajmuje się też pomocą dla najbiedniejszych państw.
Ayrıca Adalet Komisyonu üyeliği de yaptı.Władze sądowniczą miała również sama Komisja Dobrego Porządku.
Dilekçe Komisyonu’nda çalıştı.Pracował w Komisji Petycji.
Ulusal Seçim Komisyonu.Państwa Komisja Wyborcza.
Şirketleşme komisyonun ana hedeflerinden biridir.Stąd wzajemna pomoc powinna być także jednym z głównych celów Zgromadzenia naszego.
Savaş bittikten sonra, BM tarafından çatışmaların kalbi olan Badme'de Eritre–Etiyopya Sınır Komisyonu kuruldu.Po zakończeniu konfliktu Komisja Graniczna ONZ ustaliła, że sporne miasto Badme należy do Erytrei.
22 Nisan 2013 tarihinde Avrupa Komisyonu, Sırbistan ile AB üyelik müzakerelerinin başlanmasını tavsiye etti.22 października 2010 roku Kosowo zadeklarowało gotowość podjęcia rozmów z Serbią pod auspicjami UE.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zginął w Katastrofie promu Challenger w 1986.
1973-1977 yılları arasında Avrupa Komisyonu Başkanı.W latach 1973–1977 był przewodniczącym Komisji Europejskiej.
2002-2006 yılları arasında Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun üyesiydi.W latach 1982-1996 był członkiem Komisji Prawa Międzynarodowego.
Savunma Komisyonu'nda görev aldı.Uczestniczył w pracach komisji ds. obrony.
Sanatsal Etkinlikler Komisyonu.Działalność komitetów fabrycznych.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu nezdinde bağımsız uzman.Niezależny ekspert Sekcji ds. Zapobiegania Terroryzmowi Rady Bezpieczeństwa Organizacji Narodów Zjednoczonych.
2005-2010 yılları arasında da Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Komisyonu Başkanı olmuştur.W latach 2004–2009 Dni Równości i Tolerancji organizował Komitet Organizacyjny Dni Równości i Tolerancji.
16 Aralık 2009 tarihinde Avrupa Komisyonu, Arnavutluk Hükümetine hazırlıklarla ilgili anket sundu.16 października Rada Stanu oddaliła apelację złożoną przez rząd francuski.
Maliye Bakanlığı Bütçe Komisyonunda çalıştı.Później pracował w Komisji długów Ministerstwa Zdrowia.
Jozef Pilsudski ise Askeri Komisyonu Başkanı oldu.W skład Rady wszedł m.in. Józef Piłsudski jako przewodniczący za Komisji Wojskowej.
Bunun yanı sıra 1974 yılında Anayasa Taslağı'nı hazırlayan komisyonun başkanlığını da yapmıştır.Był także członkiem zespołu przygotowującego projekt nowej konstytucji albańskiej, uchwalonej w 1973.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu.NKO – Ludowy Komisariat Obrony.
Finans konusunda tanınmış bir otoriteydi ve sürekli Bütçe Komisyonunda muhabir veya başkan olarak görev yaptı.W parlamencie pracował w komisji finansowej jako reporter lub jej przewodniczący.
Bunun sonucunda Hindistan siyasi partileri, komisyonu boykot etmiştir.Följden blev att de indiska politiska partierna bojkottade kommissionen.
Proje Avrupa komisyonu tarafından desteklenmektedir.Projektet stöds av EU.
Moldova - Rusya Parlamentolar Arası İşbirliği Komisyonu üyesidir.Ledamot av delegationen till den parlamentariska samarbetskommittén EU-Ryssland.
Bucak komisyonu en az ayda bir kez toplanır.Kyrkostyrelsen sammanträder ungefär en gång i månaden.
Afgan Ulusal Barış Komisyonu'nun başkanlığını da yapmıştır.Han var också ordförande över Afghanistans nationella fredskommision. ^ sådan.
17. yüzyıldan itibaren, Geniş Caddeler Komisyonu’nun da desteğiyle, şehir hızla büyüdü.Från 1600-talet utvecklades staden snabbt med hjälp av Wide Streets Commission.
Şirketleşme komisyonun ana hedeflerinden biridir.Den inre marknaden utgör ett av unionens främsta mål.
Ulusal Savunma Komisyonu Başkanı, silahlı kuvvetleri kontrol etmekte olup ülkenin en güçlü pozisyonudur.Ordföranden i kommissionen kontrollerar Nordkoreas väpnande styrkor och är den mäktigaste positionen i landet.
Manhattan Projesi 1 Ocak 1947'de Atom Enerjisi Komisyonu olarak değiştirildi.Utvecklingen av reaktorn beställdes den 31 december 1947 av Atomic Energy Commission.
Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD'ye katılım gösterir.Det är även IMO som beslutar om att inrätta ECA.
Proje Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonunun Ulaşım biriminin (UNECE) altında yer alır.Proceduren är framtagen under ledning av europeiska FN-kommissionen FN:s ekonomiska kommission för Europa.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Han tjänstgjorde 1986 i den kommission som undersökte Challengerolyckan.
14 Eylül - "Basın Özgürlüğü Komisyonu" kuruldu.3 januari – Tryckfrihetskommittén läggs ned.
Jozef Pilsudski ise Askeri Komisyonu Başkanı oldu.Piłsudski själv blev krigsminister till sin död.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.Kommissionen grundades av FN:s generalförsamling 1947.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod