Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Zcela určitě nemůžeme věřit bankéřům, zcela určitě nemůžeme věřit makléřům.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Мы определенно не можем доверять банкам, и определенно не доверяем брокерам.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Определено не можем да вярваме на банкерите и със сигурност не можем да вярваме на брокерите.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.רופאנו אינם יודעים מי אנחנו בכלל, ואין להם מספיק זמן עבורנו. בטוח שאיננו יכולים לסמוך על הבנקאים,
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.ونحن حتماً اليوم لا يمكننا الوثوق بالبنوك ولا يمكننا الوثوق بالمضاربين - سماسرة الاسهم -
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.信用できません 彼らが金融危機をもたらしているのです
BANKA/ KOMİSYONCU:BANCA/ BROKER:
BANKA/ KOMİSYONCU:BANCA/ INTERMEDIARIO:
BANKA/ KOMİSYONCU:BANCO/ CORREDOR:
BANKA/ KOMİSYONCU:BANCO/ CORRETOR:
BANKA/ KOMİSYONCU:BANK/BROKER:
BANKA/ KOMİSYONCU:BANK/EFFECTENMAKELAAR
BANKA/ KOMİSYONCU:BANK/ MÄKLARE:
BANKA/ KOMİSYONCU:BANQUE/ COURTIER:
BANKA/ KOMİSYONCU:PANKKI / MAKSUNVÄLITTÄJÄ:
BANKA/ KOMİSYONCU:ΤΡΑΠΕΖΑ/ BROKER:
BANKA/ KOMİSYONCU:Банк/ брокер:
BANKA/ KOMİSYONCU:БАНК/ БРОКЕР:
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar. Ev onların değildir.Tak przy okazji, klasycznym tego przykładem są pośrednicy (agenci) w obrocie nieruchomościami.
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.물리적 세계의 부동산 중개인이
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.І, до речі, в фізичному світі класика - брокери з нерухомості.
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.في العالم الواقعي، المثال الكلاسيكي هم سماسرة
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar.不動産業者は物件を所有しませんし
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniJack Valenti, aki a főlobbistája volt a az Amerikai Filmgyártók Szövetségének, egyszer a kegyetlen videomagnót
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniJack Valenti, hlavní lobbista
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniJack Valenti, ktorý bol vedúcim lobistom,
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisini미국 영화 협회의 대표 로비스트였던 잭 발렌티는 비디오테이프 녹화기를 잭 더 러퍼[역:
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniДжек Валенти, главный лоббист
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniДжек Валенті, який був головним лобістом
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniג'ק ואלנטי, שהיה השתדלן הראשי מטעם איגוד הסרטים של ארה"ב, השווה פעם את אכזריותה של קלטת וידאו
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisiniجاك فالنتي، والذي كان رئيس لوبي لجمعية الفيلم الأمريكي، قام مرة بتشبيه مسجل أشرطة الفيديو الشرس
Jack Valenti, Motion Pictures Association'ın eski kanun komisyoncusu, bi defasında video kaset kaydedicisini全米映画協会のロビイストの首領ですが 以前 恐ろしいビデオカセットレコーダーを 切り裂きジャックに喩え
Ve artık yerel bankama gitmek yerine yerel ipotek komisyoncusuna gitmeye başlıyorum. . .En dit, in alle eerlijkheid, dit gebeurde eigenlijk al voor er met Fannie Mae en Freddie Mac iets gebeurde.
Ve artık yerel bankama gitmek yerine yerel ipotek komisyoncusuna gitmeye başlıyorum. . .これは再び私です。私は地元の住宅ローンブローカーの所に、 行くでしょう。 全国的に一番有名な住宅ローンブローカーは、
Ve dedik ki, "Haydi, komisyoncuyu işin içinden çıkaralım.Lizenzprogramm für Darlehen und wir sagte, Let\'92s nur den Mittelsmann ausgeschnitten.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Claro, os corretores de hipoteca em Em todo o país, eles adoram.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Por supuesto, los corredores de hipoteca en En todo el país, les encanta.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Samozřejmě, že hypoteční bankéři Countrywide to milují.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Φυσικά οι μεσίτες υποθηκών στην Countrywide θα ξετρελαινόντουσαν με κάτι τέτοιο.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Звісно ж іпотечні брокери в CFC люблять таке.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .好んでいました。 なぜなら、毎回この取引をするだけで、