Kâr elde etmek için mücadele eden komisyoncular her zaman kitabına göre oynamıyorlar.Brokers struggling to make a profit don't always play by the book.
Pieter Philip van Bosse Amsterdam'da bir sigorta komisyoncusu ve eşinin oğlu olarak doğru.Pieter Philip van Bosse was born in Amsterdam, to an insurance broker and his wife.
Gümrük komisyoncusu Uğur Kulaçoğlu ile 1990'da Fatih'te evlendi.She married customs broker Uğur Kulaçoğlu in 1990 in Fatih.
Melanie, New York'ta bir emlak komisyoncusu oldu.Melanie became a real estate broker in New York.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.We certainly can't trust the bankers, and we certainly can't trust the brokers.
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Of course, the mortgage brokers at Countrywide, they love it.
Bu arada fiziki dünyada emlak komisyoncuları da aracıdırlar. Ev onların değildir.And by the way in the physical world the classic is real estate brokers.
BANKA/ KOMİSYONCU:BANK/ BROKER:
Redfin, dijital emlak komisyonculuğunun yapıldığı websitesi.Redfin is a real estate brokerage.
Websitesi yalnızca ABD içi emlak komisyonculuğu yapmaktadır.2017. Glenn Kelman is the CEO.
Komisyoncular orada şahsen bir araya gelirler ve görüşme yoluyla iş bağlarlar.Dort treffen sich die Makler in persona und schließen durch Gespräche ihre Geschäfte ab.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Sein Vater war Versicherungsagent.
Kurutulan üzümler köye gelen komisyonculara satılır.Die Bauwerke im Schlossbereich wurden an die Dorfbewohner verkauft.
Komisyoncular orada şahsen bir araya gelirler ve görüşme yoluyla iş bağlarlar.Ils reviennent au sein du groupe, et se réunissent officiellement.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.Pasó los siguientes años ayudando a su familia, y se convirtió en corredor de seguros.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.In seguito si occupò delle proprietà della sua famiglia, e divenne un assicuratore.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.Nadat hij een paar jaar geholpen had bij zijn familie werd hij verzekeringsagent.
Bir diğeri de komisyoncunun (borsa aracısı) riskidir.Dit heeft ook zijn impact op het werk van de politieman.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Zijn vader was een verzekeringsagent.
Kurutulan üzümler köye gelen komisyonculara satılır.De geproduceerde hennepstengel werd aan rolreders in de Zaanstreek verkocht.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Jej ojciec pracował dla towarzystwa ubezpieczeniowego.
Komisyoncunun iflası durumunda bakiyeler % 100 ödenmektedir.Policjanci na chorobowym nadal będą dostawać 100 proc. pensji.
Komisyonculardaki mevduat çoğunlukla sadece belli bir miktarda koruma altına alınır.Te części znajdują się tylko częściowo pod ochroną.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Pappa jobbar på ett försäkringsbolag.
Döviz Kurulu aracılığıyla serbest komisyonculara izin verilmektedir.На черговій комісії з помилування Ред виходить на свободу.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.Následující roky se nechal zaměstnat jako pojišťovací agent a pomáhal své rodině.
Londra'da bir sigorta komisyoncusunda çaycı ve dosyalama memuru olarak işe başladı.V Londýně si našel práci jako fakturant.
Komisyonculardaki mevduat çoğunlukla sadece belli bir miktarda koruma altına alınır.Zbylá část zisku zadržená na úrovni společnosti je zohledněna pouze v některých modelech.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Tatăl său a fost directorul unei agenții de asigurări.
Borsa komisyoncusu mesleği sıkı bir şekilde düzenlenmiştir.A jobbágy földtulajdonát szigorúan szabályozták.
Cookie Kwan (Tress MacNeille tarafından seslendirildi), bir emlak komisyoncusudur.Cookie Kwan (ääninäyttelijä Tress MacNeille) on kovapintainen ja päällekäyvä kiinteistönvälittäjä.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.父親は保険会社の代表取締役であった。
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.他的父親是保險檢查員。
Navlun komisyoncusu veya taşımacılık şirketi tarafından alıcının adına düzenlenir.由江南公交客运有限公司负责运营。
Komisyonculardaki mevduat çoğunlukla sadece belli bir miktarda koruma altına alınır.大多数委员会协调某些具体领域的政策。
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Баща му е застрахователен агент.
Pieter Philip van Bosse Amsterdam'da bir sigorta komisyoncusu ve eşinin oğlu olarak doğru.Едмънд Спенсър е роден в Лондон през 1552 г. син на шивача Джон Спенсър и съпругата му Елизабет.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.Nasledujúce roky pomáhal rodine a zamestnal sa ako poisťovací agent.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.Naslednja leta je preživel na družinskem posestvu in postal zavarovalniški agent.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Tėvas dirbo vietos energetikos kompanijoje.
Serbest komisyoncu, borsa dışı alınıp satılan menkul kıymetlerin kurlarını belirlemektedir.Al marko principas taip pat laikytas perkant ir parduodant nebegaliojančias monetas.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Oma oli kindlustuusselts.
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.Dar e agent literar, e un agent de visuri într-o lume în care majoritatea visurilor nu se împlinesc.
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.Es agente literario o sea, es un corredor de sueños en un mundo en que muchos sueños no se hacen realidad.
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.Jest agentem literackim, czyli pośredniczy marzeniom, gdzie większość pozostaje niespełnionych.
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.그러나 그는 문학을 하는 사람이고, 꿈을 이루기 힘든 세상에서, 꿈을 파는 사람이라는 거죠.
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.אבל הוא סוכן ספרותי, מה שאומר שהוא סוחר בחלומות בעולם בו רוב החלומות אינם מתגשמים.
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.ولكنه مندوبي الادبي اي انه مضارب"يعمل في البورصة " احلام في عالم الاحلام فيه ضحلة
Ama o bir yazar temsilcisi, yani .o rüyanın gerçeklemediği bir Dünya'da rüya komisyoncusu.夢がほぼ実現しない世界で 夢を売る仕事なのです ディヴィッドに示してもらいたかったのは
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Di certo non possiamo fidarci dei banchieri, e di sicuro non possiamo fidarci degli agenti di cambio.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Dĩ nhiên, chúng ta cũng không tin vào các ông chủ ngân hàng, cũng như các tay môi giới.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Egyértelműen nem bízhatunk meg a bankárokban, és egyértelműen nem bízhatunk a brókerekben.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.În mod sigur nu putem avea încredere în bancheri, şi sigur nu putem să ne încredem în brokeri.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Kita tidak dapat mempercayai para bankir, dan kita juga tidak dapat mempercayai para pialang.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.우리는 절대 은행가들을 신용할 수 없고, 브로커들 또한 결코 믿을 수 없습니다.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Nie możemy ufać bankowcom a już na pewno brokerom.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Určite nemôžeme dôverovať bankárom a určite ani maklérom.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Vi kan helt sikkert ikke stole på bankfolkene, og vi kan bestemt ikke stole på børsmæglerne.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.We kunnen de bankiers zeker niet geloven, en de makelaars al helemaal niet.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.Wir können sicher nicht den Bankern vertrauen und wir können sicher nicht den Brokern vertrauen.