Bu arada Ürdün öğrenci birliği hazırlık komisyonuna girdi.Außerdem steht das Vorortspräsidium dem Studentenverband vor.
Bu komite, Atom Enerjisi Komisyonu’na nükleer ve politika konularında öneriler verdi.Seine politische Arbeit konzentrierte sich auf die Atom- und Energiepolitik.
Avrupa Komisyonu.Europaausschuss.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Sein Vater war Versicherungsagent.
Bu komisyondan New York Mets takımı oluşturuldu.Es ist ein Partnerteam des New York Mets.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zudem thematisiert er die Challenger-Katastrophe aus dem Jahr 1986.
Meclis'te Anayasa Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu'nda çalıştı.Für ihre Fraktion saß sie im Rechtsausschuss und im Verfassungsausschuss.
Ancak Güney Kore Hükümeti, komisyonun talebini dikkate almamıştır.Die südafrikanische Regierung ging jedoch nicht auf die Forderungen ein.
2008 yılında senato dış politika komisyonu başkanı olmuş ve partinin başkan yardımcılığı görevini bırakmıştır.2008 wurde er Leiter der Abteilung Polizeiliche Aufgaben und Stellvertreter des Polizeipräsidenten.
Savunma Komisyonu'nda görev aldı.Er gehörte dem Verteidigungsausschuss an.
Anayasa Revizyonunda parlamento komisyonunun bir üyesi olmuştur.Im Parlament war er Mitglied des Ausschusses für die Verwaltungsreform.
Kurutulan üzümler köye gelen komisyonculara satılır.Die Bauwerke im Schlossbereich wurden an die Dorfbewohner verkauft.
Böylelikle Mısır da komisyonun gündeminden çıkmıştı.Alsdann interessierte sich Ägypten für die Austragung.
Savunma Komisyonu ve Meksika-ABD.Armee und der k.u.k.
Komisyonda bulunan üyelerin sayısı zamanla arttı.In manchen Territorien erhöhte sich die Zahl der Mitglieder mit der Zeit.
Bu projelerden 3 tanesi komisyon tarafından ödüle layık görüldü.Drei dieser umfangreichen Arbeiten wurden mit dem 1. Preis ausgezeichnet.
Komisyon sekiz üyeden oluşuyor.Le comité se compose de huit membres.
Komisyon var mı?Il y a une commission ?
Ocak 1997'de ise Yargı Reformu Komisyonu üyeliğine atandı.En janvier 1997, il est nommé à la Commission de réforme de la justice.
Avrupa Komisyonu tarafından oluşturulan ve yazılan EUPL'nin 1.0 sürümü, 9 Ocak 2007 tarihinde onaylandı.La première version, estampillée 1.0, de l'EUPL a été entérinée le 9 janvier 2007.
Bu takımları New York'a geri getirmeyi çalışmak için bir komisyon düzenledi.Il organisa donc une commission pour voir si ces équipes pourraient revenir à New York.
Komisyonun ilk toplantısı 30 Mayıs 2011'de devlet başkanı Serj Sarkisyan'ın yönetiminde yapılmıştır.La première réunion de la commission s'est tenue le 30 mai 2011 et présidée par le président Serge Sarkissian.
İzlanda 22 Ekim 2009 tarihinde komisyona tüm soruların cevabını verdi.L'Islande retourna ses réponses le 22 octobre 2009.
Şu anda Raw Komisyon Üyesi'dir.Elle est actuellement la Commissionnaire de Raw.
Kendisine bu paradan verilen komisyonu da Clementine Philips adına açtırdığı banka hesabına yatırır.Il sort ainsi de prison et reçoit une commission qu'il mettra sur un compte au nom de Clémentine Phillips.
Patreon rehinlerde % 5 komisyon alır.Patreon prend une commission de 5 % sur les sommes engagées.
EBBA, 2004 yılında Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenmeye başlanan bir Avrupa Birliği ödülüydü.Les prix EBBA ont été lancés en 2004 par la Commission européenne.
Grenoble'a ve oradan Bar-le-Duc'a taşınmadan önce Montpellier'deki Meteoroloji Komisyonu'nda görev yaptı.Il travaille avec la Commission Météorologique à Montpellier avant de partir à Grenoble et enfin à Bar-le-Duc.
Avrupa Birliği, toplantılarda Avrupa Komisyon başkanı tarafından temsil edilir.Le président de la Commission européenne participe aux réunions du Conseil européen.
Goldsmith 1946'da kurulan Atom Enerjisi Komisyonu'nun yaratıcılarından biridir.Bertrand Goldschmidt est un des créateurs du Commissariat à l'énergie atomique en 1945.
1979 yılında, Ulusal komisyon toplanarak Belmont Raporunu yayınladı.En 1979 est publié le rapport Belmont.
Komisyon, KPK Eş Başkanları tarafından toplantıya çağrılır.Les membres de la commission sont convoqués par les présidents de la CPM.
Avrupa Komisyonu da Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmalarına katılmaktadır.Des délégations de l'Union européenne, l'Agence internationale de l'énergie atomique ont aussi participé.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Le but est de suivre de près les négociations concernant l’adhésion de la Turquie à l’Union Européenne.
Her biri üç azadan meydana gelen üç komisyon (kelam, fıkıh ve ahlak) bulunmaktaydı.Trois se trouvent entre les sigilla avant et trois entre les postérieures.
Proje Avrupa komisyonu tarafından desteklenmektedir.Le projet a été subventionné par l'Union européenne.
Ayrıca Ulusal İnsan Hakları Danışma Komisyonu üyeliği de yapmıştır.Il a été membre de la commission nationale consultative des droits de l'homme.
Tek Sağlık Girişimi, Tek Sağlık Komisyonuyla karıştırılmamalıdır.Ne doit pas être confondu avec Presidente Médici.
Bu projenin komisyon tutanakları yayınlanmıştır.Le rapport de cette commission sera rendu public.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu.Haut commissariat des droits de l'homme.
Üniversitede pek çok komisyonda görev yaptı.Il occupe plusieurs fonctions dans l'université.
Venedik Komisyonu.Comité de la Vienne.
Komisyonun raporu mart 2005'te açıklanmıştır.Le compte rendu du débat a été publié par la commission particulière en mars 2011.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Une commission spéciale a été créée à cet effet.
Anlaşma yaklaşık bir yıl sonra Kanada Radyo-Televizyon ve Telekomünikasyon Komisyonu tarafından onaylandı.Quelques années plus tard, elle se retrouve à la télévision de Radio-Canada.
AFL Komisyonu.L'administration.
Fakat İnsan ve Halkların Hakları Komisyonu Addis Ababa'da kalmıştır.Le Conseil de paix et de sécurité de l'Union africaine s'est réuni à son siège à Addis-Abeba.
Nijerya’nın Ulusal Hac Komisyonu’nda kadınların lideri olarak görevliyken hayatını kaybetmiştir.Elle est morte alors qu'elle était à la tête des femmes de la National Hajj Commission du Nigeria.
30 Aralık'ta komisyon çalışmalarını tamamladı.La commission termina son travail le 30 avril.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na eşim hakkında dilekçe vermiştim.La délégation a remis une requête à la Commission des pétitions du Parlement européen.
Komisyoncular orada şahsen bir araya gelirler ve görüşme yoluyla iş bağlarlar.Ils reviennent au sein du groupe, et se réunissent officiellement.
Bu kişi halk komisyonunun teklifine göre hükümet tarafından atanır.La décision est prise sur requête du commissaire de la République.
Bu komisyondan New York Mets takımı oluşturuldu.Les New York Mets furent créés à cette occasion.
Filmin dağıtımcılığını Yeni Zelanda Film Komisyonu üstlenmiştir.Cette loi contribue à stabiliser l'industrie cinématographique néo-zélandaise.
Millî Birlik Komitesi Güvenlik Komisyonu'nda görev aldı.Le Comité de sûreté générale correspond à la police.
Bunun sonucunda Hindistan siyasi partileri, komisyonu boykot etmiştir.En représailles, les Indiens décidèrent de boycotter la commission.
Bu olayların ardından UFC, devlet atletik komisyonları ile işbirliğini artırdı.Toujours selon le rapport, ce milieu soignerait ses relations avec les administrateurs CSU.
Komisyon genellikle prim tutarına dahil edilir.La commune s'en remet souvent à la tutelle du préfet.
Afrikalı liderler 17 komisyon üyesi arasında çoğunluğu oluşturmaktadır.Les parlementaires sont notamment très contactés lorsqu’ils président une des dix-sept commissions.
1930-34 yılları arasında Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) Merkezi Kontrol Komisyonu üyeliği yaptı.De 1930 à 1934, elle est membre de la Commission centrale de contrôle du PCUS (ru).