Orada yanlışlıkla düdük yutunca parti komik olaylara sahne olur.Pomiędzy sezonami pojawiają się odcinki z zabawnymi wpadkami.
Usta sandalın tapasını çıkararak içeriye su dolmasını sağlar ve gençleri komik bir şekilde cezalandırır.W wodzie otwiera pysk i potrząsa nim łagodnie zachęcając młode do wyjścia.
Ancak kitabı yayınevi tarafından komik bulunup reddedilir.Książka została przez wydawnictwo odrzucona.
Komik ve eğlencelidir.Biraz aptaldır.Jest śmiała i gadatliwa, dość niezdarna.
Britanyalı yorumcu Graham Norton da şakayı komik bulmadığını dile getirdi.Ale jak stwierdził Flapjack, wcale nie jest śmieszny.
Fakat kendisi sürekli komik olmak istemekte bir keresinde şöyle demişti: "Ben her zaman komik olmak istiyorum.O sobie samym mówi tak: "Zawsze chciałem być aktorem.
Bender, komik bir anti-kahraman rolü oynar.Björkman był zawodnikiem praworęcznym, bekhend gra oburącz.
Cefa mı çekiliyor? sorusu komik ve insani ilişkiler içinde irdeleniyor.Życie samo pociągnie Hlynura w pogmatwane seksualno-rodzinne sytuacje.
İlyas - Ayaz'ın komik bir arkadaşı.Arioka – mungolska przyjaciółka Elizy.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Gdy już zdobywa zaufanie Thralla, zaczynają dziać się dziwne rzeczy.
Bu bize çok komik geliyor, çünkü ikimiz de vampiri oynuyoruz.Jest to forma zabawy, niektórzy traktują Bluejacking jako sport.
O şaka komikti.Ten żart był śmieszny.
"Ben her zaman komik olmak istiyorum.Vi kommer alltid att vara höviska.
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.Kyōgen är en form av komik och dess primära avsikt är att få auditoriet att skratta.
Çünkü oyunun en komik anını bekliyordu.Världens roligaste lekar!.
(Genç oyunculara öğüt) "Bu kadar komik olan ne?Pettersson: Är det för att dom är så lätta att skoja med?
Böylece komik ve romantik bir macera başlar.En märklig vänskap och ett galet äventyr tar sin början.
Araya bir genç uşak ile sütninesi hizmetçi arasında bir komik sahne konulmustur.Vad är det för märkvärdigt med en kammarjunkare.
Bu bölümle olan sorunum, özellikle komik olmaması.Avsnittet är någorlunda roligt om inte speciellt minnesvärt.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Ofta handlar det om lite udda och roliga nyheter.
Bu opera Scarlatti'nin hazırladığı tek komik opera olmuştur.Det var också den sista 'opéra comique' som Halévy skrev.
O komik değil.Це не смішно.
Rossini başarıyı komik operalarıyla yakalamıştı.Rossini anklagades för att låna från sina tidigare operor.
Hapiste başkan olur ve yine komikliğine devam eder, daha sonra hapisten çıkar.I fängelset får han en uppenbarelse och låser upp fängelsedörren och går ut i friheten.
Ama komik ve tatlıdır.Hon är smeksam och inställsam.
Bender, komik bir anti-kahraman rolü oynar.Söderberg var en flitig amatörviolinist.
Cefa mı çekiliyor? sorusu komik ve insani ilişkiler içinde irdeleniyor.Kakapoer är nyfikna och har interagerat med människor.
"Ben her zaman komik olmak istiyorum.І завжди цікавий.»
Bu cidden çok komikti.Це, звичайно, було дуже смішно.
Ve klip yine komik bir şekilde sona erer.Тобто підкреслювати це ще раз просто смішно.
Görünüm aslında komiktir.Вид є кочовим.
Başında komik bir başlığı vardır.На голові є скронева пляма.
(Genç oyunculara öğüt) "Bu kadar komik olan ne?Замість «This is real fun!».
Komik ve zeki biridir.Був яскравою та неординарною людиною.
Tatlı (1-104): İyi ve komik biridir.2104) — дуже симпатичний і милий хлопець.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.З початком Коліївщини в церковному житті Кищенців розпочався тривалий період негараздів.
Oyun hemen hemen komik bir biçimde sonuçlandı.Гра мала розважальних характер.
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.Відгук в Entertainment Weekly був негативним.
Bu ana konu etrafında birkaç komik alt-konu bulunmaktadır.Зараз біля цього сервісу є три основні проблеми.
Komik ve abartılmış bir İngiliz aksanı vardır.Розмовляє з яскраво вираженим британським акцентом.
Çok komik biri.Він дуже крутий.
Çok komik ve birazcık deli birisi.Ексцентрична і трохи вульгарна.
Winters "Pound for pound, komik olan pound" dedi.Поетичну збірку «Зимові дерева» він назвав поетикою «декадансу, ідейного занепаду».
Ama komik ve tatlıdır.Вона красива і спокуслива.
Burada çok komik bir durum ortaya çıkmıştı.Там з ним стався кумедний випадок.
Ortaya komik cümleler çıkar.Це окреме речення.
Sempatik ve komik bir öğretmendir.Вона була суворим і вимогливим учителем.
Roger yanıt verir: "Herhangi bir zaman da değil, yalnızca komik olduğu zaman!"Роджер доносив до мене: „Ти не можеш бути таким же кумедним, як вони“.
Komik anlar kasten abartılmış.Зажурилися голоси, знітилися веселощі.
Şarkılarında komik ve esprili sözler dikkat çekti.Були популярними його дотепні і веселі народні пісні.
Komik değil.Це не смішно!
Bu komik değil!Це не смішно!
Bu çok komik.Це дуже смішно.
Tom çok komik.Том такий кумедний.
Komik değildi.Це не було смішно.
Komik, değil mi?Кумедно, чи не так?
Tom Mary'den daha komik.Том кумедніший за Мері.
İşte buna komik denir.Оце так сміхота.
Çok trajik olmasaydı, komik olurdu.Це було б смішно, якби не було так жахливо.
2010 yılında, Bluff Magazine tarafından Twitter'da komik poker oyuncularından biri seçildi.V roce 2010 byl zvolen jedním z nejvtipnějších pokerových hráčů na Twitteru v článku Bluff Magazine.