Bu program ise 90'lı yıllarda meşhur olan Türkçe şarkılara yeniden söz yazılarak komik şarkılar yapılmıştır.As canções da série consistiram em canções populares coreanas dos anos noventa re-arranjadas.
Prömiyeri Paris'te , Opera Komik'te, 1875'te sahnelenmiştir.Estreou em 1875, no Opéra-Comique de Paris.
Çünkü oyunun en komik anını bekliyordu.Este foi um dos quadros mais engraçados do programa.
Parlamentoda komik değişiklikleriyle tanınmıştı.A Republic era conhecida por fazer mudanças arbitrárias em suas adaptações.
Sorgularda olayları rahat bir tavır ve daha eğlenceli , komik bir üslupla anlatır.Faz coisas muito cômicas e fala de um jeito muito certinho e muito engraçado.
Sadece komik olduğunu düşünmüştüm, fakat kadınlar bu durumu farklı şekilde algılıyorlar.”Eu certamente me sentia vulnerável, mas eu acho que é diferente para os homens do que as mulheres".
Sempatik ve komik bir öğretmendir.Ele é um intelectual acadêmico e sensato.
Cemil ruhunu şeytana sattıktan sonra komik olaylar zinciri başlar.Após a morte de Merswin, a reputação da confraria junto à Igreja começou a se deteriorar.
Oldukça komik ve esprilidir.É divertido e engraçado.
Partide o kadar çok komikti ki, kendimi gülmekten alıkoyamadım.Ele foi tão engraçado na festa que simplesmente não pude conter o riso.
Komik değil mi?Não é engraçado?
Karışık ve eğlenceli ve üzücü ve komik ve sizi DANS ettirecek," yazdı.Het is complex, grappig, droevig en blij, en het laat je dansen!".
Ama komik ve tatlıdır.Ze is erg schattig en vrolijk.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.Hij raakte geïnspireerd door italodiscomuziek.
Bir hafta sonra komik olmaktan bıktığını ve adının "Gregory Helms" olduğunu söyledi.Hij werd haar mentor en zij kreeg van hem de bijnaam "Greta Garbo".
Ve klip yine komik bir şekilde sona erer.Uiteindelijk gaat de kleptomanie plotseling weer over.
Promiyer sahnelenmesi 22 Mayıs 1872’de Paris’te Opera Komik’te yapılmıştır.Djamileh ging in première op 22 mei 1872 in het Opéra-Comiquetheater in Parijs.
Richi'nin komik kuzenidir.Hij is Ikki’s grote rivaal.
Bu cidden çok komikti.En dit is heel grappig.
Parlamentoda komik değişiklikleriyle tanınmıştı.De partij heeft bij verkiezingen wisselende successen gekend.
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.Hij beschreef zijn leven in een interview met Entertainment Weekly.
Başında komik bir başlığı vardır.Er staat een heel hoge premie op zijn hoofd.
Bender, komik bir anti-kahraman rolü oynar.Benado speelt als centrale verdediger.
"Ben her zaman komik olmak istiyorum.Ik ben steeds consequent gebleven.
(Genç oyunculara öğüt) "Bu kadar komik olan ne?Zegt de barman: "Is dit een grap of zo?"".
Bu tarz durumlar hoş bir anı olarak aile içerisinde komik anı olarak da anlatılabilir.Maar het kan net zo goed een grappige verwijzing naar het leven op het platteland zijn.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
Program oldukça komik bir içerik taşıyor ve rakip güreşçiler ile dalga geçiyordu.Het feest had een vrolijk verloop en de wijn vloeide rijkelijk op de kosten van de gemeentekas.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Het gaat om intelligent en amusant opgezette, vaak absurdistische verhalen.
Düğün esnasında başlarına istenmeyen birçok komik olay gelir.Op hun trouwdag spelen zich vele intriges af.
Cefa mı çekiliyor? sorusu komik ve insani ilişkiler içinde irdeleniyor.Zaken worden in het burgerlijk wetboek nader onverdeeld in onroerende zaken en roerende zaken.
Hapiste başkan olur ve yine komikliğine devam eder, daha sonra hapisten çıkar.Hij wordt ontslagen bij het televisiestation en zelfs als komiek komt hij niet meer aan de bak.
Filmde Karadenizli Temelin komik hikâyesi anlatılmıştır.De film is gebaseerd op het verhaal Schateiland.
Bu komik değil.Dit is niet grappig.
Bu çok komik.Dat is belachelijk.
Komik değil mi?Is dat niet komisch?
Ne komik adam!Wat een komische man!
Dur. Bu komik değil.Stop. Dat is niet grappig.
Kes şunu. Bu komik değil.Stop. Dat is niet grappig.
Onu komik mi buluyorsun?Vind je dat grappig?
O kadar komikti ki, gülmeyi unuttum.Het was zo grappig dat ik vergeten ben om te lachen.
Gerçekten komik arkadaşlarım var.Ik heb echt grappige vrienden.
2010 yılında, Bluff Magazine tarafından Twitter'da komik poker oyuncularından biri seçildi.W 2010 został wybrany jednym z najśmieszniejszych pokerzystów na Twitterze przez Bluff Magazine.
Parlamentoda komik değişiklikleriyle tanınmıştı.W parlamencie był znany ze swych komicznych nowelizacji.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.Duży wpływ na jego zainteresowanie teatrem miał znany komediopisarz Aleksis.
(Genç oyunculara öğüt) "Bu kadar komik olan ne?Dodaje „To było zabawne.
"Ben her zaman komik olmak istiyorum.Jednak zawsze jest to styl radosny.
Wurst, özrü kabul etti ve "Eğer bu bir şaka idiyse, bunun komik bir şaka olmadığını söylemeliyim.Gerber stwierdził, że seria komiksowa jest żartem, mówiąc „To nie jest żart!
"Hem sevimli hem komik: Koala".Jesteśmy z ciebie bardzo, bardzo dumni, Coop”.
O öyküde de, benzer bir "tırpan" anlatıcının başını yavaş ve komik biçimde koparır.W tej historii podobna „kosa” wolno i "komicznie" ucina głowę narratorowi.
Sıradan ve bir o kadar da komik olan hikâyeler bunlar.Zjawiska zwykłe i niezwykle.
Başında komik bir başlığı vardır.Charakterystyczny czubek na głowie.
Lakin izleyici söz konusu anlatı türünün trajik, dramatik ya da komik mi olduğunu anlayabilir.Widzowie mogli go dostrzec w komediodramacie Czy jestem piękna?
Tatlı (1-104): İyi ve komik biridir.Phil Diffy (ur. 2104) – bardzo sympatyczny i miły chłopak.
Çok komik biri.Jest zabawny.
Bu bölümle olan sorunum, özellikle komik olmaması.Brak ciężkich dział był tu szczególnie dotkliwy.
Çok komik ve deli biri.Jest bardzo wesoła i szalona.
Rossini başarıyı komik operalarıyla yakalamıştı.Brzezińska odnosiła sukcesy w zawodach halowych.
Filmde Karadenizli Temelin komik hikâyesi anlatılmıştır.W filmie wykorzystano rysunki Jewgienija Czaruszyna.
Ardından birçok komik olay gelişir.Dzięki niemu pojawia się wiele śmiesznych sytuacji.