komşusu ile cümle

komşusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Drug drugemu je pomagal in bratu svojemu govoril: Bodi srčen!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Einer half dem andern und sprach zu seinem Nächsten: Sei getrost!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.he auttoivat toinen toistaan ja sanoivat toisillensa: "Ole luja!"
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Iedere man bemoedigt zijn buurman met de woorden: "Maak je geen zorgen. Houd moed!"
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Ils s`aident l`un l`autre, Et chacun dit à son frère: Courage!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Jeden drugiemu pomagał, a bratu swemu mówił: Zmacniaj się!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Jeden druhému pomáhal, a bratru svému říkal: Posilň se.
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Kiki társát segíti, és barátjának ezt mondja: Légy erõs!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.각기 이웃을 도우며 그 형제에게 이르기를 너는 담대하라 하고
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Se ajută unul pe altul, şi fiecare zice fratelui său: ,Fii cu inimă!`
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Semua orang saling menolong, dan saling menguatkan hati
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.um ao outro ajudou, e ao seu companheiro disse: Esforça-te.
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Εβοηθησαν εκαστος τον πλησιον αυτου και ειπε προς τον αδελφον αυτου, Ισχυε.
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Всеки помогна на другаря си, И рече на брата си: Дерзай!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.каждый помогает своему товарищу и говорит своему брату: „крепись!"
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.איש את רעהו יעזרו ולאחיו יאמר חזק׃
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.كل واحد يساعد صاحبه ويقول لاخيه تشدد.
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.他 們 各 人 幫 助 鄰 舍 、 各 人 對 弟 兄 說 、 壯 膽 罷
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.他 們 各 人 幫助 鄰舍 、 各人 對弟 兄說 、 壯膽罷
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Acela nu cleveteşte cu limba lui, nu face rău semenului său, şi nu aruncă ocara asupra aproapelui său.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Die niet kwaadspreekt, zijn naaste geen kwaad doet en voorkomt dat een ander wordt belasterd.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.el que no calumnia con su lengua, ni hace mal a su prójimo, ni hace agravio a su vecino
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.ikke bagtaler med sin Tunge, ikke volder sin Næste ondt og ej bringer Skam over Ven,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.joka ei panettele kielellänsä, joka ei tee toiselle pahaa eikä saata lähimmäistään häväistyksen alaiseksi;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.kdor ne obrekuje z jezikom svojim, ne dela hudega bližnjemu svojemu in ne obklada s sramoto soseda svojega;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kdož neutrhá jazykem svým, bližnímu svému nečiní zlého, a potupy neuvodí na bližního svého.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kẻ nào có lưỡi không nói hành , Chẳng làm hại cho bạn_hữu mình , Không gieo sỉ_nhục cho kẻ lân_cận mình ;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kẻ nào có lưỡi không nói hành, Chẳng làm hại cho bạn hữu mình, Không gieo sỉ nhục cho kẻ lân cận mình;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.그 혀로 참소치 아니하고 그 벗에게 행악지 아니하며 그 이웃을 훼방치 아니하며
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.kto neohovára svojím jazykom, neučiní svojmu priateľovi zlého a na svojho blížneho nevznesie potupy;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Nem rágalmaz nyelvével; nem tesz rosszat felebarátjának, és nem szerez gyalázatot rokonainak.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.non dice calunnia con la lingua, non fa danno al suo prossimo e non lancia insulto al suo vicino
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.que não difama com a sua língua, nem faz o mal ao seu próximo, nem contra ele aceita nenhuma afronta;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.som ikke baktaler med sin tunge, som ikke gjør sin næste ondt og ikke fører skam over den som står ham nær,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.wer mit seiner Zunge nicht verleumdet und seinen Nächstem kein Arges tut und seinen Nächsten nicht schmäht;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.yang tidak memfitnah sesamanya, tidak berbuat jahat terhadap kawan, dan tidak menjelekkan nama tetangganya
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Който не одумва с езика си, Нито струва зло на приятеля си, Нито приема да хвърли укор против ближния си,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.לא רגל על לשנו לא עשה לרעהו רעה וחרפה לא נשא על קרבו׃
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.‎الذي لا يشي بلسانه ولا يصنع شرا بصاحبه ولا يحمل تعييرا على قريبه‎.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.他 不 以 舌 頭 讒 謗 人 、 不 惡 待 朋 友 、 也 不 隨 夥 毀 謗 鄰 里
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.他 不以舌 頭讒謗 人 、 不 惡待 朋友 、 也不隨夥毀謗 鄰里
(kahkahalar) Yani buradan çıkaracağımız ahlaki ders, sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.(γέλια) έτσι το ηθικό δίδαγμα της ιστορίας είναι ότι: στο σπίτι του κρεμασμένου δε μιλάνε για σκοινί.
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,Če se moža spreta in drug drugega udarita s kamenom ali pa s pestjo, pa ne umre, ampak obleži v postelji:
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,사람이 서로 싸우다가 하나가 돌이나 주먹으로 그 적수를 쳤으나 그가 죽지 않고 자리에 누웠다가
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,Se dois homens brigarem e um ferir ao outro com pedra ou com o punho, e este não morrer, mas cair na cama,
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,Когато се карат някои, ако единият удари другия с камък или с юмрука си, и той не умре, но пази легло;
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,Когда ссорятся, и один человек ударит другого камнем, или кулаком, и тот не умрет, но сляжет в постель,
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,וכי יריבן אנשים והכה איש את רעהו באבן או באגרף ולא ימות ונפל למשכב׃
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,واذا تخاصم رجلان فضرب احدهما الآخر بحجر او بلكمة ولم يقتل بل سقط في الفراش
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,人 若 彼 此 相 爭 、 這 個 用 石 頭 或 是 拳 頭 打 那 個 、 尚 且 不 至 於 死 、 不 過 躺 臥 在 床
‹‹Kavga çıkar, bir adam komşusuna taşla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yatağa düşer,人 若 彼此 相爭 、 這個 用石 頭 或是 拳頭打 那個 、 尚且 不至於 死 、 不 過躺臥 在床
"Keşfedilmiş"ler (Explored) listesine, komşusunun yanına yerleştiriyoruz.lägger den till listan över utforskade vägar, lägger till dess grannar.
"Keşfedilmiş"ler (Explored) listesine, komşusunun yanına yerleştiriyoruz.lo mettiamo nella lista degli esplorati, lo aggiungiamo ai sui vicini.
"Keşfedilmiş"ler (Explored) listesine, komşusunun yanına yerleştiriyoruz.נשים אותו ברשימת ה"נבחנו", נוסיף לחזית את השכנים שלו.
"Keşfedilmiş"ler (Explored) listesine, komşusunun yanına yerleştiriyoruz.نضعه في القائمة الاستكشافية explored list ..نضيف جيرانه.
"Keşfedilmiş"ler (Explored) listesine, komşusunun yanına yerleştiriyoruz.アラドに戻るのではなく
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.A keby niekto dal na svojho blížneho nejakú vadu, jako urobil, tak sa mu urobí:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.Dacă cineva răneşte pe aproapele lui, să i se facă aşa cum a făcut şi el:
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.De straf op het toebrengen van lichamelijk letsel is dat de dader hetzelfde letsel wordt toegebracht;
Kim komşusunu yaralarsa, kendisine de aynı şey yapılacaktır.És ha valaki sérelmet ejt a felebarátján, a mint õ cselekedett, vele is úgy cselekedjenek:
İlgili Sayfalar