komşusu ile cümle
komşusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Pojďme se kouknout na nejbližšího souseda světla -- pojďme se kouknout na dálková ovládání.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Przejdźmy do najbliższego sąsiada spektrum światła widzialnego -- pilotów do zdalnego sterowania.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Să mergem la cel mai apropiat vecin al spectrului luminii vizibile-- la telecomenzi.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Schauen wir uns den nächsten Nachbarn des sichtbaren Lichts an - schauen wir Fernbedienungen an.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Vamos ao vizinho mais próximo do espetro de luz visível os telecomandos.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Vayamos al vecino más cercano al espectro de la luz visible, vayamos a los controles remotos.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Vegyük a látható fényspektrum legközelebbi szomszédját -- a távirányítót.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Ας πάμε στον πιο "κοντινό συγγενή" της ορατής ακτινοβολίας... τα τηλεχειριστήρια.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Давайте посмотрим на ближайшего соседа видимого излучения -- пульты дистанционного управления.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.Ось найближчий сусід спектра видимого світла -- пульт дистанційного управління.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.בואו נלך אל השכן הקרוב ביותר של האור הנראה -- נלך לשלטים.
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.لنذهب الى الجار الاقرب الي طيف الضوء المرئي اذهب الى اجهزة التحكم عن بعد
Görünür ışık spektrumunun en yakın komşusunua gidelim -- uzaktan kumandalara.そう リモコンです リモコンには赤外線LEDが
Haiti de, yaklaşık aynı sayıda nüfusa sahip komşusu Dominik Cumhuriyeti'ne kıyasla karanlık.Haiti juga gelap dibandingkan tetangganya, Republik Dominika dengan jumlah penduduk yang kira-kira sama.
Haiti de, yaklaşık aynı sayıda nüfusa sahip komşusu Dominik Cumhuriyeti'ne kıyasla karanlık.아이티도 역시 어둡지요. 이웃나라인 도미니카와 비교해 보세요. 두 나라 인구는 거의 같습니다.
Haiti de, yaklaşık aynı sayıda nüfusa sahip komşusu Dominik Cumhuriyeti'ne kıyasla karanlık.Și Haiti e întunecată, faţă de țara vecină, Republica Dominicană, care are aprox. acelaşi număr de locuitori.
Haiti de, yaklaşık aynı sayıda nüfusa sahip komşusu Dominik Cumhuriyeti'ne kıyasla karanlık.גם האיטי חשוכה, בהשוואה לשכנתה כאן, הרפובליקה הדומיניקנית, שלה יש בערך אותו מספר של תושבים.
Haiti de, yaklaşık aynı sayıda nüfusa sahip komşusu Dominik Cumhuriyeti'ne kıyasla karanlık.هايتي هي أيضا مظلمة ، بالمقارنة مع جارتها هنا ، جمهورية الدومينيكان ، التي لديها حوالي نفس العدد من السكان.
Haiti de, yaklaşık aynı sayıda nüfusa sahip komşusu Dominik Cumhuriyeti'ne kıyasla karanlık.隣りの このドミニカ共和国と比べて暗いです 両国の住民の数はほぼ同じです そして両国ともプエルトリコと比べると暗いです
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››백성에게 말하여 남녀로 각기 이웃들에게 은금 패물을 구하게 하라 하시더니
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››Sebab itu bicaralah dengan bangsa Israel; suruhlah mereka minta perhiasan emas dan perak dari tetangga mereka.
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››Sig nu til Folket, at hver Mand skal bede sin Nabo, og hver Kvinde sin Naboerske om Sølv og Guld smykker!"
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››Zeg tegen de Israëlieten dat zij hun Egyptische buren om zilveren en gouden voorwerpen vragen."
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››דבר נא באזני העם וישאלו איש מאת רעהו ואשה מאת רעותה כלי כסף וכלי זהב׃
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››تكلم في مسامع الشعب ان يطلب كل رجل من صاحبه وكل امرأة من صاحبتها امتعة فضة وامتعة ذهب.
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››你 要 傳 於 百 姓 的 耳 中 、 叫 他 們 男 女 各 人 向 鄰 舍 要 金 器 銀 器
Halkına söyle, kadın erkek herkes komşusundan altın, gümüş eşya istesin.››你 要 傳於 百姓 的 耳 中 、 叫 他 們 男女 各人 向 鄰舍 要 金器 銀器
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Ale jeden každý z nás bližnímu se lib k dobrému pro vzdělání.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Cada uno de nosotros agrade a su prójimo para el bien, con miras a la edificación
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Ciascuno di noi cerchi di compiacere il prossimo nel bene, per edificarlo
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Enhver af os være sin Næste til Behag til det gode, til Opbyggelse.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.enhver av oss være sin næste til behag, til hans gagn, til opbyggelse!
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Es stelle sich ein jeglicher unter uns also, daß er seinem Nächsten gefalle zum Guten, zur Besserung.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Fiecare din noi să placă aproapelui, în ce este bine, în vederea zidirii altora.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Jeden každý z nás nech sa ľúbi blížnemu na dobré ku vzdelaniu;
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.우리 각 사람이 이웃을 기쁘게 하되 선을 이루고 덕을 세우도록 할찌니라
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Mindenikünk tudniillik az õ felebarátjának kedveskedjék annak javára, épülésére.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Mỗi người trong chúng ta nên làm đẹp lòng kẻ lân cận mình, đặng làm điều ích và nên gương tốt.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Mỗi người trong chúng_ta nên làm đẹp_lòng kẻ lân_cận mình , đặng làm điều ích và nên gương tốt .
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Olkoon kukin meistä lähimmäiselleen mieliksi hänen parhaaksensa, että hän rakentuisi.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Portanto cada um de nós agrade ao seu próximo, visando o que é bom para edificação.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Przetoż każdy z nas niech się bliźniemu podoba ku dobremu dla zbudowania;
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Que chacun de nous complaise au prochain pour ce qui est bien en vue de l`édification.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Var och en av oss må leva sin nästa till behag, honom till fromma och honom till uppbyggelse.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Vsak izmed vas bodi bližnjemu pogodu, v dobro, za njegov napredek.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Wij moeten de anderen aanmoedigen zodat zij ook sterk worden.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Αλλ' εκαστος ημων ας αρεσκη εις τον πλησιον δια το καλον προς οικοδομην
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Каждый из нас должен угождать ближнему, во благо, к назиданию.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Кожен бо з нас ближньому нехай догоджає, на добре, до збудування.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.כי כל אחד ממנו יבקש הנאת חברו לטוב לו למען יבנה׃
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.فليرض كل واحد منا قريبه للخير لاجل البنيان.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.我 們 各 人 務 要 叫 鄰 舍 喜 悅 、 使 他 得 益 處 、 建 立 德 行
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.我 們 各 人 務要 叫 鄰舍 喜悅 、 使 他 得益處 、 建立 德行
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.ai nấy giúp đỡ kẻ lân cận mình, và bảo anh em mình rằng: Hãy phấn chí!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.ai_nấy giúp_đỡ kẻ lân_cận mình , và bảo anh_em mình rằng : Hãy phấn chí !
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.A tu človek pomáha človekovi a hovorí svojmu druhovi: Buď silný!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Cada cual ayuda a su compañero y dice a su hermano: "¡Esfuérzate!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Den ene hjælper den anden og siger: "Broder, fat Mod!"
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Den ene hjelper den andre, og til sin bror sier han: Vær frimodig!
Herkes komşusuna yardım ediyor, Kardeşine, ‹‹Güçlü ol›› diyor.Den ene vill hjälpa den andre; han säger till den andre: »Fatta mod!»
İlgili Sayfalar