Ana içeriğe geç
Sözlük

komşular ile cümle

komşular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.När jag åkte tillbaka, varenda gång, så skulle mina grannars döttrar gifta sig.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Pokaždé, když jsem se vracela, jsem potkala své sousedky, které se měly vdávat, měly být zmrzačeny.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Quand je rentrais, chaque fois que je rentrais, je réalisais que les filles de mes voisins se mariaient.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Saat saya kembali, setiap saat saya melihat anak gadis tetangga saya menikah.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Telkens ik terugging, waren er buurmeisjes die gingen trouwen. Ze werden verminkt.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Và khi tôi trở về, mỗi lần tôi trở về, tôi đều thấy những cô gái hàng xóm chuẩn bị lấy chồng.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Za każdym razem, gdy wracałam, zastawałam swoje koleżanki w rolach żon i kolejne poddawane obrzezaniu.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Καθε φορά που γύριζα πίσω, μάθαινα ότι τα κορίτσια των γειτόνων μου παντρεύονταν.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Всеки път като се връщах вкъщи, откривах, че съседските момичета вече са омъжени. Те също бяха обрязани.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Каждый раз, возвращаясь назад, я видела, что соседские девочки выходили замуж, подвергались обрезанию.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Коли я поверталася, щоразу я дізнавалася, що сусідські дівчата виходили заміж.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.רציתי לעשות משהו. כשחזרתי הבית, בכל פעם שחזרתי, גיליתי שבנות השכנים חותנו,
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.كما ذهبت مرة أخرى، في كل مرة ذهبت، لقد وجدت أن الفتيات جيراني كانوا يتزوجون. وكان يتم ختانهن، وهنا،
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.私の近所の女の子が結婚をしていくのを見ます 私が受けた儀式を彼女たちも受けています 私は大学を卒業し 国連で働いて
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.A všade okolo boli fotoaparáty a susedia.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.C'erano telecamere e vicini tutto intorno.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Có máy quay và những người hàng xóm xung quanh
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Er waren overal camera's en buren.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Et il y avait ces caméras tout autour et les voisins tout autour.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Havia câmaras por todo o lado e vizinhos por todo o lado.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Joka puolella oli kameroita ja naapureita.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.제 주변엔 카메라와 이웃들로 가득했어요.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Mindenütt kamerák voltak, és a szomszédok.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Og der var kameraer og naboer over det hele.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Şi erau camere video peste tot şi vecini peste tot.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Und überall waren Kameras und überall waren Nachbarn.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Všude okolo byly kamery a sousedé.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Wkoło były kamery i ludzie.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Y había cámaras y vecinos por todas partes.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Και υπήρχαν κάμερες και γείτονες παντού.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.И вокруг были камеры, и соседи.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.Имаше камери навсякъде и съседи навсякъде.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.І всюди фотокамери, довкола сусіди.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.והיו מסביב מצלמות ושכנים.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.وكان هناك كاميرات في كل مكان وجيران في كل مكان.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.彼らは僕を車におしこみ パロ・アルトの辺りを通って行きました
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerDeze cellen houden geen rekening met hun cellulaire omgeving .
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerDiese Zellen, die ihre zelluläre Nachbarschaft nicht respektieren
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerÉstas células que no respetan a su vecindario celular.
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücreler이 세포들은 절대 주위 세포들을 존중하지 않습니다
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerOne nie współpracują już ze swoimi sąsiadkami, nie respektują żadnych reguł.
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerSel-sel ini yang tidak menghormati lingkungan selular mereka.
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerTyto buňky, které nerespektují své buněčné sousedy.
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerТези клетки не уважават своите клетъчни съседи.
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerאלה תאים שאינם נמצאים תחת בקרה של התאים השכנים.
Hücresel komşularına saygı göstermeyen bu hücrelerهذه الخلايا التي لا تحترم الخلوية الخاصة بهم الحي.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Akonáhle veríme, že ľudia, naši vlastní susedia, sú sebeckí, hlúpi alebo leniví, nemáme nádej.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Amíg elhisszük, hogy az emberek, a saját szomszédaink önzők, ostobák vagy lusták, addig nincs remény.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Dokler bomo verjeli, da so ljudje, naši lastni sosedi, sebični, neumni ali leni, potem ni upanja.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Dokud budeme přesvědčeni, že lidé, naši sousedi, jsou sobečtí, hloupí a líní, pak není naděje.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.In quanto crediamo che la gente, i nostri vicini, sono egoisti, stupidi o pigri, allora non c'è speranza.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.우리 주변의 사람들이 모두 이기적이고 게으르다고 믿는 한은, 희망은 없습니다.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Póki myślimy, że inni ludzie, nasi sąsiedzi, są samolubni, głupi, czy leniwi, nie ma nadziei.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Zolang wij blijven geloven dat mensen, onze eigen buren, egoïstisch, stom of lui zijn, is er geen hoop.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Доки ми вважаємо людей, наших власних сусідів, егоїстами, дурнями чи ледарями, доти в нас не буде надії.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Пока мы считаем что люди, наши соседи, эгоистичны, тупы или ленивы, нет никакой надежды.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.כל עוד אנו נאמין שאנשים, השכנים שלנו, הם אנוכיים, טיפשים או עצלנים, אז אין שום תקווה.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.وطالما اننا نظن ان الناس من حولنا .. جيراننا .. انانيون .. اغبياء .. او كسالي فلن يكون هناك املٌ للتغيير
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.怠けものならば 望みはありません しかし変化は起こすものです
Irak'ın kitle imha silahları bize bir tehtit oluşturmadığı gibi komşularına da bir tehlike oluşturmuyordu.이라크의 대량살상무기는 우리는 말할 것도 없고 이라크 이웃 국가에게 큰 위협이 아니었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod