En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.극빈층 이웃들 임에도 불구하고 그들이 가진 것 이상으로 기부하는 경우도 있습니다.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Köyhimmätkin naapurustot antavat hyväntekeväisyyteen enemmän kuin niillä on varaa.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Les quartiers les plus miséreux donnent plus qu'ils ne devraient.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Nawet najbiedniejsi sąsiedzi dają więcej, niż mogą sobie na to pozwolić.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Până şi cartierele cele mai sărace dau mai mult decât îşi pot permite.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Perfino le comunità più povere donano più di quello che potrebbero permettersi.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Sogar die ärmsten Viertel geben mehr als sie sich leisten können.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Zelfs de armste buurten geven meer dan ze kunnen lijden.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Ακόμα και οι πιο φτωχές γειτονιές δίνουν περισσότερα από όσα μπορούν.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Даже самые бедные районы жертвуют больше, чем они могут себе позволить.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Дори и най-бедните райони дават повече, отколкото могат да си позволят.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.אפילו העניים ביותר נותנים יותר משידם משגת.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.وحتي أفقر الاحياء تعطي أكثر مما تتحمل.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.僕たちは施しが好きなんだ だからたくさん与える
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Din moment ce e un cartier vechi, si e putin emotional.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.I och med det är ett gammalt grannskap, så är det lite känslosamt.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Jest trochę melancholijne z powodu swojej starości.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Karena ini adalah lingkungan yang kuno, dan punya arti emosional.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Keďže je to staré susedstvo, je to trochu dojímevé.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Nachdem es eine alte Wohnsiedlung ist, ist es ein wenig emotional.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Nó là khu phố cổ, cũng tạo cho con chút cảm hứng. :D
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Omdat het zo'n oude buurt is heeft het zo zijn charme.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Visto che è un quartiere vecchio è un pò nostalgico.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Μιας και είναι παλιά γειτονιά, και είναι και λίγο συναισθηματική.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Здесь старые окестности, и это немного волнующе.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.Тъй като е квартал със стари къщи е и малко вълнуващо.
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor..בגלל שזאת שכונה ישנה, ויש בה קצת רגש
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.بما أنه حي قديم ووجداني
Eski komşularımız oldukları için de biraz duygusal oluyor.そうね
Fakat, komşularını algılabildikleri ve nesneleri algılayabildikleri için하지만 이웃들을 감지하기 때문에, 그리고 물건을 감지하기 때문에
Fakat, komşularını algılabildikleri ve nesneleri algılayabildikleri içinאבל מאחר והן קולטות את השכנים והן חשות את העצם,
Fakat, komşularını algılabildikleri ve nesneleri algılayabildikleri içinلكن لأنها تستشعر جاراتها ولأنها تستشعر الجسم ،
Fakat, komşularını algılabildikleri ve nesneleri algılayabildikleri için食料を知覚することで 集団として暗黙の調整が行われるのです
Finlandiya’nın komşuları Rusya (doğuda), Norveç (kuzeyde), İsveç (batıda) ve Estonya’dır (güneyde).Finlands grannländer är Ryssland (i öster), Norge (i norr), Sverige (i väster) och Estland (i söder).
Finlandiya’nın komşuları Rusya (doğuda), Norveç (kuzeyde), İsveç (batıda) ve Estonya’dır (güneyde).Suomen naapurimaat ovat Venäjä (idässä), Norja (pohjoisessa), Ruotsi (lännessä) ja Viro (etelässä).
Finlandiya’nın komşuları Rusya (doğuda), Norveç (kuzeyde), İsveç (batıda) ve Estonya’dır (güneyde).الدول المجاورة لفنلندا هي روسيا (شرقاً) والنرويج (شمالاً) والسويد (غرباً) وإستونيا (جنوباً).
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Ai cartiere adevărate și copaci adevărați și străzi adevărate pe care poți merge.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Anda memiliki lingkungan dan pohon sesungguhnya, dan jalanan di mana Anda bisa berjalan.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Bạn có những khu phố, cây cối và những con đường thật sự mà bạn có thể đi lại.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Ci sono quartieri reali, alberi veri, e strade vere dove si può camminare.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Es gibt echte Nachbarschaften, echte Bäume und echte Straßen, auf denen man gehen kann.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Il y a de vrais quartiers et de vrais arbres, et de vraies rues où on peut marcher.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Je krijgt echte buurten en echte bomen, echte straten waarin je kan lopen.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.진짜 이웃들과 나무들 그리고 당신이 걸을 수 있는 길을 보고 계신 겁니다.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Tienes vecindarios de verdad y árboles de verdad, y calles de verdad sobre las que caminar.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Valódi környékek és valódi fák, igazi gyalogutak.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Z sąsiadami, drzewami, ulicami, po których można chodzić.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Има истински квартали, истински дървета и истински улици, по които може да вървиш.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.С настоящими соседями, деревьями и улицами, по которым можно гулять.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.Тут справжнє передмістя і справжні дерева, вулиці, по яких можна гуляти.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.יש שכונות אמיתיות ועצים אמיתיים, ורחובות אמיתיים שאפשר ללכת בהם.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.حيث توجد أحياء حقيقية وأشجار حقيقية، وطرقات حقيقية يمكن السير عليها.
Gerçek komşularınız, gerçek ağaçlarınız ve üzerinde yürüyebileceğiniz gerçek sokaklarınız var.そして近所にいる 好きな人や 知らない人たちと
Gerçek polis aracıydı, gerçek polisti, sokakta gerçek komşular vardı bunun bir deney olduğunu bilmiyorlardı.실제 순찰차에 실제 경찰관이었어요. 이게 실험인 줄 모르는 실제 이웃들이 거리로 나와있었죠.
Gerçek polis aracıydı, gerçek polisti, sokakta gerçek komşular vardı bunun bir deney olduğunu bilmiyorlardı.זו היתה מכונית משטרה אמיתית, זה היה שוטר אמיתי, וברחוב עמדו שכנים אמיתיים שלא ידעו שזה ניסוי.
Gerçek polis aracıydı, gerçek polisti, sokakta gerçek komşular vardı bunun bir deney olduğunu bilmiyorlardı.そして これが実験などと知らない 本物の近所の人が通りにいました カメラが至るところにあって 隣人が至る所にいました
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.De cada vez que lá voltava, ficava a saber que as filhas dos vizinhos se iam casar.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.De fiecare dată când mă întorceam aflam că fetele vecinelor se măritau.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.Jedes Mal, wenn ich zurückging, fand ich heraus, dass die Nachbarsmädchen verheiratet wurden.
Her geri dönüşümde, komşularımın kızlarını evlenmek üzere buldum ve sünnet ediliyorlardı.매번 고향에 돌아갈 때마다 이웃 딸들이 결혼하는 걸 보았어요. 할례 의식도 계속 행해지고 있었죠.