Sokakta komşumuzla karşılaştık.We met our neighbor in the street.
Sokakta komşumuza rastladık.We met our neighbor in the street.
Tom sokakta komşusuyla karşılaştı.Tom met his neighbor in the street.
Tom sokakta komşusuna rastladı.Tom met his neighbor in the street.
Komşularım dün gittiler.My neighbors left yesterday.
Tom çok iyi bir komşudur.Tom is a very good neighbor.
Kanadalı bir komşum var.I have a Canadian neighbor.
Tom Mary'yi yardım almak için bitişik komşuya gönderdi.Tom sent Mary next door to get help.
Tom senin komşunun torunu, değil mi?Tom is your neighbor's grandson, isn't he?
Tom senin komşunun yeğenidir, değil mi?Tom is your neighbor's nephew, isn't he?
Tom komşularından biriyle sorun yaşıyor.Tom is having problems with one of his neighbors.
Tom, Mary'nin komşusu, değil mi?Tom is Mary's neighbor, isn't he?
Tom iyi bir komşu, değil mi?Tom is a good neighbor, isn't he?
Yan kapı komşumuz daha sessiz olmamızı istedi.The people next door asked us to be quieter.
Komşumun köpeği havlıyordu.My neighbor's dog was barking.
Bir komşu Tom'un çığlıklarını duydu.A neighbor heard Tom's screams.
Bir komşu Tom'un çığlıklarını duymuş.A neighbor heard Tom's screams.
Sami çılgın komşusuyla konuşmaya gitti.Sami went to talk to his crazy neighbor.
Sami, Leyla'nın eski komşusudur.Sami is Layla's old neighbor.
Sami çılgın bir komşudur.Sami is a crazy neighbor.
Sami komşusunun sesini duydu.Sami heard his neighbor's voice.
Tom her zaman komşularına merhaba diyor.Tom always says hi to his neighbors.
Tom her zaman komşularını selamlar.Tom always greets his neighbors.
Tom'un komşularıyla arası iyidir.Tom gets along with his neighbors.
Tom komşularıyla iyi geçiniyor.Tom gets along with his neighbors.
Tom komşularından hiçbirini tanımıyor.Tom doesn't know any of his neighbors.
Tom sadece en yakın beş komşusunun adını biliyor.Tom only knows the name of his five closest neighbors.
Tüm komşularımız çok iyiler.All our neighbors are very nice.
Cezayir, Libya'yla sınır komşusu.Algeria borders Libya.
Komşularımız çok cana yakın.Our neighbors are very friendly.
Komşusu açken tok yatan inançlı değildir.He is not a believer whose stomach is filled while his neighbor goes hungry.
Komşularla konuşuyordu.He was speaking to some neighbors.
Komşunun ağacından elma çalarken görülmüş.He was seen stealing apples from the neighbor's tree.
Ali komşusunun getirdiği aşureyi yedi.Ali ate the Noah's Pudding his neighbor brought.
Komşusuyla bir kuyuyu ortaklaşa kullanıyordu.He shared a well with his neighbor.
Eskiden bütün komşular birbirini ziyaret ediyordu.In the past, all the neighbors used to visit one another.
Tom'un komşusu meraklı Melahat gibi.Tom's neighbour is a bit of a curtain twitcher.
Tom komşusunun evinin inşasına yardım etti.Tom helped build his neighbor's house.
Komşuları rahatsız ediyorsunuz.You're disturbing the neighbors.
Yakın komşular uzak akrabalardan iyidir.Close neighbors are better than far-away relatives.
Tom komşusunun evini yaktı.Tom set his neighbor's house on fire.
Tom komşusunun evini ateşe verdi.Tom set his neighbor's house on fire.
Tom'un Kanadalı bir komşusu var.Tom has a Canadian neighbor.
Komşum hayatımı kurtardı.My neighbor saved my life.
Felix'in komşularının hiçbiri evlerinde değildi.None of Felix's neighbors were home.
Gunter doğruca komşulara koştu.Gunter ran straight to the neighbors.
Paul, karısının orada olup olmadığını öğrenmek için komşusunu aradı.Paul called his neighbor to find out if he wife was there.
"Başbakan, gemideki bulunan komşusunu ziyaret etti"."Başbakan, gemideki bulunan komşusunu ziyaret etti" (in Turkish).
Bir komşu sonraları şöyle dedi: "Bayan Clemm her zaman meşguldü.A neighbor later recalled: "Mrs. Clemm was always busy.
2012 yılı boyunca, Almanya ekonomisi bölgesel komşu ülkelere göre daha güçlü olmaya devam etmiştir.Through 2012, Germany's economy continued to be stronger relative to local neighboring nations.
Dennis, rahatsız olan komşusundan daha fazla zaman geçirmeye başlar.Dennis starts spending more time with him than his annoyed neighbor.
Bu İyi Komşuluk Politikası olarak adlandırıldı.This policy became known as the Good Neighbor policy.
Batı komşusu Almanya bugün Polonya'nın ana ticaret ortağıdır.Neighboring Germany is Poland's main trading partner today.
Türkiye ve yakın komşuları.Russia and its Near Neighbours.
O sırada Lois, oğlu Stewie ile birlikte yeni komşuları ile tanışmaya gider.Meanwhile, Lois goes with her youngest son, Stewie, to meet the new neighbors.
2002 yılında Ni, komşusunun evinin yıkımını filme çekerken tutuklandı.In 2002, Ni was arrested while filming the destruction of a neighbor's home.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Harold was immediately challenged by two powerful neighbouring rulers.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.You shall not bear false witness against your neighbor.
Yarışma, Estonya ve komşu ülkelerdeki müzik listelerinde önemli bir etki yaratmaktadır.The competition makes a considerable impact on music charts in Estonia and neighbouring countries.
Kamerun genel olarak komşu ülkeler ile iyi ilişkiler içerisinde bulunmaktadır.Cameroon enjoys generally good relations with its African neighbors.