"Komşularının milliyeti neydi?" "Malezya.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Malese."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Slovak.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Slovacca."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Sloven.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Slovena."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Hırvat.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Croata."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Libya.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Libica."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Galler.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Gallese."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Brezilya.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Brasiliana."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Azeri.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Azera."
"Komşularının milliyeti neydi?" "İspanyol.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Spagnola."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Avusturya.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Austriaca."
"Komşularının milliyeti neydi?" "Makedon.""Di che nazionalità erano i tuoi vicini?" "Macedone."
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O, mio Paese, che Dio ti protegga Possano i tuoi vicini ammirare i tuoi figli.
En yakın komşusu Tonga'dır.Lo Stato confinante più vicino è Tonga.
O komşularına yardım edebilirsin.Si possono visitare i vicini.
Bütün gruplar kendisiyle komşu iki grubu tolere ederken,diğer üç grupla kavga halindedir.9 Se due gruppi di credenti combattono tra loro, riconciliateli.
Walter'ın kaldığı yan odadaki komşusudur.Walter è stato l'unico a starle vicino.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Alcuni esempi sono Proxima Centauri e Wolf 359.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.L'Emirato di Bari non visse abbastanza a lungo per entrare in relazioni con i suoi vicini cristiani.
Portekiz ekonomisi, Müslüman devletlerle olan komşuluk durumundan oldukça faydalanmıştı.Ciononostante, l'economia portoghese beneficiò del commercio con alcuni stati islamici confinanti.
Ulaş kelimesi, Eski Türkçede bitişiklik, bitişik komşu anlamına gelmektedir.Il termine, di origine greca, significa chi siede accanto.
Bunun yanı sıra Fransa, Andorra dışındaki tüm komşularına demiryolu ağıyla bağlıdır.Esistono collegamenti ferroviari con tutti gli altri paesi limitrofi, con l'eccezione di Andorra.
Bir gün komşularından birini ziyaret eder ve üç kızından biriyle evlenmek istediğini bildirir.Una notte un uomo va a visitare la sua ex moglie e scopre che intende sposare un suo vecchio amico.
Yüzyıllarca Süryanilerle komşuluk yapmış bir mahalledir.Da secoli è abitata da pescatori.
Bölge, en az komşusu kadar geniş bir turizm potansiyeline sahiptir.Il villaggio, con caratteristiche agricole, gode di un piccolo turismo dalle vicine località maggiori.
İlin komşuları Halland, Västra Götaland, Östergötland, Kalmar ve Kronoberg illeridir.Confina con le contee di Halland, Västra Götaland, Östergötland, Kalmar e Kronoberg.
Mr. Humphrey Cadwallader & Mrs. Eleanor Cadwallader — Brook'un komşuları.Mr. e Mrs. Cadwallader — Vicini dei Brook.
Komşu bölgelere yayılmazlar.Non può costruire quartieri.
Türk kültüründe yardımlaşarak bir seferde komşu ve akrabaların da katılımıyla yapılır.Nella cultura turca è tradizione prepararlo aiutandosi, in modo reciproco, con i propri vicini.
Ancak Morgiana, haraminin yaptıklarını görür ve tüm komşularının kapısına aynı işareti koyar.Ma il cane si accorge del segno e fa una croce uguale su tutte le porte del paese.
Havzasını kuvvetle geriye aşındıran akarsu, komşu akarsuya yaklaşır.Ciò aumenta il suo sconforto, volendo egli raggiungere i confini del mondo.
Uruguay'ın komşusu Arjantin'le doğal sınırını oluşturan Uruguay nehri'nin kıyısına kurulmuştur.Il comune è bagnato dal fiume Uruguay che costituisce la frontiera con l'Argentina.
Bayan Chicarelli : Kick'in asık suratlı kapı komşusudur.Signorina Chiccarelli: altra vicina di casa di Kick.
Diğer komşu ülkeleri Singapur, Filipinler, Avustralya, Andaman ve Nikobar adalarıdır.Altri paesi vicini sono Singapore, Filippine, Australia ed India (isole Andamane e Nicobare).
Komşu bölgelerdeki Türk halkları da bu harekete destek verdi.A quel punto, i governi dei paesi africani vicini decisero di intervenire.
Komşu ülke İsviçre'nin bankaları ise aynı dönemde yaklaşık 3‚550 milyar İsviçre Frangı yönetmiştir.Nel 2009 le banche svizzere hanno gestito 5.400 miliardi di franchi svizzeri.
Yaklaşık 200,000 ışık yılı uzaklığıyla Samanyolu'nun en yakın komşularından birisidir.Situata ad una distanza di circa 200.000 anni luce, è una delle compagne della Via Lattea più vicine.
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.La polizia ferma una ragazza che vagava insanguinata per la città.
Ayrıca filmi Miyazaki'nin klasik animasyonu Komşum Totoro ile kıyaslamıştır.Il film venne presentato in contemporanea con Il mio vicino Totoro di Miyazaki.
2012 Yılında Başlayan Komşu baba Törenleri Düzenlenmektetir.La prima edizione dei giochi di quartiere si è svolta nel 2012.
Balabanlar komşu köyün adıdır.Monte Maggio è il nome del vicino villaggio.
Törensel Hampshire Kontluğu Dorset, Wiltshire, Berkshire, Surrey ve West Sussex kontluklari ile komşudur.Confina con (In senso orario dall'ovest) Dorset, Wiltshire, Berkshire, Surrey e West Sussex.
Bu yeteneği komşusu olan küçük kız Jenna'yı etkiler.Grazie al ragazzo, però, Jenna riesce a scrivere qualcosa.
İlçe, Bingöl ve Muş illerine komşudur.È dapprima la colf, poi amica e vicina di casa.
Buenos Aires eyaletinin batı komşusudur.Nasce nel quartiere La Boca di Buenos Aires.
O bayan bizim komşumuz.Та гражданка - наша соседка.
Smith ailesi bizim komşumuzdur.Семья Смит - наши соседи.
Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.Вчера ночью соседи сказали, что если мы не будем вести себя тихо, они вызовут полицию.
Komşulara tahammül edemiyorum.Терпеть не могу соседей.
Komşularımı uyandırmak istemiyorum.Я не хочу разбудить своих соседей.
Komşularına merhaba demez.Она не здоровается с соседями.
Komşunun çimenliği daha yeşil.Газон соседа зеленее.
Tom bizim komşumuz.Том - наш сосед.
Benim komşularım yok.У меня нет соседей.
Yahudi Özerk Bölgesi Çin ile sınır komşusudur.Еврейская автономная область граничит с Китаем.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.О, моя Страна, пусть Бог тебя хранит, Пусть соседи восхищаются твоими детьми.
Zabul Vilayeti, 1963 yılında Kandehar'a komşu olarak bağımsız bir vilayet olmuştur.Забул стал независимым от соседнего Кандагара в 1963.
Etiyopya komşu özerk Puntland bölgesinde de bir konsolosluk bulundurur.Эфиопия также поддерживает другое консульство в соседней автономной области — Пунтленде.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Не произноси ложного свидетельства на ближнего твоего.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.Барийский эмират существовал достаточно долго, чтобы вступить в отношения со своими христианскими соседями.
2004-2009 yıllarında Avrupa Birliği Komşuluk Politikaları ve Dış İlişkiler Komiseri olarak görev almıştır.Европейский комиссар с 2004, её портфель включал вопросы внешних сношений Евросоюза и политику добрососедства.