Ana içeriğe geç
Sözlük

koltukta ile cümle

koltukta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.למעשה יש גבר בשורה הראשונה שעושה חיקוי מושלם של המבט שלה.
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.هناك رجلٌ يجلس امامي الآن ينظر إلي نفس النظرة
Ön koltuktaki beyefendi arkadaşımın bakışını mükemmel bir şekilde taklit etti doğrusu.その時の彼女とまさに同じ表情をしています (観衆 笑)
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.Pozerala som sa na neho ako na tučného muža sediaceho na zlatej stoličke.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.Ich sah ihn als fetten Mann, sitzend in einem goldenen Sessel.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.I saw him as a fat man sitting on a golden chair.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Jag såg honom som en fet man sittande på en gyllene stol och arrogant.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Láttam ahogy egy hájas férfi ül egy arany székben, arrogánsan.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.L'ho visto come un uomo grasso, seduto su una sedia d'oro, arrogante.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Vê-se como um gordo sentado numa cadeira de ouro... de fartura arrogante.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Я видела этого толстяка, сидящего в золотом кресле, спесивого
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.傲慢な人間だと感じました 権力と富を手にしているからです
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.Saya memandangnya sebagai orang gendut duduk di kursi emas
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.Widziałem go jako grubasa siedzącego na złotym tronie.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.Εγώ τον έβλεπα σαν έναν χοντρό που κάθεται σε χρυσή καρέκλα.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum."Стори ми се един дебел човек, беше седнал върху златен стол.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.אני רואה בו אדם שמן .היושב על כיסא מוזהב
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Felállt mereven székében.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Ia bangkit kaku di kursinya.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Jeho obličej byl výmluvným fyzických utrpení.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Levantou-se rigidamente em seu assento.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Ngài đã sống cứng nhắc trong chỗ của mình.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.그는 자리에 stiffly했다. 그의 얼굴은 신체의 웅변했다
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Er erhob sich steif auf seinem Stuhl.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Hän nousi jäykästi paikallaan.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Han reste sig stelt i sin stol.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Hij stond stijf in zijn stoel.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Il se leva avec raideur dans son siège.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.On zdvihol sa strnulo na svojom mieste.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Podniósł się sztywno w fotelu.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Se levantó rígido en su asiento.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Se ridică ţeapăn în scaunul său.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Si alzò rigidamente al suo posto.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Vstal je stiffly v svojem sedežu.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Αναστήθηκε stiffly στο κάθισμά του.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Він піднявся натягнуто на своє місце.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Он поднялся натянуто на свое место.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Той се изправи вдървено на стола си. Лицето му беше красноречив на физическата страдание.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.ارتقى بتصنع في مقعده. كان وجهه بليغة البدنية
O onun koltukta kaskatı yükseldi.苦しんで。 "うわー!"と彼は言った。
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Ada seorang ayah dan anak yang duduk di kursi sebelah sana.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.C'erano un padre ed un figlio seduti in quel posto.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Daar zaten een vader en een zoon.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Da drüben saßen Vater und Sohn.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Havia um pai e um filho que estavam sentados naquele lugar ali.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Il y avait un père et son fils qui était assis à ce siège là-bas.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.아버지와 아들이 저 자리에 앉아 있었습니다.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Siedzieli tu ojciec z synem.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Un padre y un hijo se sentaban ahí.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Un tată şi fiu au stat în acel loc.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.Вон там сидели отец и сын.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.במושב שם ישבו אב ובנו.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.كان هناك أب مع ابنه كانا يجلسان على ذلك المقعد هناك.
Oradaki koltukta oturan bir baba oğul vardı.息子は死に 父は生き延びました
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Acum suntem pe canapea, ne uităm pe fereastră la mașinile care trec pe stradă.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Ahora estamos en el sofá mirando por la ventana a los coches que pasaban.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Chúng tôi đang ở trên ghế, nhìn ra ngoài cửa sổ xem xe chạy.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Hier zitten we op de bank en we kijken uit het raam naar passerende auto's.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Já zelenou. Jsme na pohovce a z okna sledujeme projíždějící auta.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Jetzt sind wir auf dem Sofa, schauen aus dem Fenster den vorbeifahrenden Autos zu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod