Ana içeriğe geç
Sözlük

koltukta ile cümle

koltukta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Kami sekarang sedang bertemu, melihat melalui jendela pada mobil yang sedang berlalu-lalang.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.우리가 이제는 소파에 있습니다, 창밖으로 차가 지나가는 것을 바라보고 있지요.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Most a kanapén vagyunk, a kint elsuhanó kocsikat nézzük.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Nous sommes maintenant sur le canapé, on regarde à travers les vitres les voitures qui passent à l'extérieur.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Ora siamo sul divano, e guardiamo dalla finestra le auto che passano.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Siedzimy teraz na kanapie, patrząc przez okno na przejeżdżające samochody.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Teraz sme na gauči a pozeráme sa cez okno na okoloidúce autá.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Είμαστε στον καναπέ, κοιτώντας έξω από το παράθυρο τα αυτοκίνητα που περνούν.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Зараз ми на дивані, дивимося у вікно на машини, що проїжджають повз.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Сега сме на дивана, гледаме през прозореца преминаващи коли.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Сейчас мы на диване, смотрим через окно на проезжающие мимо машины.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.עכשיו אנו על הספה, מתבוננים דרך החלון במכוניות חולפות.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.نحن الان على الأريكة، ننظر الى خارح النافذه الى السيارات المتحركة.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.窓から 車が走るのを眺めています 最後は一人で歩行器に乗りました
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Og personen der sidder i dit sæde er en løgner.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Aj človek na vašom sedadle je klamár.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Além disso, a pessoa sentada no vosso próprio lugar é um mentiroso.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.A także osoba siedząca na twoim miejscu.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Così quella che siede al vostro posto.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Et la personne assise sur votre siège est aussi un menteur.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı. Hepimiz yalancıyız.Chiar cel care stă pe scaunul tău e un mincinos.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.In je eigen stoel zit ook een leugenaar.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Juga Anda sendiri adalah pembohong.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.그리고 여러분들 또한 거짓말쟁이에요
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Och personen som sitter på just din stol är också en lögare.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Stejně tak ten, kdo sedí přímo na vašem místě; to je také lhář.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Továbbá az a személy is, aki az ön helyén ül, hazudós.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Und genau auf Ihrem Sitz ist auch einer.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Và cả người ngồi sát cạnh bạn cũng là kẻ nối dối.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Y también la persona sentada en su propio asiento.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Και το άτομο που κάθεται στη θέση σας είναι ψεύτης.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Даже человек, который сидит на вашем собственном месте, — лжец.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.І той, хто сидить у вашому кріслі - також брехун.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Същото се отнася за самите вас.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.גם האדם שיושב בכסא שלך ממש הוא שקרן.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.وأيضا الشخص الذي يجلس في مقاعدك الخاصة كذاب.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.私たちはみな嘘つきなのです
Yani temel şeyleri kontrol edebiliyorsunuz; çarpışmanın şiddeti, çocuğun hangi koltukta oturduğunu, vs.Je kan controleren op basiszaken, bijvoorbeeld hoe hevig de botsing was, in wat voor zitje zat het kind enz.
Yani temel şeyleri kontrol edebiliyorsunuz; çarpışmanın şiddeti, çocuğun hangi koltukta oturduğunu, vs.데이터의 기본 조건을 통제해 볼 수 있습니다. 차가 충돌한 세기라던가 아이가 타고있던 자리, 기타. 아이의 나이
Yani temel şeyleri kontrol edebiliyorsunuz; çarpışmanın şiddeti, çocuğun hangi koltukta oturduğunu, vs.Вы контролируете основные параметры: насколько сильной была авария, на каком сиденье сидел ребёнок и т.п.
Yani temel şeyleri kontrol edebiliyorsunuz; çarpışmanın şiddeti, çocuğun hangi koltukta oturduğunu, vs.حتى نتمكن من السيطرة على الأمور الأساسية ، مثل مقدار قوة الحوادث مانوع المقعد الذي استخدمه الطفل وما هو سنه
Yani temel şeyleri kontrol edebiliyorsunuz; çarpışmanın şiddeti, çocuğun hangi koltukta oturduğunu, vs.子供が座っていた座席 年齢も調整できます 真ん中のグラフにあたります
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Egy középiskolás diák ült mellettem, egy nagyon szegény családból származó tini.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.I sätet intill mig satt en high school-elev, en tonåring, och hon kom från en fattig familj.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.제 옆자리에는 한 십대 고등학생이 앉아 있었습니다. 그 학생은 정말 빈곤한 가정에서 태어났고
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Lúc đó, ngồi cạnh tôi là một học sinh cấp 3, một thiếu nữ, một cô bé xuất thân từ một gia đình rất nghèo.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Na sedadle vedle mě seděla náctiletá studentka střední školy, pocházející z velmi chudé rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.På sædet ved siden af mig sad der en gymnasieelev, en teenager, der kom fra en fattig familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Pe scaunul de lângă mine stătea o adolescentă, o elevă de liceu, ce provenea dintr-o familie foarte săracă.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Poleg mene je sedela dijakinja, najstnica, ki je prihajala iz zelo revne družine.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Sedela vedľa mňa stredoškoláčka, tínedžerka, ktorá pochádzala z chudobnej rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Und im Sitz neben mir war eine Schülerin, ein Teenager aus einer sehr armen Familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Στο διπλανό κάθισμα καθόταν μια μαθήτρια λυκείου, μια έφηβη, η οποία προέρχονταν από φτωχή οικογένεια.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моей соседкой была старшеклассница, подросток, из очень бедной семьи.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моєю сусідкою була старшокласниця, піділток, з дуже бідної родини.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.На седалката до мен седеше ученичка, тинейджърка, която идваше от много бедно семейство.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.במושב לידי היתה תלמידת תיכון, בגיל העשרה, והיא באה ממשפחה ממש עניה.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.وفى الكرسى المجاور لى طالبة فى المدرسة الثانوية، في سن المراهقة جاءت من أسرة فقيرة حقا
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.高校生、10代だったかな 彼女は貧乏な家の生まれで 「何かで成功したい」と打ち明けてきました。
Yanına otur veya yatakta yada koltukta yanına oturmasına izin verirsen yanına oturt.Usiądźcie na podłodze koło niego, lub pozwólcie mu wejść na kanapę koło was jeśli może.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod