Ana içeriğe geç
Sözlük

koltukta ile cümle

koltukta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor."水が垂れてくるの」って 「奥様 椅子を動かしてください」って (笑)
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Dus propten we ons in een taxi, dit hier is onze taxichauffeur. Ik zat achterin. Hij draaide zich om en zei:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:그래서 모두 택시에 탔는데, 뒷자석에 앉아있던 저를 돌아보면서,
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Namačkali jsme se do taxíku, já seděl vzadu a řidič se na mě otočí a řekne:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Natlačili sme sa do taxíku, toto je náš taxikár. Ja som vedel vzadu a on sa na mňa otočil a spýtal sa:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Wepchnęliśmy się do taksówki, nasz taksówkarz obraca się i pyta:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Влязохме в едно такси, а това е водачът на таксито ни, седях на задната седалка, той се обърна и ми каза:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Так що ми завалилися у таксі, і водій нашого таксі - а я сидів на задньому сидінні - обернувся і запитав:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:"אתם יודעים מה, אני חושב שיש עוד באר אחד שמחכה לנו." (צחוק) נכנסו למונית, וזה נהג המונית שלנו,
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:عندها تكدسنا في تاكسي ، وهذا سائق التاكسي لقد كنت جالسا في المقعد الخلفي ، التفت سائق التاكسي إلى الوراء
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:後部座席の私に 「どこまでですか」と訊いたとき 振り向いた彼の顔が見え
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Acesta e un Tri-Star, așa că au lăsat-o pe Natasha să stea în cabină.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Das ist ein Tri-Star, und sie haben Natasha wirklich im Notsitz sitzen lassen.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Đây là chiếc Tri-Star, và họ cho Natasha ngồi ở jump seat.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Dit is een Tri-Star, en ze lieten Natasha in de klapstoel zitten.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Este es un Tri-Star y dejaron que Natasha se sentara en la cabina.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Este é um Tri-Star, então deixaram a Natasha sentar-se na cabina.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Il s'agit d'un Tri-Star, et ainsi ils ont laissé Natasha s'assoir effectivement sur le strapontin.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.이건 트라이스타 여객기였기 때문에 나타냐도 점프시트에 앉혔죠.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Questo è un Tri-Star e così loro permisero anche Natasha di sedersi sulla poltrona di servizio.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.To jest Tri-Star. Nataszy też pozwolili tam siedzieć.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Αυτό ήταν ένα Tri-Star κι έτσι άφησαν τη Νατάσα να κάτσει μπροστά.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Това е Tri-Star, позволиха и на Наташа да седи на това място.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Это самолет Tri-Star, они посадили Наташу на откидное кресло.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.זה היה מטוס מסוג טרי-סטאר, אז הם הרשו לנטשה לשבת בכסא המפלט.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.و هذه طائرة تراي ستار و قد سمحوا بالفعل لنتاشا أن تجلس في مقعد القفز.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.パイロットのジェフは ナターシャに会った後
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık. Değil mi, Wood?Мы были в первом ряду на прошлой неделе.
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık. Değil mi, Wood?あれ、言ってなかったっけ?
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık.Eravamo qui lo scorso Venerdi.
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık.On était au premier rang vendredi soir.
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık.Wir waren erste Reihe im mitteln letzte Freitag.
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık.Ήμασταν πρώτη σειρά στο κέντρο την περασμένη Παρασκευή βράδυ.
Hiçbir şey yapmadan yan koltukta kuruluyorsun.Ülsz ott az anyósülésen és nem csinálsz semmit.
Hiçbir şey yapmadan yan koltukta kuruluyorsun.Vous êtes juste assis là à rien faire.
Hiçbir şey yapmadan yan koltukta kuruluyorsun.Αφού απλά κάθεσαι εκεί και το διασκεδάζεις!
Hiçbir şey yapmadan yan koltukta kuruluyorsun.طالما انك جالس تتسلى
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Anda tahu ketika Jim Cameron duduk di kursi.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Các bạn chú ý rằng Jim Cameron đang tọa trong ghế.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Je ziet dat Jim Cameron in een stoel zit.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.제임스 카메론이 좌석에 앉아있는 걸 눈치채셨을 겁니다.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Observați că Jim Cameron stă într-un scaun.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Pueden ver que Jim Cameron se está en un asiento
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Sie bemerken, dass Jim Cameron in einem Sitz sitzt.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Vedete qui Jim Cameron seduto su una sedia.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Vous remarquez que Jim Cameron est assis sur un siège.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Widzicie, że Jim Cameron siedzi w fotelu.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Вы заметили, что Джим Камерон сидит?
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.Забелязвате, че Сжим Камерън седи на седалка.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.אתם שמים לב שג'יימס קמרון יושב על מושב.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.لقد لاحظتم أن جيم كاميرون جالس في مقعد.
Jim Cameron'un koltukta oturduğunu fark ediyorsunuz.これは重力が座席にかかる
Kadın aramış ve demiş ki "Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Señor Wright, estoy sentada en el sofá, y el agua me está cayendo sobre la cabeza."
Koltukta uyuyorum..Ich schlafe auf der Couch.
Koltuktaki çocuğa bakın.Miren al niño en ese asiento.
Koltuktaki çocuğa bakın.Popatrzcie na dziecko w foteliku samochodowym.
Koltuktaki çocuğa bakın.Regardez le gosse dans le siège auto.
Koltuktaki çocuğa bakın.Κοιτάξτε το παιδί στο κάθισμα.
Koltukta uyuyorum.. Kimse yanımda olmadan--A dormir no sofá... soz-
Koltukta uyuyorum.. Kimse yanımda olmadan--Dormir en el sofá... sin nadi--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod