Hiçbir şey yapmadan yan koltukta kuruluyorsun.You're just on the sideline doing nothing.
Koltuktaki çocuğa bakın. Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Does he not look content, ready to go,
Koltukta uyuyorum.. Kimse yanımda olmadan--Sleeping on the coach... with nobo--
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Also the person sitting in your very seats is a liar.
Malcolm, Clay, eski şampiyonun gücünü azar azar tüketirken, maçı en ön koltuktan seyrediyordu.As Malcolm watched from the ringside, the young Clay wore down the older champion.
Yedi numaralı koltuktaydım.I was in seat seven.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.We're now on the couch, looking out through the window at cars passing by.
Geçen cuma gecesi en ön koltuktaydık.We were front row center last Friday night.
"Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Mr. Wright, I'm sitting on the couch and the water's pouring in on my head."
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum.I saw him as a fat man sitting on a golden chair.
UANC, Alt Meclis'te Afrikalılara ayırılan 80 koltuktan sadece üçünü kazanabilmişti.The UANC won only three out of 80 seats reserved for Africans in the House of Assembly.
Her koltukta ses sistemi vardır.Each seat includes an audio system.[1]
Albert 1977'de emekli oldu ve yerine 14 yıl boyunca koltukta oturan Wes Watkins geçti.Albert retired in 1977 and was succeeded by Wes Watkins, who held the seat for 14 years.
Arka koltukta ise Ray'in ameliyattan çıkardığı bir hasta bilinçsizce yatmaktadır.In the back seat, a seriously ill patient who Ray extracted from surgery lies unconscious.
Kalkışta Wills, diğer koltukta Coleman'la birlikte uçağı uçuruyordu.On take-off, Wills was flying the plane with Coleman in the other seat.
Blok, 450 koltuktan 20'sini alarak beşinci[1] sırada yer aldı.The bloc placed fifth[17] with 20 out of 450 seats.
Yeşil bir süveter giymiş ve yolcu tarafındaki arka koltukta oturur.She is in a green sweater and sits in the backseat on the passenger side.
Hemen iniyorsun o koltuktan!Du gehst sofort runter von dem Platz!
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Sie trinkt und schaut Fernsehen.
100 koltuktan daha az kapasiteye sahip tiyatrolar Off-Off-Broadway olarak adlandırılır.Off-Off-Broadway-Theater haben normalerweise weniger als 100 Sitzplätze.
Bu arada koltukta uyuyan Bayan John uyanır.Zur selben Zeit erwacht die scheinbar schlafende Frau in ihrer Zelle.
Ön koltukta oturur.Sitzhaltung auf einem Stuhl.
1909'da felç olmuş, hayatının geri kalanını bir koltukta yaşamak zorunda kalmıştı.Paralysé à partir de 1909, il a eu à vivre le reste de sa vie dans un fauteuil.
2009 seçimlerinde Güney Osetya Parlamentosu'ndaki 34 koltuktan 9'unu aldı.Aux élections de 2009, le parti récolta 9 des 34 sièges du Parlement de l'Ossétie du Sud.
Ön koltukta oturur.Il s'assit sur la chaise.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Il revient à son domicile où il regarde la télévision en famille.
Arka koltukta oturmaktadır.Il est retenu au poste d'arrière.
Bunların en meşhuru Koltuktaki Çıplak'tır.In: Die Wahrheit ist nackt am schönsten.
Otomobil üreticileri standart olarak ön koltukta emniyet kemeri yerleştirdiler.Les ceintures de sécurité sont intégrées aux sièges avant.
Yatay bisikletlerde bu itme kuvveti koltuktan alınıyor.C'est à son initiative que les bicyclettes sont introduites dans l'armée.
Bu koltukta kimse yok.No hay nadie en este asiento.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Siempre se la ve fumando y viendo televisión en su casa.
100 koltuktan daha az kapasiteye sahip tiyatrolar Off-Off-Broadway olarak adlandırılır.I teatri Off-Off-Broadway sono per definizione quei locali che hanno meno di 100 posti.
1992 yılındaki seçimlerde MPLA %53.74 oy almış ve parlamentodaki 227 koltuktan 129’unu kazanmıştır.Il MPLA-PT ebbe la meglio, ottenendo il 53,74% dei voti e 129 seggi su 227 in parlamento.
Buradaki koltukta yat.Ложись здесь на диване.
Arka koltukta oturmaktadır.Она садится на заднее сиденье.
Ön koltukta oturur.Надо встать на стул.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Он берёт тарелку и садится в кресло смотреть телевизор.
Ferit odada koltukta oturmuş birini görür.Человек может ощущать чьё-то присутствие в комнате.
2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde parti Almanya'daki 96 koltuktan 7'sini almayı başardı.На выборах в Европарламент 2014 года партия набрала 7,40 % голосов, получив 7 мест из 96 отведённых Германии.
Genel olarak uluslararası kurallara göre 20 koltuktan fazla kapasiteli uçaklarda otomatik pilot zorunludur.لكن الطائرات ذات المقاعد الأكثر من 20 راكب فتركيب نظام الطيار الآلي يكون إجباري من قبل هيئات الطيران الدولية.
100 koltuktan daha az kapasiteye sahip tiyatrolar Off-Off-Broadway olarak adlandırılır.Teatros Off-Off-Broadway são geralmente definidos como salas com menos de 100 assentos.
Arka koltukta oturmaktadır.Nos Bastidores da Sala de Aula.
Tom koltukta yatıp kitap okuyordu.Tom estava deitado no sofá, lendo um livro.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Hij zat in zijn stoel en keek televisie.
Ön koltukta oturur.In de put zitten.
M2E6/M2A1 – Sağ ön koltukta geliştirilmiş M49 makineli tüfek takılıydı.M2E6/M2A1: Elke M2 die werd uitgebreid met de M49 machinegeweer boven de passagiersstoel.
Tom koltukta yatmış, televizyon seyrediyor.Tom kijkt liggend op de bank televisie.
Tom koltukta uzanmış, televizyon seyrediyor.Tom kijkt liggend op de bank televisie.
100 koltuktan daha az kapasiteye sahip tiyatrolar Off-Off-Broadway olarak adlandırılır.Teatry nieprzekraczające 100 miejsc na widowni są klasyfikowane jako Off-off-Broadway.
Ön koltukta oturur.Siada na uboczu.
100 koltuktan daha az kapasiteye sahip tiyatrolar Off-Off-Broadway olarak adlandırılır.Teatrar med färre än 100 stolar räknas som Off-Off-Broadway.
Ön koltukta oturur.Provsitt den här stolen.
Arka koltukta oturmaktadır.Baksidan av stationshuset.
Bu arada koltukta uyuyan Bayan John uyanır.Claire sover lugnt i en stol på terrassen, och när hon vaknar är John borta.
1992 yılındaki seçimlerde MPLA %53.74 oy almış ve parlamentodaki 227 koltuktan 129’unu kazanmıştır.У виборах 1992 року МПЛА-ПТ отримала 53,74% голосів і 129 з 227 місць в парламенті.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Він як ні в чому не бувало вмощується в крісло і дивиться телевізор.
Ferit odada koltukta oturmuş birini görür.Марія сидить поруч на невидимому кріслі.
Arka koltukta oturmaktadır.Розташовувався він ззаду.
1992 yılındaki seçimlerde MPLA %53.74 oy almış ve parlamentodaki 227 koltuktan 129’unu kazanmıştır.La alegerile parlamentare MPLA a câștigat 54,7% din voturi cu 129 din 220 de locuri în parlament.