Ana içeriğe geç
Sözlük

koltuk ile cümle

koltuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Tôi nhớ cô có một vài vết thương nơi mắt cá chân, phải dán băng cá nhân và đi đôi nạng.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Vzpomínám si, že měla poraněný kotník stažený obinadlem a měla berle.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.Я помню, у неё была какая-то травма лодыжки, эластичный бинт и костыли.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.אני זוכר שהיתה לה איזושהי פציעה בקרסול, תחבושת וקביים.
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.مازلت أذكر , كان كاحلها مصابا نوعا ما ضمادة آس وعكازات
Bileğinde bir çeşit sakatlanma olduğunu hatırlıyorum, bir sargı ve koltuk değnekleri vardı.包帯をし 松葉杖をもっていました 背はとても高かった と思います
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Az "ő csak egy kis lány, egy" volt egy öreg fa egy ága hajlott, mint a helyet rajta.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."Bila je le malo dekle" se je staro drevo, ki ima podružnico ukrivljen, kot je sedež na njej.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."Bola to len trochu dievča" Tam bol starý strom, vetvy ohnuté ako miesto na nej.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."Byla to jen trochu dívka" Tam byl starý strom, větve ohnuté jako místo na ní.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."Była tylko trochę dziewczyna" nie było starego drzewa z oddziału powyginane jak siedzenie na nim.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Dan dia hanya sedikit gadis yang 'ada sebuah pohon tua dengan cabang membungkuk seperti duduk di atasnya.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Een 'Ze was gewoon een beetje een meisje een' er was een oude boom met een tak gebogen als een zetel op.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Ein "war sie nur ein bisschen von einem Mädchen einen" gab es einen alten Baum mit einem Zweig gebogen wie ein
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.En "hun var bare lidt af en pige, en 'der var et gammelt træ med en gren bøjet som en sæde på det.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Ett "hon var lite av en flicka ett" det var ett gammalt träd med en gren böjd som en plats på den.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.'그녀가 여자 조금했다'는 오래된 나무 지점있었습니다처럼 구부러진
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Talkin '. "Hän oli vain hieman tyttö" oli vanha puu haara vääntynyt kuin paikka se.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Un 'era solo un po' di una ragazza un 'c'era un vecchio albero con un ramo piegato come un posto su di esso.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.Un 'no era más que un poco de una niña de un' había un viejo árbol con una rama doblada como un asiento en él.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.'Вона була просто трохи дівчина "було старе дерево з відгалуженням дугоподібних місце на ньому.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.'Она была просто немного девушка "было старое дерево с ответвлением дугообразных место на нем.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."Тя е само малко на едно момиче" е имало старо дърво с клон се наведе като място в нея.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."היא קצת של ילדה" היה עץ זקן עם סניף כפוף כשל
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.و"انها مجرد قليلا من فتاة من" كان هناك شجرة قديمة ولها فرع وكأنها عازمة
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.その上に座席。彼女は"彼女はバラがその上に成長作った"を
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Are o canapea imensă, încap destui oameni, şi de fapt ne-am distrat făcând asta.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Była też wielka kanapa, na której mieściło się kilka osób, i świetnie się na niej bawiliśmy.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Er staat een enorme sofa, kunnen heel wat mensen op, en we hadden er gewoon veel plezier mee.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Es hatte eine große Couch, auf der ein paar Leute Platz hatten, und wir hatten hauptsächlich Spaß damit.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Ha un divano enorme per diverse persone, e fondamentalmente ci siamo divertiti un sacco con questa.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Il y avait un grand canapé, pour plusieurs personnes, nous nous sommes vraiment bien amusés avec.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.이것은 거대한 휴식처이며, 소수의 이들에게 알맞게 설계되었으며, 기본적으로, 우리는 이곳에서 멋진 시간을 보낼겁니다.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Tiene un sofá enorme, en el que caben varias personas, y básicamente nos divertimos con este.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Và một ghế bành to vừa đủ cho vài người và chúng tôi đã rất vui khi làm cái đó.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Има огромен диван, който събира доста хора, и всъщност страшно се забавлявахме с това.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Там уместился огромнмый диван, уместится и немло людей, и, в общем, работа с этим проектом была в радость.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.יש בו ספה ענקית, שמכילה די הרבה אנשים, ובעיקרון היה לנו כיף של זמן עם זה.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.بها أريكة ضخمة، تسع لعدد جيد من الناس وقد استمتعنا بوقتنا في هذه
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.これがあれば楽しく過ごせることでしょう このトレーラの中で旅 逃避とは何かと
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Bylo tam hodně lidí, jezdí tam věřící v kolečkových křeslech a s berlemi a tak podobně.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.C'erano molte persone - i fedeli arrivavano in sedia a rotelle, con le stampelle e così via.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.De gelovigen komen er in rolstoelen en op krukken in drommen op af.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Der var mange mennesker der -- de troende kommer der -- kørestole og krykker og så videre.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Det var mycket folk där -- de troende kom för att vara med i sina rullstolar och sina kryckor och så vidare.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Eine Menge Leute waren anwesend - die Gläubigen verkehren dort -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Era multă lume acolo... credincioşi veniţi să fie în ... scaune cu rotile şi cârje şi altele.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Havia lá muita gente — apareciam fiéis em cadeiras de roda e de muletas.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Hay un montón de personas, los creyentes que vienen, sillas de ruedas y muletas y así.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Il y avait beaucoup de monde -- les fidèles venaient avec leurs -- fauteuils roulants, leur béquilles, etc.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.사람들이 많았는데 - 신념에 찬 이들은
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Siellä oli paljon ihmisiä -- uskovat tulevat pyörätuoleillaan ja kainalosauvoillaan ja muilla.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Sokan voltak ott -- a hívők eljöttek kerekesszékben, mankóval, és így tovább.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veliko ljudi je bilo tam, vernikov v invalidskih vozičkih, z berglami in tako naprej.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Zgromadziła się tam cała masa bogobojnych osób, na wózkach inwalidzkich, o kulach, itp.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Имаше много хора... вярващите баха дошли с техните инвалидни колички, патерици, и т.н.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Там было много людей — верующие в инвалидных колясках и на костылях, и тому подобное.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.היו שם הרבה אנשים - המאמינים באו לשם על גבי -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.كان هناك الكثير من الناس هناك -- المؤمنون كانوا هناك --
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.松葉づえをついた人など 信心深い人々がいました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod