Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Vi är i en privatskola i västra USA, sittandes i röda sammetsstolar med pengar i våra fickor.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Мы в частной школе на Американском Западе, сидим на красных, бархатных стульях и в наших карманах есть деньги.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Намираме се в частно училище в американския Запад, седейки в червени кадифени столове, с пари в джобовете си.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.אנו נמצאים בבית ספר פרטי במערב האמריקני, יושבים בכסאות מקטיפה עם כסף בכיסנו.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.نحن الآن في جامعة خاصة في الغرب الأمريكي، نجلس على مقاعد مخملية حمراء، وكل منا معه من المال ما يكفيه ويزيد،
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.赤いビロードの椅子に腰かけ ポケットにはお金もあります 我々の生活を見てみると
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Anyám vezetett; a fivéremmel hátul ültünk.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.엄마는 운전 중이셨고, 형과 전 뒷자석에 앉아있었어요.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Mama conducea; fratele meu şi cu mine eram în spate.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Ma mère conduisait; mon frère et moi étions assit à l'arrière.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Meine Mutter saß am Steuer; mein Bruder und ich saßen auf der Rückbank.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Mia mamma guidava, e mio fratello ed io eravamo seduti dietro.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Mijn moeder reed en mijn broer en ik zaten op de achterbank.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Mi madre iba conduciendo; y mi hermano y yo en el asiento de atrás.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Moja mama prowadziła, ja i mój brat siedzieliśmy z tyłu.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Майка ми караше; с брат ми седяхме отзад.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.Мама вела машину, а мы с братом сидели на заднем сидении.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.אמי נהגה. אחי ואני ישבנו במושב האחורי.
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.وكانت والدتي تقود السيارة .. وكنت أجلس مع أخي في مؤخرتها
Arabayı annem kullanıyordu; erkek kardeşim ve ben arka koltuktaydık.僕らは 母親に腹を立てていた 窓の外には
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."그 쪽하고 소원하게 되면 곤란하지요"라고 하더군요.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Não podemos arriscar aliená-los, ao testar cintos de segurança contra cadeiras auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nie mogą ich zrazić porównując pasy z fotelikami.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Non possiamo rischiare di perdere clienti testandoli contro le cinture."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."No podemos arriesgar alejarlas probando cinturones en relación con asientos de auto'.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nous ne pouvons pas risquer de les perdre en faisant des tests comparatifs entre ceinture et siège auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nu putem risca să-i îndepărtăm testând centurile de siguranţă versus scaunele auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Vi kan inte riskera att stöta oss med dem genom att testa bälten gentemot stolar."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."We willen ze niet voor het hoofd stoten door een test van de gordel ten opzichte van autozitjes. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Wir können nicht riskieren, das Vertrauen der Kunden zu verlieren.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Δεν ρισκάρουμε να ψυχρανθούν συγκρίνοντας ζώνες ασφαλείας και καθίσματα αυτοκινήτου.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Мы не хотим рисковать и портить с ними отношения, сравнивая ремни безопасности и детские кресла."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Не можем да рискуваме да ги отблъснем, като тестваме столчета за коли спрямо предпазни колани."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."אנחנו לא יכולים להסתכן בהברחתם על ידי השוואת ".חגורות בטיחות לכיסאות בטיחות
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."لا يمكننا المجازفة بخسارتهم بسبب اختبار أحزمة الأمان النسبي لمقاعد السيارة. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."なんとか 匿名を条件に
Arka koltuk iyi iş yapan biri içindir.A hátsó ülés azé az egyetlen emberé aki jó munkát végzett. Épp ezt akartam mondani
Arka koltuk iyi iş yapan biri içindir.Der Rücksitz ist für denjenigen, der einen guten Job machen wird. Das ist wo ich bin.
Arka koltuk iyi iş yapan biri içindir.Le siège arrière est seulement pour celui qui a fait du bon travail. C'est la ou je suis.
Arka koltuk iyi iş yapan biri içindir.Locul din spate e pentru cine face treaba buna. E locul meu.
Arka koltuk iyi iş yapan biri içindir.Ostatnie siedzenia są dla tych, którzy<br />robią swoją pracę dobrze. Dlatego tutaj jestem.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Ich brauchte die Krücke nicht mehr. Ich lief wie auf einer Wolke.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Je n'avais plus besoin de la béquille, je marchais sur l'air.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.저는 목발이 필요 없었습니다. 저는 허공을 걷고 있었습니다.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Kule nie były mi już potrzebne, chodziłem w chmurach.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Non avevo più bisogno delle stampelle, camminavo in aria.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Nu mai aveam nevoie de cârjă, căci pluteam de-a dreptul.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Saya tidak membutuhkan kruk lagi, Saya berjalan di udara.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Ya no necesitaba más las muletas; estaba caminando en el aire.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Δεν χρειαζόμουν πατερίτσες πια, περπατούσα στον αέρα.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Аз не се нуждаех от патерицата вече, аз ходех по въздуха.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.Мне уже не нужны были костыли: я шёл по воздуху.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.לא הייתי זקוק לקביים יותר, ריחפתי באוויר.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.وانا اسير بدون عكازتي كان الامر كما المشي على الهواء
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yoktu, havada yürüyordum.最高の気分でした 最も意義深い出来事の一つは
A şıkkında x otobüsteki koltuk sayısı olsun.Entonces in Parte a, definamos x como la capacidad del autobús.
A şıkkında x otobüsteki koltuk sayısı olsun.Por isso em parte um, vamos deixar x ser o autocarro número pode acomodar.
A şıkkında x otobüsteki koltuk sayısı olsun.Takže v časti a máme "x"- to bude počet miest v autobuse.
A şıkkında x otobüsteki koltuk sayısı olsun.Takže v části a, máme x, to bude počet míst v autobusu.
A şıkkında x otobüsteki koltuk sayısı olsun.Така, в подточка А нека х е броят на седящите места.