Yürümek için koltuk değneği kullanır.Koristi ga kao štap za hodanje.
Fakat 28.000 koltuk bulunmaktadır.Ima 28 000 stanovnika.
23.112 koltuk kapasitesine sahip olan stadyum, ülkedeki en büyük ikinci stadyumdur.Kapacitet stadiona iznosi 31.200 mjesta te je najveći u zemlji.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Registriran je za prijevoz 60 putnika.
Koltuk değeneği omuzu yukarı kaldırır.Usta su mu okrenuta prema gore.
Aracın yükleme alanı arka koltuklar katlanarak arttırılabilmektedir.Uklonjivi krov se mogao pohraniti iza stražnjih sjedala.
5000 koltuk kapasitelidir.Kapaciteta je 5 000 mjesta.
Bu koltuk boş mu?Je li ovo mjesto slobodno?
Aralık 1918 genel seçimlerinde Sinn Féin Westminister'daki İrlanda koltuklarının çoğuna sahip oldu.Vo voľbách v decembri 1918 strana Sinn Féin získala najväčšie zastúpenie pre Írsko v britskom parlamente.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.Ďalšie dve bomby dopadli tesne vedľa trupu pri zadnej časti lode.
7 koltuklu modeli ise Grand C4 Picasso olarak bilinmektedir. ^ "Citroën Grand C4 Picasso".Boli nimi Citroën C4 Picasso, a vo zväčšenej verzii C4 Grand Picasso.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Osídľuje doteraz voľné nezalesnené miesta).
Maçlarını, 20.187 koltuk kapasiteli Stade Tourbillon stadında oynar.Domáce zápasy hrávajú na štadióne Stade Tourbillon, ktorý má kapacitu 20 187 miest.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Ali prichádza a vidí ako sledujú telku.
Koltuk altı veya aksilla, kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk.Teda pod šiestimi ramenami, ktoré vychádzajú zo svietnika.
2005 parlamento seçiminde, parti 7 koltuk kazandı.Pri voľbách v novembri 2007 sa strane podarilo získať piatich zástupcov v Európskom parlamente.
5000 koltuk kapasitelidir.Kapacita je 5 500 miest na sedenie.
1967 Amerikalı araç üreticileri arka koltuklara da emniyet kemeri yerleştirdi.Približne od roku 1967 sa aj starším autobusom pri prelakovaní maľoval biely pás v podokennej časti.
Kapasitesi 5000 koltuk, 10000 ayakta olmak üzere toplam 15000 kişidir.Jeho kapacita je 550 miest na sedenie a pojme spolu aj 1500 ľudí.
4,070 koltuk kapasitesine sahiptir.Njegova kapaciteta je 4.047 sedežev.
Ön koltukta oturur.Prosim vas, da ostanete na sedežih.
Büyük Orion radar anteni geniş bir ön kesit gerektirdiğinden pilot koltukları yan yana yerleştirildi.Pilota sta sedela eden pleg drugega, ker je velik Orion radar potreboval velik frontalni presek.
Geri kalan koltuklar azınlıklara göre dağıtılmıştır.Preostalo prebivalstvo je razpršeno po manjših mestih in vaseh.
Bazı modellerde çapraz kayan arka yan koltuklar bulunmaktadır.Nekateri modeli vključujejo vzmeten sedež.
Yeni stadyumun kapasitesi 32.000 kişilik olup hepsi koltukludur.Kapaciteta je 33 milijonov kubikov, kar zadostuje za preskrbo vse Romanje.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.Od leta 1979 je na ogled v stolnični zakladnici.
Favorit'in tüm koltuklarında emniyet kemeri bulunmaktadır.V podpornem loku so kipi svetnikov.
Fakat 28.000 koltuk bulunmaktadır.Talpa 28 tūkst. vietų.
Stadyum'da 12.303 koltuk bulunuyor.Vaivadijoje yra 3307 gyvenvietės.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Už keleivių sėdynių įrengtas bagažo skyrius.
Biletlerde koltuk numarası yoktur.Antkapinėje plokšėje įrašų nėra.
42.000 koltuk kapasitesine sahiptir.Turi 49 000 sėdimų vietų.
1992 yılından bu yana stadyumun tümü koltuklandırılmıştır.Nuo 2002 m. visos svarbiausios gatvės yra asfaltuotos.
Yürümek için koltuk değneği kullanır.S. Kösen vaikščiojant turi naudotis ramentais.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.Reisirongide vagunid on kohandatud reisijate vedamiseks.
30,044 koltukludur.Kasutatud 30.04.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1977. aastal liideti Seljakülaga Aasaküla.
Biletlerde koltuk numarası yoktur.Omapohjas ei ole kohad nummerdatud.
500 litrelik geniş bagaj hacmine sahip ve arka koltuklar katlanarak kapasite 1440 litreye kadar çıkarılabilir.Selle pakiruum mahutab 500 liitrit, aga kui tagaistmed alla lasta, mahub sinna 1400 liitrit.
Fakat 28.000 koltuk bulunmaktadır.Osalejaid oli üle 28 000.
Parti seçimlerde %7.1 aldı ve bir koltuk kazandı.Valimistel kogus erakond 8,1% häältest ja sai Riigikogusse 7 kohta.
Ayrıca Académie française üyeliğine seçildi (35 numaralı koltuk).Ta valiti 1925. aastal Prantsuse Akadeemia liikmeks (38. iste).
"Boş koltukları doldurmak için geldiler"."Teekond tühjade tünnidega".
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.그렇다지만, 최근의 충돌사고에서 3점식 안전벨트가 카시트보다 도리어 보호효과가 좋았습니다.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Maar inderdaad, in recente crashes doen de driepuntsgordels het zelfs beter dan de autozitjes.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Ma in realtà, negli incidenti recenti le cinture a tre punti fanno perfino meglio dei seggiolini.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Najświeższe dane pokazują, że pasy 3-punktowe są jeszcze lepsze od fotelików.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.,אבל בעצם, בתאונות האחרונות דווקא חגורות הכתף-אגן למעשה, משיגות אפילו תוצאות טובות יותר מכיסאות .הבטיחות
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.ولكن في الواقع ، في الحوادث الأخيرة ,حزام الخاصرة والكتف أظهروا نتائج أفضل من مقاعد السيارة
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.チャイルドシートより有効です そんなはずはない と思う人もいるでしょう
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Az amerikai nyugat egyik magániskolájában vagyunk, vörös bársonyszékeken ülünk és pénz van a zsebünkben.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Chúng ta đang ở tại một trường tư tại Phía Tây của Mỹ, ngồi trên những ghế nệm đỏ với tiền trong túi.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Estamos numa escola privada no Oeste americano, sentados em cadeiras de veludo, com dinheiro no bolso.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Jsme na soukromé škole na západě USA, sedíme v sametových křeslech, s penězi po kapsách.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Kita berada di sekolah swasta di barat Amerika duduk di kursi dengan beludru merah dengan uang di saku kita.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.우리는 미국 서부의 사립학교에 있으며 빨간 벨벳 의자에 앉아 있으며, 주머니에는 돈이 들어 있죠.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Siamo in una scuola privata nell'America occidentale seduti in poltroncine rosse, con soldi in tasca.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Sme na súkromnej škole na západe USA. Sedíme na červených zamatových stoličkách a vo vreckách máme peniaze.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Smo na privatni šoli ameriškega zahoda, sedimo na žametnih rdečih stolih, z denarjem v žepu.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Suntem la o şcoală privată în Vestul Americii, stând în scaune de catifea roşie, cu bani în buzunare.