320 metrekarelik alana kurulu olan tiyatronun seyirci salonu 160 koltuk kapasitelidir.Зрительный зал театра рассчитан на 398 мест.
Ancak parti parlamentoda herhangi bir koltuk kazanamadı.لكن الحزب أخفق في الفوز بأي مقعد في البرلمان.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.ولم أكن أستطيع أن أحلق إبطي، ولم أكن ألبس مثل الفتيات العاديات أو أضع مكياجاً.
Stadyum 27.770 koltuk kapsitelidir.يسع الملعب لجلوس 27,770 متفرج .
Yasal olarak, mutlak çoğunluk için -boş koltuklar olsa bile- 133 sandalye gerekmektedir.للفوز بأغلبية بسيطة، سيتعين على الحزب أن يأخذ 137 مقعدًا.
Geri kalan koltuklar azınlıklara göre dağıtılmıştır.تم تخفيض باقي فصائل السوس إلى قبائل الفصائل الفرعية.
2005 parlamento seçiminde, parti 7 koltuk kazandı.في الانتخابات البرلمانية لعام 2005 حصل الحزب على 7 مقعد.
Fakat 28.000 koltuk bulunmaktadır.يسع الملعب لجلوس 28،000 متفرج.
2001 parlamento seçiminde, parti 1 koltuk kazandı.في الانتخابات البرلمانية لعام 2001 حصل الحزب على مقعد واحد.
Diğer iki konferans salonu ise 200 koltuk kapasitesine sahiptir. ^ويكون السراي بكل مشتملاته مائتي قاعة.
Koltuk değeneği omuzu yukarı kaldırır.يكون الذراع مرفوعاً لأعلى.
Genel olarak uluslararası kurallara göre 20 koltuktan fazla kapasiteli uçaklarda otomatik pilot zorunludur.لكن الطائرات ذات المقاعد الأكثر من 20 راكب فتركيب نظام الطيار الآلي يكون إجباري من قبل هيئات الطيران الدولية.
Küçük Tiyatro, bugün 467 koltuk kapasitesine sahiptir.والقاعة الصغيرة فيها 437 مقعداً.
Tümü koltuklu olan tribünlerde engelliler için ayrılan bir kısım bulunmaktadır.وينتهي على كل جانب في حلقة غير كاملة تحيط بالقصبات.
Koalisyonun parçası olarak, Meclis'te 7 Senato'da 1 koltuk kazandı.وبموجب اتفاق الائتلاف مع الحزب الديمقراطي المالديفي حصل الحزب على ثلاثة مقاعد في مجلس الوزراء.
Stadyum, tamamı koltuklu ve 69.120 kapasiteli.مجمع السفارات، الكفاءات 69.
İki koltuk boş.في محلين فاضيين
Bu sekiz koltuklu MPV ve aynı zamanda Ford Freda Japon ev pazarında satıldı.É um MPV de oito lugares e também foi vendido no mercado doméstico japonês como o Ford Freda.
Mazda Bongo Friendee sekiz koltuklu MPV.A Mazda Bongo Friendee é um MPV de oito lugares.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Eu não raspava minhas axilas e não usava maquiagem como garotas normais.
2001 parlamento seçiminde, parti 30 koltuk kazandı.Nas eleições parlamentares de 2001 o partido ganhou 30 assentos.
Günümüzde 72.000 koltuk kapasitesine sahiptir.Atualmente, possui capacidade de 22 mil lugares.
Tamamı koltuklu stadyum olarak: 42.788 (Manchester United'a karşı, 10 Şubat 2010).Estádio com assentos: 42.788 (v. Manchester United, 10 de fevereiro de 2010).
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.O Grieghallen é uma sala de concertos com capacidade de 1.500 lugares em Bergen, Noruega.
2005 parlamento seçiminde, parti 7 koltuk kazandı.Nas eleições parlamentares de 2005 o partido ganhou 7 assentos.
Ancak parti parlamentoda herhangi bir koltuk kazanamadı.Mas o partido não ganhou nenhum assento no parlamento.
100 koltuktan daha az kapasiteye sahip tiyatrolar Off-Off-Broadway olarak adlandırılır.Teatros Off-Off-Broadway são geralmente definidos como salas com menos de 100 assentos.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Ela retorna ao assento do piloto e com segurança o avião pousa.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".«Faltam vagas, mas sobram salas vazias».
Küçük Tiyatro, bugün 467 koltuk kapasitesine sahiptir.A sala de espetáculos tem capacidade para 470 poltronas.
Yürümek için koltuk değneği kullanır.Ele precisa usar muletas para poder andar.
Geri kalan koltuklar azınlıklara göre dağıtılmıştır.Os restantes troços foram desclassificados.
Alouette III, Alouette II'ye göre daha büyük ve daha çok koltukludur.É um desenvolvimento do Alouette II, tendo um tamanho maior e uma maior capacidade de carga.
Beş koltuklu MD 520N'in altı koltuklu uzatılmış bir modelidir.O G 520T é uma versão de dois assentos do G 520.
767–200 modelin, çıkış kapısı sınırlamaları yüzünden 255 koltuk kapasite sınırı vardır.Todos os modelos da série -200 tem capacidade de carregar 225 devido as limitadas saídas de emergência.
Yolcular için fazladan koltuk ilave edildi.O número de assentos foi reduzido para 4 passageiros.
Wisconsin Eyaleti ön koltuklarda emniyet kemeri kullanımını mecbur tuttu.DMRC tornou obrigatório o uso de capacetes de segurança nos canteiros de obras.
Arka koltukta oturmaktadır.Nos Bastidores da Sala de Aula.
Tamamı koltuklu olan stad olimpik faaliyetler için de elverişlidir.Esta vila é destinada a ser uma casa auto-suficiente para todos os participantes olímpicos.
Kapasitesi 8,127 olup 4,376'sı koltukludur.O estádio tem capacidade para 8.127 pessoas, sendo 4.376 sentadas.
Salonun basketbol karşılaşmaları için alabileceği en yüksek kişi sayısı 15,442 koltuktur.A capacidade da arena para partidas de basquetebol é de 15.504 espectadores.
Oyuncular, maç sırasında koltuk değneği kullanmaktadır.Os atletas jogam sentados na quadra.
Tamamı koltuklu olan stadyumda kapalı devre kamera sistemi de mevcuttur.Além disso, o estádio têm um moderno e completo equipamento de câmeras de segurança.
Tom koltukta yatıp kitap okuyordu.Tom estava deitado no sofá, lendo um livro.
Parti 1969 parlamento seçimine katıldı (1.24%), ancak herhangi bir koltuk kazanamadı.De partij nam deel aan de parlementsverkiezingen van 1969 (1.24%), maar won geen zetels.
918 Spyder, Michael Mauer tarafından ortadan motorlu iki koltuklu bir spor otomobil olarak tasarlanmıştır.De 918 Spyder is een middenmotor tweezits sportwagen ontworpen door Michael Mauer.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Hij zat in zijn stoel en keek televisie.
2005 parlamento seçiminde, parti 7 koltuk kazandı.In parlementsverkiezingen van 2005 kreeg de partij 7 zetels.
2001 parlamento seçiminde, parti 1 koltuk kazandı.In parlementsverkiezingen van 2001 kreeg de partij 1 zetel.
Fakat 28.000 koltuk bulunmaktadır.De plaats telt 28.000 inwoners.
Onun dışında her yerde Mazda’nın “Karakuri Oturma Sistemi” kullanılarak yedi koltuklu olarak satılmaktadır.In het interieur zijn zeven zitplaatsen te maken met Mazda's 'Karakuri'-systeem.
T-27 Brezilya Hava Kuvvetleti için üretilen iki koltuklu eğitim modeli.T-27 Trainingstoestel van de Braziliaanse luchtmacht.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler"."Opdat de kamer leeg zal zijn."
Alouette III, Alouette II'ye göre daha büyük ve daha çok koltukludur.De Alouette III is voortgekomen uit de Alouette II.
Tamamı koltuklu olmak üzere 60.000 seyirci kapasiteli olup, ülkedeki en büyük üçüncü stadyumudur.Er kunnen 60.000 toeschouwers en daarmee is dit het grootste stadion van Tanzania.
Ön koltukta oturur.In de put zitten.
500 koltuk kapalı tribünde yer almaktadır.De overdekte tribune telt 500 zitplaatsen.
Koltuk değeneği omuzu yukarı kaldırır.Zijn staart staat omhoog.
Bu seçimlerde parti Meclis'te 12 Senato'da 3 koltuk aldı.De partij won echter slechts drie van de beschikbare 12 zetels in het Senaat.
Tribünlerin tümü koltukludur.Alle driehoeken zijn congruent.