"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nee, nee," riep Holmes, duwen hem terug in de stoel van waaruit hij had half gestegen.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nein, nein", rief Holmes, schob ihn in den Sessel zurück, aus denen er die Hälfte gestiegen.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nej, nej," råbte Holmes og skubbede ham tilbage i stolen, hvorfra han havde halvdelen steget.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nej, nej", ropade Holmes, knuffa honom tillbaka i stolen som han hade hälften stigit.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nem, nem," kiáltotta Holmes, tolta vissza a székbe, ahonnan már half emelkedett.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ne, ne," je zavpila Holmes, ga shoving nazaj v stol, iz katere je imel half povečala.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ne, ne," zvolal Holmes, strčí ho zpátky do křesla, ze kterého se ještě půl vzrostl.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nie, nie," zawołał Holmes, wtykając go z powrotem na krześle, z którego miał pół zmartwychwstał.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nie, nie," zvolal Holmes, strčí ho späť do kresla, z ktorého sa ešte pol vzrástol.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Non, non," s'écria Holmes, le pousser de nouveau dans le fauteuil d'où il était à moitié augmenté.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."No, no," esclamò Holmes, spingendolo indietro sulla sedia da cui era mezzo risorto.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."No, no", exclamó Holmes, empujándolo de nuevo en la silla de la que había medio resucitado.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Nu, nu," strigă Holmes, impingandu-l înapoi în scaunul de la care el a avut jumatate înviat.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Tidak, tidak," teriak Holmes, mendorongnya kembali ke kursi dari mana dia setengah meningkat.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Όχι, όχι," φώναξε Χολμς, τον σπρώξουν επάνω πίσω στην καρέκλα από την οποία κατείχε το ήμισυ αυξηθεί.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Не, не - извика Холмс, блъскане го обратно в стола, от които той е половина възкръснал.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Нет, нет," воскликнул Холмс, толкая его обратно в кресло, из которого он наполовину повысились.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ні, немає," вигукнув Холмс, штовхаючи його назад у крісло, з якого він наполовину підвищилися.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."לא, לא," צעק הולמס, דוחף אותו בחזרה לתוך כיסא שממנו הוא היה חצי עלה.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."لا ، لا ،" بكيت هولمز ، والدفع به مرة أخرى إلى كرسي من الذي قال انه كان نصف ارتفع.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir.上昇。 "私は本当に世界のためのあなたのケースを見逃すことはない。
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Acesta este primul nostru pacient, iesit de la terapie intensiva, si priviti acel scaun, in regula.
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Đây là bệnh nhân đầu tiên của chúng tôi, được rồi, hãy nhìn cái ghế này.
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Itt van a legelső betegünk, miután kikerült az intenzívről, nézzék csak azt a széket, rendben.
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Nuestro primer paciente, fuera de cuidados intensivos, y observen esa silla, exacto.
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Questo è il nostro primissimo paziente, fuori da terapia intensiva, vi basta guardare la sedia, va bene.
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Voici notre tout premier patient, sortant des soins intensifs, et regardez bien cette chaise là, d'accord?
Iste ilk hastamiz. Yogun bakimda. ve dikkat edin su koltuga, tamam mi?Ето първият ни пациент, излязъл от реанимация - просто погледнете този стол, нали.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Dia akan menyelesaikan sendiri bahkan lebih dalam di kursi lengannya.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Ele iria resolver-se ainda mais profundamente em sua cadeira de braços.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.El însuşi ar rezolva chiar mai mult în fotoliu lui.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Él mismo asentarse aún más profundamente en su sillón.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Er würde sich noch tiefer niederzulassen in seinem Sessel.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Hän selvittää itselleen vieläkin syvästi hänen nojatuoli.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Han skulle bosätta sig ännu djupare i sin fåtölj.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Han ville bosætte sig endnu dybere i sin lænestol.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Hij zou vestigen zich nog dieper in zijn arm stoel.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Il s'installait encore plus profondément dans son fauteuil.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.그는 팔 의자에 더욱 깊이 스스로 해결합니다.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Miał rozstrzygnąć się jeszcze głębiej w jego fotelu.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.On bi sam poravnati še bolj globoko v roko stol.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.On by sa usadiť ešte hlbšie v jeho kresle.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.On by se usadit ještě hlouběji v jeho křesle.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Ông sẽ giải quyết mình thậm chí còn sâu hơn trong ghế cánh tay của mình.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Si sarebbe risolvere ancor più profondamente nella sua poltrona.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Szerette volna rendezni magát, még mélyebben a karját székre.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Θα τον εαυτό του διευθετήσει ακόμα πιο βαθιά στην πολυθρόνα του.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Він буде вирішувати сам ще глибше у своєму кріслі.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Он будет решать сам еще глубже в своем кресле.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.Той ще се разрешат още по-дълбоко в ръката му стол.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.הוא היה ליישב את עצמו עוד יותר עמוק בכיסא זרועו.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.وقال انه حتى تستقر نفسه أكثر عمقا في كرسي ذراعه.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.二人の女性が脇の下の下に彼をつかんだときにのみ彼は、彼の目は開いて投げるという
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Aveva finito la sua cena e andato al suo posto preferito sul focolare-tappeto.
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Cô đã hoàn thành bữa tối của mình và đi đến chỗ ngồi yêu thích của mình trên tấm thảm, lò sưởi.
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Dia telah selesai makan malam dan pergi ke tempat duduk favoritnya di karpet perapian.
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Ea a terminat cina ei şi a plecat la locul ei preferat de pe vatra-covor.
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Ela tinha terminado o seu jantar e ido para o seu lugar favorito no tapete da lareira.
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Elle avait fini son repas et disparu à son siège préféré sur le tapis du foyer.
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.Había terminado su cena y se fue a su asiento favorito en la alfombra.