Ana içeriğe geç
Sözlük

koltuğa ile cümle

koltuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Jsem snížil jsem na židli.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Laskin itseni tuoliin.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Leeresztettem magam egy székre.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.M-am coborât într-un scaun.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Mi sono calato in una sedia.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi. "Neden?"나는 의자에 자신을 낮춘. "왜?"
Ben kendimi bir koltuğa indirdi. "Neden?"خفضت نفسي في كرسي. "لماذا؟"
Ben kendimi bir koltuğa indirdi. "Neden?"私は言った。 "彼は、先生の巡査を襲撃。"
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Sem se spuščajo v stol.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Som znížil som na stoličke.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Spuściłem się na krześle.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Tôi hạ bản thân mình vào một chiếc ghế.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Εγώ ο ίδιος μείωσε σε μια καρέκλα.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Аз се спуснат в един стол.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Я опустився на стілець.
Ben kendimi bir koltuğa indirdi.Я опустился на стул.
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.Et ma femme a trouvé ceci très choquant, donc elle s'est assise sur chaque siège de notre appartement,
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.제 아내는 이걸 매우 불쾌하게 생각했습니다. 그래서 저희 아파트에 있는 자리란 자리에는 죄다 앉았고
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.Moja žena je menila, da je to zelo žaljivo, in se je usedla na vsak sedež v stanovanju.
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.ואשתי חשבה שהדבר הזה מאוד מעליב, אז היא ישבה בכל כיסא בדירה שלנו,
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.واعتقدت زوجتي ان ذلك مهينا جدا فكانت تجلس على كل كرسي في شقتنا
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.アパート中の椅子に腰かけたため 一年の大部分を立って過ごすことになりました
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.我的妻子覺得這很侮辱女人, 所以她把我們家的每個座位都坐了一遍。
Felsefede, ilahiyatta yaptığın ise rahat bir koltuğa oturup ahkam kesmektir.La filosofía y la teología es sentarse en un sillón
Felsefede, ilahiyatta yaptığın ise rahat bir koltuğa oturup ahkam kesmektir.Ma in filosofia e teologia ti siedi su una poltrona.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Assieds-toi avec moi sur le canapé.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Kom naast me zitten.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Setz dich zu mir auf die Couch.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Siediti qui con me sul divano.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Usiądź ze mną na kanapie.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Κάθισε μαζί μου στον καναπέ.
Gel otur benimle koltuğa şöyle.Верно? Садись на диван!
Gel otur benimle koltuğa şöyle.娼婦の胃から検出されたのは・・
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Fölálltam, hogy menjen, de Holmes elkapott a csukló és lökött vissza a helyemre.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ich stand zu gehen, aber Holmes erwischte mich durch die Handgelenk und drückte mich zurück in meinen Stuhl.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ik stond op om te gaan, maar Holmes ving mij met de pols en duwde me terug in mijn stoel.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.I rose iti, vendar me Holmes, ki jih ulovijo zapestje in me potisnil nazaj v svoj stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Jag steg att gå, men Holmes fångade mig av handled och knuffade mig tillbaka in i min stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Jeg rejste til at gå, men Holmes fangede mig ved håndled og skubbede mig tilbage i min stol.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Je me levai pour partir, mais Holmes me saisit par le poignet et m'a poussé sur ma chaise.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.당신이 가서 장미,하지만 홈즈가로 딱 걸렸네 그리고 손목 내 의자로 다시 밀어.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.M-am sculat să plece, dar Holmes ma prins de de mână şi ma împins înapoi în scaunul meu.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Mi alzai per andare, ma Holmes mi ha preso da parte polso e mi ha spinto indietro nella mia sedia.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Nousin mennä, mutta Holmes sai minut kiinni, että ranne-ja työnsi minut takaisin tuolilta.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Tôi đã tăng lên đi, nhưng Holmes bắt tôi do cổ tay và đẩy tôi trở lại vào chiếc ghế của tôi.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Vstal jsem jít, ale Holmes chytil mě za zápěstí a tlačil mě zpátky do židle.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Vstal som ísť, ale Holmes chytil ma za zápästia a tlačil ma späť do stoličky.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Wstałem iść, ale złapał mnie Holmes przez nadgarstka i pchnął mnie z powrotem do mojego krzesła.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Ι ανήλθε σε πάω, αλλά Holmes μου έχει αλιευθεί από τα στον καρπό και με έσπρωξε πίσω στη καρέκλα μου.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Аз станах да отида, но Холмс ме хвана за китката и ме бутна обратно в стола си.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Я встав, щоб піти, але Холмс вхопив мене за зап'ястя і штовхнув мене назад у крісло.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.Я встал, чтобы уйти, но Холмс схватил меня за запястья и толкнул меня обратно в кресло.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.קמתי ללכת, אבל הולמס תפס אותי בידי היד ודחף אותי לאחור בכיסא שלי.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.وارتفع أن أذهب ، ولكن هولمز اشتعلت لي من قبل الرسغ ودفعت لي العودة الى مقعدي.
Gitmek için ayağa kalktım ama Holmes ile beni yakaladı ve bilek benim koltuğa beni geri itti.手首は​​自分の椅子に私をプッシュバック。 "それは両方、またはいずれもが、"彼は言った。
Hakikati somut olarak aramaktır. Felsefede, ilahiyatta yaptığın ise rahat bir koltuğa oturup ahkam kesmektir.Но при философията и теологията си стоите на креслото и казвате:
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Ei, ei," huudahti Holmes, työntämään hänet takaisin siihen tuoliin, josta hän oli puoli noussut.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Không, không," khóc Holmes, xô đẩy anh ta trở lại vào chiếc ghế mà ông đã một nửa tăng lên.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."아니, 아니,"홈즈는 그가 그것을 가지고있는 의자에 그를 다시 밀어, 울었 이분의 일 증가.
"Hayır, hayır," Holmes o vardı hangi koltuğa onu geri itmek diye bağırdı yarım yükselmiştir."Não, não", exclamou Holmes, empurrando-o de volta para a cadeira de que ele tinha uma meia ressuscitado.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
koltuğa ile cümle - Sayfa 4 - koltuğa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App