Meme kanseri ve kolon kanseri gibi birçok hastalık fiziksel hareketsizlik ile doğrudan alakalı.Rak piersi czy jelita grubego wiążą się głównie z brakiem aktywności.
Meme kanseri ve kolon kanseri gibi birçok hastalık fiziksel hareketsizlik ile doğrudan alakalı.Saker som bröst- och tarmcancer är direkt länkade till vår bristande fysiska aktivitet
Meme kanseri ve kolon kanseri gibi birçok hastalık fiziksel hareketsizlik ile doğrudan alakalı.דברים כמו סרטן השד וסרטן המעי הגס מקושרים ישירות למחסור בפעילות גופנית,
Meme kanseri ve kolon kanseri gibi birçok hastalık fiziksel hareketsizlik ile doğrudan alakalı.أشياء مثل سرطان الثدي وسرطان القولون وترتبط مباشرة إلى افتقارنا إلى البدنية [نشاط]،
Meme kanseri ve kolon kanseri gibi birçok hastalık fiziksel hareketsizlik ile doğrudan alakalı.仲包括乳癌同結腸癌 呢兩樣都同缺少運動直接相關
Meme kanseri ve kolon kanseri gibi birçok hastalık fiziksel hareketsizlik ile doğrudan alakalı.身体活動の欠如と 直接に関連しているのです 事実 10%の人が乳癌と結腸癌の両方に
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?서식지에서 각각의 일을 수행하는 일개미의 수를 상황변화에 따라 어떻게 조정할 수 있는 것일까요?
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?W jaki sposób kolonia dostosowuje liczbę mrówek wykonujących jakąś pracę do zmieniających się warunków?
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?Как колонии умудряются регулировать поведение такого большого количества рабочих с изменением условий.
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?Как така колонията успява да нагласи броя на работници, изпълняващи всяка задача, при променящи се условия?
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?כיצד המושבה מצליחה לווסת את מספר הפועלות שעוסקות בכל משימה כאשר התנאים משתנים?
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?وكيف للمستعمرة أن تدير وتضبط. عدد النمل العاملين في كل مهمه بإختلاف الظروف؟
Nasıl oluyor da şartlar değişince... ...koloni her bir işte çalışan işçi sayısını ayarlayabiliyor?いかにコロニーは調整しているのか? 色々なことが考えられます
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.As criaturas acabam por lançar-se na exploração e colonização do Universo.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Ennen pitkää he menisivät avaruuteen ja aloittaisivat maailmankaikkeuden kansoittamisen ja tutkimisen.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Eventualmente saldrán al espacio y comenzarán a colonizar y explorar el universo.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Finiranno per andare nello spazio, e cominceranno a colonizzare e esplorare l'universo.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Ils pourraient se déplacer dans l'espace et commencer à explorer et coloniser l'univers.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Într-un final ei vor ajunge în spaţiu şi vor începe să colonizeze şi să exploreze universul.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.결국 이들은 우주로 나가서, 새로운 행성을 개척하기 시작합니다.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Sie würden schließlich ins All fliegen, Kolonien aufbauen und das Universum erforschen.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.W końcu zaczęłyby odkrywać wszechświat.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.В конце концов, они бы вышли в космос и начали колонизировать и исследовать Вселенную.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Одного разу вони вийдуть в космос і почнуть досліджувати та колонізувати всесвіт.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.След време ще отидат в космоса и ще започнат да колонизират и да изследват вселената.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.בסופו של דבר הם יגיעו לחלל, ויתחילו לאכלס ולחקור את היקום.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.سيذهبون للفضاء ويبدأون الاستعمار واستكشاف الكون.
Oldukça kolon yapılılar, her biri bir sütuna tutturulmuş.Elles sont ancrées sur colonnes, chacune étant rattachée à sa colonne.
Oldukça kolon yapılılar, her biri bir sütuna tutturulmuş.Jsou velmi sloupcovité, všechny jsou připevněny na sloupy.
Oldukça kolon yapılılar, her biri bir sütuna tutturulmuş.Wykute są w kolumnach.
Oldukça kolon yapılılar, her biri bir sütuna tutturulmuş.Ze staan als een kolom, elk vast aan een pilaar.
Oldukça kolon yapılılar, her biri bir sütuna tutturulmuş.Вони стовпчаті, кожна розташована на колоні.
Oldukça kolon yapılılar, her biri bir sütuna tutturulmuş.Они вытянуты в высоту, вдоль колонн, на которых они размещены.
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Cho đến lúc đó, chúng tôi đã được chỉ là một một trong của nó thuộc địa, không giống như Bắc Ai-len của bạn.
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Do té doby jsme byli jen jedou z jejich kolonií, podobnì jako vaše Severní Irsko.
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil. Gerçekten?Hasta entonces, fuimos una colonia, igual que tu Irlanda del Norte. - ?En serio?
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Până atunci nu am fost decât o altă colonie englezească, nu ca Irlanda de Nord.
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Tot dan, waren wij slechts een van zijn kolonies, niet verschillend van uw Noord-Ierland.
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Vse do takrat smo bili ena izmed njihovih kolonij, ne pa kot vaša Severna Irska.
Ona kadar biz kolonilerden biriydik, senin kuzey İrlandanın aksine değil.Μέχρι τότε, ήμασταν απλά μια από τις αποικίες της, σαν εσάς.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyor예를 들어 여기 집을 짓고 있는 군대개미 군단이 있어요
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorQui ad esempio una colonia di formiche sta costruendo un tunnel.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorTukaj vidimo primer, kako kolonija vojaških mravelj tvori tunel.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorTutaj, na przykład, widzimy kolonię mrówek-żołnierzy budującą tunel.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorVí dụ ở đây là một đàn kiến đang xây đường hầm.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorΕδώ βλέπουμε, για παράδειγμα, μια αποικία μυρμηγκιών-στρατιωτών που χτίζει μια σήραγγα.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorТук е представен пример на колония от мравки-войници, които строят тунел.
Örneğin burada bir asker karınca kolonisi bir tünel inşa ediyorهنا على سبيل المثال توجد مستعمرة من جيش النمل يبنون قناة.
O zaman başka bir neseye rastladığınızda orada kalabilir ve o diğer nesneyi kolonize edebilirsiniz.A jeśli wpadniesz na inny obiekt, możesz tam zostać i go skolonizować.
O zaman başka bir neseye rastladığınızda orada kalabilir ve o diğer nesneyi kolonize edebilirsiniz.En als je dan bij een ander object komt, kan je daar blijven en de andere omgeving koloniseren.
O zaman başka bir neseye rastladığınızda orada kalabilir ve o diğer nesneyi kolonize edebilirsiniz.그러다가 다른 천체를 만나게 되면, 거기 머물면서 그리고 그곳에서 대량으로 서식합니다. 그러면 생명이 널리 퍼질 것입니다
O zaman başka bir neseye rastladığınızda orada kalabilir ve o diğer nesneyi kolonize edebilirsiniz.ואז, אם אתה נתקל בעצם אחר, אתה יכול להישאר שם ולהתיישב על העצם האחר. וכך החיים מתפשטים
O zaman başka bir neseye rastladığınızda orada kalabilir ve o diğer nesneyi kolonize edebilirsiniz.وعندما تجد جرما آخر, بإمكانك البقاء عليه واستعمار الأجرام الأخرى. إذا الحياة ستنتشر
O zaman başka bir neseye rastladığınızda orada kalabilir ve o diğer nesneyi kolonize edebilirsiniz.繁殖することができます このように天体から天体へと 生命が広がるのです つまり カイパーベルトに生命が存在するなら
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.Así pues, sólo había una posibilidad: sacar la columna del computador.
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.C'era una sola possibilità - portare la colonna fuori dal computer.
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.Do đó, chỉ có một khả năng-- là phải mang cái cột ra khỏi máy tính.
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.Donc, il n'y n'avait qu'une seule possibilité, sortir la colonne de l'ordinateur.
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.Es gab also nur eine Möglichkeit: Die Säule aus dem Computer herauszuholen.
O zaman geriye tek bir ihtimal kalıyordu, kolonu bilgisayardan dışarı çıkarmak.Existovala jenom jedna možnost -- vynést sloup z počítače ven.