Bu binalar da İspanyol koloni zamanından kalmadır.Het zijn de restanten van de Spaanse kolonisatie.
Mezarlar koloniyal zamanda hala daha korunmuş durumdayken insanlar Chincorro-Kültürü esnasında gömülmüşlerdir.De graslanden in De Kleibosch, waarin de adderwortel voorkomt, worden begraasd door Groninger blaarkoppen.
Bu ülke Birleşik Krallık'ın bir kolonisiydi ve 21 Eylül 1964 yılında Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını aldı.Malta was een Britse kolonie tot de onafhankelijkheid binnen het Britse gemenebest op 21 september 1964.
ABD Bayrağı'ndaki 13 çizgi, bağmsızlığını ilan eden 13 koloniyi temsil eder.De dertien strepen van de vlag van de Verenigde Staten symboliseren deze dertien koloniën.
İngiliz parlamenter sistemi ve İngiliz hukuku pek çok eski koloni için bir esas oluşturmuştur.Zo is de common law van het Verenigd Koninkrijk overgenomen door veel voormalige koloniën.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Een deel van de gebouwen staat nog steeds overeind.
Yapıtları, kırk yılı aşkın bir süre kolonileştirme-karşıtı kurtuluş hareketlerine esin verdi.Hij reageert er dermate haatdragend op, dat hij somtijds veertig jaar later nog steeds wraak tracht te nemen.
Tekirdağ'ı bir Yunan kolonisi olarak kurulduğu kabul edilegelmiştir.Het is door de Grieken gesticht als een kolonie.
Kolonisi kısmen başarılı olmuştur.Deze kolonie bleek succesvol..
Surinam'a yerleşen Hollanda kolonisinin 1968'den 1975'e kadar lideri olmuştur.Dit is een lijst van presidenten van Suriname, van 1975 tot heden.
Kigali, 1907 yılında bir Alman kolonisi olarak kuruldu.Kigali werd in 1907 tijdens de Duitse kolonisatie door Richard Kandt gesticht.
Yoksul bir kolonidir.Chr. een kolonie.
Bu kolonlarda taa kaideye kadar uzar iki ogrencinin arkasindan.Over de rug lopen twee gele tot groene strepen tot aan de kop.
Özellikle Avustralya adalarında büyük koloniler meydana getirirler.Het bedient voornamelijk Australische bestemmingen.
Koloni halkı, ayrı, özgür ve bağımsızdır”."Heusch te vrijgevochten en zelfstandig".
Burada kalabalık ve neşeli bir koloni bulmayı bekliyorlardı.Vanaf die tijd was er sprake van een georganiseerde en bloeiende Joodse gemeenschap.
Danimarka 1733 yılında da Fransa'dan Aziz Croix kolonisini satın aldı.De Denen kochten St. Croix van de Franse West-Indische Compagnie in 1733.
Post-kolonyal çalışmalarının önemli ismidir.Zijn recentere werk geldt als postkoloniaal.
Kırmızı Gezegen'i kolonileştirme" (İng."Perspectieven op veranderen"(red.).
Genellikle kuş kolonileri için kullanılır.Toerako's worden vaak gehouden in vogelcollecties.
Ancak ne kolonileşmenin ne de keşif araştırmalarının izine rastlanabilmiştir.Noch van hemzelf, noch van het vliegtuig zijn ooit sporen gevonden.
Savaş sonunda Soğd kolonileri Göktürklerin eline geçti.Uiteindelijk koos de kolonie de kant van de geallieerden.
Caprica gezegeni de 12 Koloni Federasyonunun merkezidir.Ze speelde net als Caprica Six een belangrijke rol in de destructie van de twaalf kolonies.
Sosyaldir, ufak koloniler hâlinde yaşar.De vogel leeft in kleine kolonies.
1997 yılında, Artemis Projesi Europa'yı kolonize etmek için bir plan üretmiştir.Projekt Artemis opracował plan kolonizacji Europy.
Şehirdeki bütün nüfus kaçmış ve salgını On Üç Koloni'nin geri kalanına taşımıştır.Cała populacja uciekła z miasta, przynosząc tym samym wirusa do pozostałych trzynastu kolonii.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Kolonizacja Europy wiąże się z wieloma trudnościami.
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.W 1808 Sierra Leone została oficjalną kolonią brytyjską, w której mieli osiedlać się uwolnieni niewolnicy.
Yalnız veya koloniler halinde yaşarlar.Żyją samotnie lub w koloniach.
1867 - Singapur, Birleşik Krallık Kraliyet Kolonisi oldu.1867 – Singapur został kolonią brytyjską.
Hollanda kolonizasyonu döneminde, Avrupalı sakinler için popüler bir şehir olmuştur.Podczas holenderskiej kolonizacji miasto było popularnym celem europejskich wycieczek.
Bu vergiler kolonilerde büyük bir sıkıntı yarattı.Ustawa wywołała ogromny sprzeciw w koloniach.
1664 - New Jersey, İngiltere Krallığının bir kolonisi oldu.1664 – Założono angielską kolonię New Jersey.
Bazen geniş koloniler kurarlar.Czasami mogą powstać duże, rozgałęzione kolonie.
Kölelik, kuruluşlarından beri Karayipler'deki İngiliz kolonilerinin temeliydi.Od samego początku niewolnictwo było podstawą gospodarki w koloniach brytyjskich na Karaibach.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.W 1839 New Zealand Company ogłosiła plany zakupu dużych obszarów ziemi i założenia kolonii na Nowej Zelandii.
1810 - ABD, eski İspanyol kolonisi olan Batı Florida'yı ilhak etti.1810 – USA zaanektowały Zachodnią Florydę.
Eski bir Roma kolonisidir.Dawna kolonia rzymska.
Danimarka 1733 yılında da Fransa'dan Aziz Croix kolonisini satın aldı.W roku 1733 kompania kupiła od Francuskiej Kompanii Zachodnioindyjskej wyspę Saint Croix.
Fransız Somali'si Afrika Boynuzu’nda bir Fransız kolonisi idi.Somali Francuskie stało się jedną z francuskich kolonii w Afryce.
Genelde koloniler halinde bulunur.Usadawiają się zawsze koloniami.
Post-kolonyal çalışmalarının önemli ismidir.Krytyka postkolonialnego rozumu.
Esasen bu Sisam koloni yerleşmesinin yeri olarak Tekirdağ merkezi olarak düşünülmekteydi.Najprawdopodobniej to właśnie ten ośrodek należy traktować jako miejsce narodzenia Plotyna.
Kolonicilerin ölüm oranı son derece yüksekti.Koszty polityki kolonialnej były wysokie.
Oyun Amerika'nın Avrupa milletleri tarafından kolonileştirilmesini konu alır.Akcja gry jest osadzona w czasie kolonizacji Ameryki.
Genellikle bir kolonide tek bir kraliçe bulunur ve kolonideki arıların çoğunun (bazen hepsinin) annesidir.W kolonii występuje zwykle jedna królowa, jeśli jest ich więcej, to tylko jedna składa jaja.
1681 yılında Pensilvanya Kolonisi, William Penn tarafından kuruldu.W 1681 William Penn założył nową kolonię Pensylwanię.
Aynı kolonda 1'den 49'a kadar olan rakamların arasından altı rakam seçilerek oynanır.Polega na wytypowaniu wyników losowania 6 liczb z zakresu od 1 do 49.
Bunun için de ilk koloniler dönemine kadar geriye gitmek zorunda kaldılar.Do wyjazdu pierwszych kolonistów nie doszło.
Falkland Adaları) bir koloni kurma izni vermesini sağlar.Oostendse Compagnie (Towarzystwo Handlowe Ostendy) miało pozwolenie na zakładanie kolonii zamorskich.
Jamaika Kolonisi (İngilizce: Colony of Jamaica), eski bir Britanya kolonisiydi.Jamajka pozostała kolonią angielską.
Küba, o zamanlar, İspanya'nın bir kolonisiydi.Urodził się na Kubie, wówczas jeszcze hiszpańskiej kolonii.
Koloni halkı, ayrı, özgür ve bağımsızdır”.Byłyby to miasta „wolne i niezależne”.
George Washington koloni güçlerinin kışlık karargahını iki defa Morristown'da kurmuştu.Waszyngton założył obóz zimowy w Morristown.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.W tym samym czasie w koloniach rosły w siłę ruchy antykolonialne.
Çok kalabalık koloniler oluşturular.Powstają liczne kolonie robotnicze.
1003 yıllarında Leif Ericson tarafından Vinland’da kurulmaya çalışılan koloniyle bağı olduğu düşünülmektedir.1010 roku podjął się próby kolonizacji Winlandii odkrytej przez Leifa Erikssona.
Kırmızı Gezegen'i kolonileştirme" (İng.Rewolucja międzyplanetarna (ros.
Bu koloni tekrar görülememiştir.Nie dostrzegłam więcej tego światełka.
Dört tane kolonun üstünde yapılan köprü, kanyonun en derin olduğu yerlerin üstünden geçmektedir.Jest to najwyżej położony z 4 potoków, które szlak ten przekracza w Dolinie Wierchcichej.