Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Kilincsek a megismerés és a képzelet ajtaján.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.비유는 문의 손잡이 입니다. 우리가 알 수 있고 상상할 수 있는 세상의.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Sie sind die Klinken an den Türen zu dem, was wir wissen können und was wir uns vorstellen können.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Son manijas de puerta de lo que podemos saber y lo que podemos imaginar.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Sono le maniglie sulle porte di ciò che possiamo sapere, e di ciò che possiamo immaginare.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Sunt mânerele de la uşa spre ceea ce putem şti, şi ceea ce ne putem imagina.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Είναι τα χερούλια πάνω στην πόρτα των δυνατοτήτων της γνώσης μας και της φαντασίας μας.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.Как ручка на двери из привычного нам мира в мир воображаемый.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.הן ידיות על הדלת של מה שאנחנו יכולים לדעת, ושל מה שאנחנו יכולים לדמיין.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.لأنها تمسك بمقابض أبواب وعينا وخيالنا.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.想像の世界へと繋がる ドアの取っ手なのです ドアはそれぞれ 新しい家や
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.De fick upp, gick fram till fönstret, och förblev där, med armarna om varje andra.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.De stod op, gik hen til vinduet, og forblev der, med armene om hvert andre.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ei se ridică, se duse la fereastră, şi a rămas acolo, cu braţele lor despre fiecare alte.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Eles se levantou, foi até a janela, e lá permaneceu, com os braços sobre cada outras. Mr.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.He nousi, meni ikkunaan, ja pysyi siellä, heidän kätensä jokaisen muut.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Họ đứng dậy, đi đến cửa sổ, và ở lại đó, với cánh tay của họ về mỗi khác.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ils se leva, alla à la fenêtre, et restait là, avec leurs bras sur chaque d'autres.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.그들은 일어나서 창문으로 다가 갔을 때, 거기 남아 각각에 대한 자신의 무기로 기타.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Mají vstal, šel k oknu, a zůstal tam, s rukama o každém jiné.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Majú vstal, išiel k oknu, a zostal tam, s rukami o každom iné.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Mereka bangkit, pergi ke jendela, dan tetap di sana, dengan lengan mereka tentang masing-masing lainnya.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ők felállt, az ablakhoz ment, és ott is maradt, a karjukat a minden egyéb.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Oni wstał, podszedł do okna, i pozostał tam, z rękami na temat każdego innych.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Se levantó, se acercó a la ventana, y permaneció allí, con sus brazos alrededor de cada otros.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Si alzò, andò alla finestra, e vi rimase, con le braccia su ciascun altri.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Sie stand auf, ging zum Fenster und blieb dort, mit den Armen zu den einzelnen anderen.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ti je vstal, šel k oknu, in je ostala tam, z rokami o vsaki drugih.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Ze stond op, liep naar het raam, en bleef daar, met hun armen over elkaar andere.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Οι σηκώθηκε, πήγε στο παράθυρο, και παρέμεινε εκεί, με τα χέρια τους ο ένας για τον άλλα.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Вони встали, підійшли до вікна, і залишався там, з руками на кожному інші.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Они встали, подошли к окну, и оставался там, с руками о каждом другие.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.Те стана, отиде до прозореца и остана там, с техните ръце за всеки от друга.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.הם קם ממקומו, ניגש אל החלון, ונשאר שם, עם נשקם על כל אחרים.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.حتى أنهم وصلوا ، وذهب إلى النافذة ، وبقي هناك ، مع أسلحتهم حول كل الأخرى.
Onlar kalkıp pencereye gitti ve orada kaldı, her biri hakkında kollarını diğer.他の。 氏Samsaは、その方向に彼の椅子に振り向くと、静かにそれらを観察
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Azt mondtam, hogy velük akarok meghalni, de kitépték őket a karomból.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Dissi che sarei morta con loro, ma li staccarono dalle mie braccia.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Ich sagte, ich möchte mit ihnen sterben, doch sie rissen sie aus meinen Armen.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.I said I would die with them, but they wrenched them from my arms. We heard them killing the children.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Jag sa att jag skulle dö med dem men de slet dem från mina armar.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Povedala som im, že zomriem s nimi, ale oni mi ich vytrhli z rúk.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Powiedziałam, że umrę z nimi, ale wydarli mi je z rąk.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Saya bilang saya mau mati dengan mereka tapi mereka direnggut dari tanganku
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Τους είπα ότι θα πέθαινα μαζί τους, αλλά τα άρπαξαν από τα χέρια μου.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Исках да умра с тях, но ги отскубнаха от ръцете ми. Чухме ги, докато ги убиваха.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Я сказала, что умру вместе с ними, но они вырвали их из моих рук
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.אמרתי שאני אמות איתם .אבל הם משכו אותם בחוזקה ממני
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.子供たちを殺すのが聞えました 夜のことでした
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi? Bütün yaptığım elimi havaya kaldırıp hareket ettirmek oldu.Deci, îmi folosesc mâinile s-o descriu.
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Je peux la décrire avec mes bras, pas vrai?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?단순하게 제 팔로 글자를 표현할 수 있습니다, 그렇죠?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Mogę do tego użyć ramion.
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Posso descrevê-la com os meus braços, certo?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Použijem ruky, dobre?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Puedo describirla con mis brazos, ¿sí?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Tôi có thể mô tả nó bằng cánh tay của mình, phải không?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Μπορώ να το περιγράψω με τα χέρια μου.
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?Я могу изобразить это своими руками, так?
Onu kollarımla tasvir edebilirim değil mi?באופן פשוט מאוד. אני יכול לתאר אותה באמצעות זרועותיי, כן?