Hemen altından obi geçeceği için erkek kimonolarının kolları daha az geniştir.У женских кимоно рукава не касаются оби именно из-за своей длины.
Bölgede yüzlerce nehir ve kolları mevcuttur.На территории района протекает много рек и ручьёв.
Dövüşçü, uzayan ayak ve kolları ile uzak dövüşte avantaj sağlamaktadır.Она оказывается очень хорошей платформой, прежде всего для ударов руками или ногами с дальней дистанции.
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Его размер делает его физически самым сильным в своем роде.
Kont zindana gelince Leonara'yı rakibinin kolları arasında ölmüş bulur.Вошедший граф ди Луна находит только что ставшую его женой Леонору мёртвой в объятиях врага.
6 Ağustos akşamı ilerleyen Anzak kolları, Osmanlı gözcü postaları tarafından yer yer ateş altına alınmıştı.4 октября они, будучи по другую сторону фронта, отправили почтового голубя с неточными координатами.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.استولى اليونانيون على الرضع من ثدي أمهم وحطموهم في الصخور.
2002 yılında, Carlos Santana için kolları sıvadı.وفي عام 2002 فقد شرعت باطلاق اغانى من أجل كارلوس سانتانا.
Evli bayanların kimonolarının kolları kısadır.وتختلف أكمام الكيمونو الخاص بالسيدات المتزوجات عن ذلك الذي يخص السيدات العزباوت.
Kollar oldukça kısadır.عنق الأوراق قصير جداً.
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.توفي ريتشارد في السادس من أبريل عام 1199 في أحضان والدته.
Bir "buz patenci", ekvator üzerinde yörüngede ve dönerek yıldızlara göre dinlenme, kollarını uzatır.إن "متزلجا جليديا" ، في مدار فوق خط الاستواء و تدويريا في راحة بالنسبة للنجوم ، يمد ذراعيه.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.وتكون اليدين والذراعين للامام.
Kollarını arkada bekletir, yüzünü sola döndürür ve çenesini yukarıda dik vaziyette tutar.ثم يضع كف يده اليمنى على ظهر كف يده اليسرى فوق صدره.
Onları kollar ve korur.حاميها وحراميها.
Ve Gelmir'in kollarını ve bacaklarını kesip,orada bıraktılar.فقتل أبناء ثيتيس وطبخهم، واحتفظ بأيديهم وأقدامهم.
Kolların iç yan yüzlerinde kendilerine özgü uzunlamasına kas demetleri bulunur.وكانوا يربطون رؤوسهم بالعِصَابة البيضاء التي تميزهم عن غيرهم من الناس، أي من غير الإخوان.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.فالقردة مثلاً تستخدم أيديها وأرجلها للإمساك بغصون الأشجار.
Shane'in Rick'in kollarında öldüğü sahne Berthal'ın dizide yer aldığı son sahne oldu.Morte Shane nas mãos de Rick foi a última cena que Bernthal filmado para o show.
Başlıca kolları soldan aldığı Scarpe ve Leie'yle sağdan aldığı Rupel ve Dender (Dendre) nehirleridir.Na ponta, são colocadas a bacia de arroz (à esquerda) e a de sopa (à direita).
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Uma marcante característica das Kokeshi é a ausência de braços e pernas.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de lutar contra seus sentimentos por mais tempo, ela cai em seus braços.
Ancak olayların ardından Amy, kız kardeşi Andrea'nın kollarında ölürken diğerleri de bu vahşeti izlemektedir.Na sequência, Amy morre nos braços de Andrea, enquanto todos assistem, aterrorizados.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
Onu koruyup kollar.Ele a protegeu.
O günden bu yana, kentteki yüksek teknolojili sanayi kolları daha da gelişmeye devam etti.Desde então,a indústria na área de alta tecnologia de Tel Aviv tem vindo a desenvolver ainda mais.
Vali, Meghan'ı kollarına alır ve ona hiçbir şeyin zarar vermesine izin vermeyecğini söyler.O Governador promete a Meghan que ele vai mantê-la a salvo de qualquer coisa que possa prejudicá-la.
Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı.Subitamente, estende os braços.
Bu kategoride iki ayrı bölünmüş kollara sahip sarmal galaksiler yer alır.Esta categoria contém galáxias espirais com braços divididos em duas partes distintas.
Yapının planı Latin haçı biçimindedir, haçın kollarının kesişme noktası üzerinde bir kubbe bulunur.Tem a planta em forma de cruz latina e é coberto por uma cúpula.
Küçük bir diske ve diskten ayrılan, beş geniş, sivrileşen kollara sahiptir.Possuem o disco central pequeno e cinco braços longos e achatados.
Kolları ve bacakları bağlıydı ve yarı çıplaktı.Ela tinha seus braços, mãos e pés amarrados por uma meia calça.
Diğer maymunlardan farklı olarak - insanın dışında - tüm insansılarda kollar bacaklardan daha uzundur.Como todos os grandes primatas, com exceção dos seres humanos, seus braços são maiores que as pernas.
Sıvadık kolları..."Mas, sem os braços...
Kollarının içinde gizli dikenli kırbaçlar bulunur.Há também marcas de corte auto-infligidas em seus braços.
Annesi ise kadın kollarında görev alıyordu.Sua mãe se ocupava com as tarefas domésticas.
V, Evey'in kollarında ölür.Ela morre nos braços de Anakin.
Onları kollar ve korur.Que o salvam e o colocam em perigo.
Kolağalı rütbe işareti, üniformanın kollarına dikilen üçer şerit olarak belirlendi.As ordens aqui são dispostas como são portadas pelo nobre em uniforme militar.
Edwards'a göre Dahmer, ona saldırarak kollarına kelepçe takmaya çalıştı, ancak başarılı olamadı.Assim, Aang chegou ao ponto de poder matá-lo se quisesse, mas não o fez.
Bu kategoride bölünmüş gibi görünen kollara sahip sarmal galaksiler yer alır.Esta categoria contém galáxias espirais com braços que parecem ser segmentados.
3. Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimsedir.Een tiende figuur ligt onder zijn voeten.
Leonara karanlıkta Di Luna'yı sevdiği Manrico sanıp kollarına atılır.Leonora rent naar buiten recht in de armen van Luna, waarvan zij in de duisternis denkt dat het Manrico is.
Garonne Nehri'nin diğer kolları Save ve Gers'dirler.Ook stroomt de rivier in de departementen Haute-Garonne en Gers.
Onları kollar ve korur.Hij wordt echter gered en verzorgd.
Ceset ile öyle şiddetli sevişir ki çürümüş beden kollarının arasında çatlamaya başlar.Daar wordt het zo intens tussen hen dat het eindigt in een kus.
Kolların çok büyük hareket özgürlüğü vardır.De kop staat de benen verder wel een grote bewegingsvrijheid toe.
Elazığ çevresinde 5 oymak ve isimle anılan Karakeçili kolları vardır.Je hebt dan zelf een vijfkaart en ten minste inviterende kracht.
Cevizin bir diğer anlamı, halat kollarını ayırmadan yapılan top şekilli bir düğümdür.Een ballistisch mes is een automatisch mes met een los te koppelen lemmet dat uit het handvat wordt geschoten.
V, Evey'in kollarında ölür.Ze sterft in de armen van Tom.
"Ölü sevgilinin kollarında uyumaya devam et."Hij sterft in de armen van zijn vriendin.
Buna göre heykel, "bir esvaba sarılmış olan Meryem Ana'nın kollarında yatan İsa'nın naaşını" betimlemeliydi.Het moest ‘een in gewaad gehulde maagd Maria voorstellen met de dode Christus in haar armen’.
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.De vzw telt 45.000 aangesloten gezinnen.
Kollarının altındaki özel yapım kanatlar sayesinde uçabilir.Hij kan vliegen dankzij vleugels in zijn robotlichaam.
İçalgısı çok zayıftır ve tam olarak hangi hareketleri yaptığını ancak kollarını gözlemleyerek bilebilmektedir.Propriocepcja jest słaba, mięczak wie jedynie, jakie dokładnie ruchy wykonuje, widząc ramiona.
Hareketler güçsüzleşir ve kollar titrek bir halde olabilir.Ruchy stają się słabe, natomiast ręce mogą zacząć wykazywać drżączki.
Kolları dizlerine kadar gelir.Sięga maksymalnie do kolana.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Zawodnicy mogą kontrolować piłeczkę jedynie blendą – nie mogą używać rąk, ramion ani głowy.
G plakasındaki tanrıçanın kolları çaprazlanmıştır.Bogini na elemencie g ma skrzyżowane ramiona.
Kollarında küçük kalkanlar vardı, yaylar kullanabiliyor ve pala ile balta taşıyorlardı.Na ramionach mieli zamontowane małe tarcze, mogli korzystać z łuków i mieli przy sobie miecz oraz topór.