Rölyeflerde baş, kollar, ayaklar, bacaklar ve gövde profilden; gözler ve omuzlar ise cepheden gösterilir.El torso, el ojo y las manos se muestran de frente, los brazos, piernas, cabezas y pies de perfil.
Bu, gökadanın diski ve sarmal kollarının keskin bir şekilde tanımlandığı anlamına gelmektedir.Esto significa que los brazos espiralados en el disco de la galaxia están claramente definidas.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de controlar sus sentimientos por más tiempo, ella cae en sus brazos.
Samara Nehri (Ukraynaca:Самара) , Ukrayna'da bulunur ve Dinyeper Nehri'nin kollarında biridir.El río Samara (en ucraniano, Самара) es un río de Ucrania, un afluente por la izquierda del río Dniéper.
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.Ricardo murió el martes, 6 de abril de 1199, en brazos de su madre.
Mary rahibin kollarında öldü.Mary morì tra le braccia del prete.
Heykel, kolları açık bir kadını temsil eder.La scultura rappresenta una donna con le braccia aperte.
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Una caratteristica delle bambole Kokeshi è la mancanza di braccia e gambe.
Kolların ileriye ve geriye hareketlerindeki çeşitlilik, ayrıca uzun adımların uzunluğunu da düzeltecektir.L'ampiezza del movimento delle braccia in avanti e all'indietro regola l'ampiezza del passo.
Kollardan birinin 90°/270° doğrusu üzerinden ayna simetrisi alınırsa, diğer kol elde edilir.Prendendo l'immagine speculare di un braccio lungo la retta 90°/270°, i due bracci si sovrappongono.
Gürleyik, Karasu'nun orta çığırındaki küçük kollarından biridir.Ragazzo nubiano Questo ragazzo vive tra le piramidi del Sudan.
Shroud knot), uçları birleştirilecek iki halatın kolları açılır ve uç uca getirilir.Scopre l'uomo che possiede la chiave della teca dove sono contenuti i due manufatti, e gliela sottrae.
Renee, Xander'ın kollarında trajik bir biçimde can veriyor.Felicissimo, Jeremy muore tra le sue braccia.
Ayrıca kollarında her çocuğu için bir tane olmak üzere beş tane dövmesi var.Inoltre realizzò dieci dipinti per ciascuno dei suoi figli.
Başlıca kolları Ananai, Iya, Dōzan, Sadamitsu ve Anabuki'dir.I suoi principali affluenti sono Ananai, Iya, Dōzan, Sadamitsu, e Anabuki.
Merkez kuvvetlere ulu bey, sağ ve sol kollara da oğulları ya da kardeşleri komuta ederdi.Le vedove e le orfane dipendevano da un fratello o dal loro figlio.
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.È consigliabile amputargli prima le gambe, poi la testa.
Arsace başrahibin kolları arasına yığılıp kalır.Sfortunatamente il preservativo si sfila dentro di lei.
Onu koruyup kollar.Tu lo proteggerai.
Bu yaklaşımların çoğu Kıta felsefesi ve sosyoloji çeşitli kolları tarafından bildirilir.Queste condizioni sono in gran parte espresse attraverso relazioni capitalistiche e patriarcali.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Le cadenze di braccia, gambe e corpo sono molto simili a quelle della camminata veloce.
Sunje'nin sağ kollarından bir.È un affluente di destra della Saona.
Orton Stomb (Yerdeki rakibinin sırasıyla kollarına, bacakların ve kafasına ayakla vurması.)John Allison fu colpito tre volte (al torace, al braccio ed alla gamba).
Bazılarının kolları, kaburgaları kırıldı." demiştir.Le parti molli del naso sono parzialmente distrutte».
Daha sonra kollar ve bacaklar da bir araya sarılırdı.È comune che le braccia e le gambe si muovano assieme.
Kolları dizlerine kadar gelir.Le mani saranno appoggiate sulle ginocchia.
Arkel, Melisande'nin kolları arasna yeni doğurmuş olduğu kız bebeğini verir.La bambola Chucky risveglia la bambola che aveva inviato ad Andy.
Kuşatma kollarının taarruz eksenleri özellikle Rumen ve İtalyan birliklerince tutulan kesimlere yönelmişti.La sua missione era di attaccare le rotte mercantili nemiche, soprattutto quelle italiane.
Bunların kolları kısa etekleri ise fırfırlı biçimde dikilirdi.I polsi legati così stretti che si stavano staccando dalle braccia.
Kollar özellikle bileklerde çok geniştir, genişliği yaklaşık olarak yarım metreye kadar varır.Le maniche solitamente sono molto ampie all'altezza dei polsi, fino a mezzo metro.
O yeni hapishane iş kollarının başkanına çalışmak için ayda 150$ vermişti.I cavalieri ricevevano 25$ a settimana per il loro lavoro.
Genellikle boyun ve çeneye dokunma ya da kolları çapraz şekilde bağlama tarzında olur.Di solito si mira al volto o al torso piuttosto che alle gambe.
Benue (Fransızca: la Bénoué) Nijer Nehri'nin ana kollarından biridir.Il fiume Benue (in francese: la Bénoué) è il principale affluente del fiume Niger.
Kollara eklenen beyazın kaynağı kesin olarak bilinmiyordu.Le esatte origini degli Unni Bianchi sono incerte.
Kasai'nin akarsu kolları arasında: Fimi, Kwango ve Sankuru nehirleri bulunur.Gli affluenti del Kasai includono il Fimi, il Kwango e il Sankuru.
Her iki tür de bu güçlü uzun kollarını ağaca tırmanmak için kullanır.Hanno braccia molto lunghe e forti che usano per passare da un albero all'altro.
Düşmanlar arkasını kollamalı, yoksa Thief onlar için kollar.Враги должны всегда следить за своей спиной, иначе вор сделает это за них.
Kurotomesodede, genellikle, kollarda, göğüste ve arkada olmak üzere beş tane kamon bulunur.У курутомэсодэ на рукавах, груди и спине часто имеется пять гербов камон.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Потом Стьюи не влезает в свою одежду и не может дотянуться руками до лица, чтобы умыться.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Аида не может больше бороться со своими чувствами падает в его объятия.
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Характерной особенностью кокэси является отсутствие у куклы рук и ног.
Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.На правом краю расположена фигура с поднятыми от ужаса руками, попавшая в ловушку из огня сверху и снизу.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Теперь он хочет уснуть в её объятиях.
Hapishane iş kollarındaki işleri bittikten sonra hepsi hücrelerine geri döndüler.Заключённые, поняв, что всё кончено, вернулись в свои камеры.
V, Evey'in kollarında ölür.Погибает от руки Иви.
Kolları çok güçlüdür.Руки их сильны.
Kollar ve omuzlar için ağırlık egzersizlerinde kullanılır.Упражнения для приобретения силы рук и плеч.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Посиди — как будто между делом, Руки на колени положа.
Mest olmuş bir halde Homer, Marge'ı kollarına alır.Позже Гомер решает сделать это для Мардж.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Движения рук, ног, бёдер и тела являются ритмичными и такими же, как в ходьбе.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.Греки отрывали младенцев от материнской груди и сбрасывали со скал.
Bazılarında sırt damarından kollar da çıkar.Сзади за плечо его хватает чья-то рука.
Erkek ve kadın kimonoları arasındaki en dikkat çekici fark kollardadır.Сейчас главное отличие между женским и мужским кимоно заключается в расцветке ткани.
Onları kollar ve korur.Всячески оберегает её и защищает.
Köstebekgillerden farklı olarak kollarını çevirerek değil, tırnaklarıyla kazarak ilerlerler.Причём, женщины не вспарывали свой живот подобно мужчинам, а перерезали себе горло.
Koruyucu zırh seti bōgu başı, kolları ve vücudu korumak için kullanılır.Защитная экипировка надевается для защиты определённых зон на голове, руках и теле.
Protestan Hristiyanlığın liberal kollarında kadın halen din adamı olabilmektedir.В либеральных ответвлениях протестантизма женщины могут быть членами духовенства.
Kolları dizlerine kadar gelir.Ноги оперены до когтей.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.Расправь слегка руки и ноги!
Rus uçakları da yürüyüş kollarına saldırdı.Российские военно-воздушные силы осуществляли удары по боевикам.