Ekranın sol tarafında sağ kolla alakalı simgeler görebilirsiniz.You can see some icons on the left of the screen there for what was about its right arm.
İki elinize de birer dambıl alın. Kollarınız omuz genişliğinden çok az açık olsunThe dumbbells should be resting on top of your thighs.
O zaman onu yakalamayı umarak kollarınızı açarsınız.So, you hold out your arms, hoping to catch her.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.It doesn't matter if your arms are strong enough to catch her body without breaking your bones.
Lewis, oraya gitme cesaretini göster çünkü biz oranın her anında seni kollayacağız."Lewis, have the courage to go in there, because we are going to look after you every moment of it."
Bu kolları şişirip genişleteceğim.I'll inflate them kind of large.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.And in this case I might decide I'm going to put -- I'll put mouths on the limbs.
İnançlar şu şekilde olabilir: boşlukta kollarım nerede?Beliefs could be: where are my arms in space?
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.And we replay that to the other hand with a time delay.
Bu vücudumuzun üst kısmında bir damar kollarda ve kafalarda.This is a vein from the upper part of our body from our arms and heads.
Sonra paltomu çıkardım, gömleğimin kollarını biraz daha düşündüm.I then took off my coat, and thought a little more in my shirt sleeves.
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Lie on your stomach with your arms out and rub your feet hard.
Üsten çıkıyor, o insanların arkasını kollayacağını biliyor.He leaves the wire. He knows that those people have his back.
Omuzların ve kolların yara bere dolu.Your shoulder, your wrist, all over.
# Kollarına al beni uyurken# Embracing me to sleep
Beni kollarına alırsan üşümem.Put your arm around me, so I don't feel cold
Arkamızı kollayacağını falan söyledin sanmıştım.I thought you said you were gonna give us some cover?
Galois yerel bir hastanye götürüldü. Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.Galois was taken to the local hospital where he died the next day in the arms of his brother.
Ya kendilerini kollayacaklar, ya da ezileceklerdi.They learn to survive. They learn to defend themselves, or they go under.
Onlar bildiklerimizin ve hayal edebildiklerimizin kapısı üzerindeki kapı kollarıdır.They're handles on the door of what we can know, and of what we can imagine.
Denklemi incelediğimizde, bunun kolları yukarı doğru olan bir parabol olduğunu göreceğiz.It's an upward opening parabola, so it looks something like this.
Daha önce söylediğimiz gibi bu kolları yukarı doğru olan bir parabol.It's an upward opening parabola.
Bu diğerinin tersine kolları aşağıya olan bir parabol olacak.It's a downward opening parabola and we can actually put this in vertex form.
Tepe noktası burada, ve bu kolları aşağıya doğru giden bir parabol.The vertex is there, and this is a downward opening parabola.
Bu tepe noktası yukarıda ve kolları da yukarıya doğru gidiyor.This vertex is above it and it opens upward.
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:An hour later they get down off of the rickshaw, and she throws her hands up and she says,
Fakat günün sonunda, bu robotik kollara ne yapacağını nasıl söyleyecektik ?But at the end of the day, how do we tell these robotic arms what to do?
Bu kol 20 ay kadar ondaydı, ve bu kolla oldukça iyiydi.He's had that arm for about 20 months, so he's pretty good with it.
Hepimiz robotik kolları sürebilmek için motor komutları almaya şartlanmıştık.So we're all motivated to get motor commands to drive robotic arms.
Ve şimdi standart kollardan birine sahipsin.And you've got one of these conventional arms.
Ayrıca Amanda'nın biraz önce gösterdiğimiz daha gelişmiş kolları kullanmasını sağladık.We've also had Amanda able to use some of our more advanced arms that I showed you earlier.
Yalnızca kolçaklarla kollarınızı rahatlatmak bu yükün yüzde 20'sini alıyor.Just relieving your arms with armrests takes 20 percent of that load off.
12. dakikada kulaklarım çınlamaya ve kollarımda hissizlik oluşmaya başladı.At minute 12 I started to have ringing in my ears, and I started to feel my arm going numb.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!And I'm a hypochondriac, and I remember arm numb means heart attack.
Ama aslına bakarsan, ikimizin birbirimizin arkasını kollamamız lazım!But you know what? You and me, we would totally have to watch our backs!
İki elinizde de birer dambıl olsun ve kollar uzanmışStand up straight with a dumbbell in each hand at arm's
Yani sokakları kollamak için askerlere ihtiyaç yok.It means soldiers are not needed to patrol our streets.
Kýçýnýzý kollayýn, adamýnýz geldi!Escuta, amigo, se veio aqui fazer sermão, perdeu seu tempo.
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.If a person stretched their arms wide, this person is saying, "It was this big."
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.I don't want to miss out because I'm a girl, not because of my skills.
Bayan olduğun için kollanmak istemiyorsan, başka bir iş ara.If you don't want to miss out because you're a girl, find another job.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.I said I would die with them, but they wrenched them from my arms.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Your arms'll hurt because of ironing all day long.
Neden kollarım yorulsun ki?There's no way my arms would hurt from that.
Neden kollarıma zarar ağrısın?Why would my arms hurt?
Babacığın kolları hiç ağrımıyor.Daddy will be just fine.
Onu kollarında tutup, gözüne bakıp diyeceksin kiYou 'il hold them in your arms and you'll look down to them and say
İşçiler onlar yanık ve kendilerini keserler bize bildirin ve kollarını izleri ile işaretlenmiştirWorkers tell us that they burn and cut themselves and their arms are marked with scars
Halteri raftan alın ve kollarınızı uzatıp başınızın üstünde tutunUnrack the bar and hold it above your head by extending your arms.
Büyünce bile demiţtin. Büyüyünce bile beni kollayacađýný söylemiţtin.You said even i grow up...
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altından olacak.Their buds and their branches shall be of one piece with it, all of it one beaten work of pure gold.
Bana savaşmayı öğretti, Kollarımla tunç bir yayı gereyim diye.He teaches my hands to war, so that my arms bend a bow of brass.
Kederden gözümün feri söndü, Kollarım bacaklarım çırpı gibi.My eye also is dim by reason of sorrow. All my members are as a shadow.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.The members of his body shall be devoured. The firstborn of death shall devour his members.
‹‹Keşke geçen aylar geri gelseydi, Tanrının beni kolladığı,"Oh that I were as in the months of old, as in the days when God watched over me;
Kötülerin ışıkları alınır, Kalkan kolları kırılır.From the wicked, their light is withheld. The high arm is broken.
‹‹Onun kolları, bacakları, Zorlu gücü, güzel yapısı hakkında Konuşmadan edemeyeceğim."I will not keep silence concerning his limbs, nor his mighty strength, nor his goodly frame.
Çünkü tunç kapıları kırdı, Demir kapı kollarını parçaladı O.For he has broken the gates of brass, and cut through bars of iron.
Giyinip kollarını sıvar, Canla başla çalışır.She arms her waist with strength, and makes her arms strong.
Mazluma kollarını açar, Yoksula elini uzatır.She opens her arms to the poor; yes, she extends her hands to the needy.