Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Es ist meine Arbeit, Arme und Beine zu machen - nun, das stimmt nicht ganz. Wir machen mehr als das.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Il mio lavoro consiste nel fare braccia e gambe -- beh, non è proprio vero. Facciamo di più.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.팔과 다리를 만드는 게 제 직업입니다. 그게 전부는 아니죠. 우린 그 이상의 것을 합니다.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Mijn taak is het om kunstarmen en kunstbenen te maken - maar dat is niet helemaal waar. Wij doen meer dan dat.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Mi trabajo es hacer brazos y piernas, aunque no es exactamente así. Hacemos más que eso.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Moja praca polega na wytwarzaniu rąk i nóg... może to nie dokońca prawda. Robimy coś więcej.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Mojí prací je dělat ruce a nohy -- vlastně to není tak docela pravda. Děláme víc než jen to.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Mojou prácou je robiť ruky a nohy - no, to ale nie je úplná pravda. Robíme oveľa viac.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Munkám során karokat és lábakat készítek -- bár ez nem teljesen igaz. Többet teszünk ennél.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.O meu trabalho consiste em fazer braços e pernas — bem, isso não é completamente verdade.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Η δουλειά μου είναι να φτιάχνω χέρια και πόδια -- καλά όχι μόνο αυτό. Κάνουμε και άλλα πράγματα.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Занимаюсь протезированием рук и ног... ...ну, это не совсем так. Мы делаем больше.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.Моята задача е да рехабилитирам ръце и крака -- и все пак, това не е точно така. Правим много повече.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.עבודתי היא ליצור ידיים ורגליים -- ובכן, זה לא לגמרי נכון. אנחנו עושים יותר מזה.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.عملي يتمثل في صنع سواعد وأرجل -- حسنا ذلك ليس صحيح تماما. نقوم بأكثر من ذلك.
Benim işim protez kollar ve bacaklar yapmak tabi, tam olarak doğru değil, biz bundan fazlasını yapıyoruz.それだけではありません それ以上のことも行います 私たちは患者たち
Ben Richard Carter, ve bu Sashimi Tabernacle Korosu. Koro: ♫ Beni kollarına aldığında ♫"και αυτή είναι η χορωδία Sashimi Tabernacle ." ♫ Όταν με κρατάς ♫
Bilin bakalım ne oldu? Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinNunca encontrámos um único ser humano no mundo que possa fazê-lo, vendê-lo e cuidar do dinheiro.
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Aki eleped azért, hogy átölelje a nőt, akit Min Seo Hyun-nak hívnak.
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Ein Mann der eine Frau namens Min Seo Hyun in seinen Armen halten möchte!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.En man som är ivrig att omfamna en kvinna som heter Min Seo Hyun.
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Joten haluan myös pidellä sinua kuin mies!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Moški, ki nestrpno čaka, da bo lahko objel žensko po imenu Min SeoHyun!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Một người đàn ông luôn mong muốn có được người phụ nữ tên Min Seo Huyn!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Muž, který horlivě touží obejmout ženu jménem, Min SeoHyun!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Muž, ktorý by chcel Min Seo Hyun objímať v náručí!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Pria yang sangat ingin memiliki wanita bernama Min SeoHyun!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Un barbat care tanjeste dupa imbratisarea unei femei numita Min seo Hyun!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Un homme qui veut être avec toi.
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Un uomo che vuole abbracciare una donna che si chiama Min Seo Hyun!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Ένας άντρας που θέλει να αγγαλιάσει μια γυναίκα που την λένε Μιν ΣεοΧιουν!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.Мужчина, желающий обнять женщину которую зовут Мин СеЮн!
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.גבר אשר להוט להריץ אישה ושמה מין סו חן
Bir Erkegim ve Min Seo Hyun adinda bir kadini kollarimda tutmak istiyorum.分かってる 私も ジフ ごめんね 本当に ごめん
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.다음날 그 병원에서 그는 남동생의 품에 안겨 숨을 거두었습니다.
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.שם הוא נפטר למחרת בזרועות אחיו
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.حيث توفي بين يدي أخيه في اليوم التالي
Bir gün sonra abisinin kollarında öldü.弟へ残した最後の言葉はこうです
Bir - iki . . . Kollar düz. Dört -- Bu nasıl?1.2...
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Een uur later stappen ze uit de riksja, en ze gooit haar handen in de lucht en zegt, "Was dat niet geweldig?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:En timme senare stiger de ur rickshawn, och hon kastar upp sina händer och säger, "Var inte det underbart?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:한 시간 후 인력거에서 내릴 때, 그녀는 손을 올리며 '너무나도 멋지지 않았니?'라고 말하며,
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Ko sta po eni uri stopila z rikše, je vrgla roke v zrak in rekla:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:O hodinu neskôr vystupovali z rikše a ona rozhodila rukami a povedala:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Peste o oră au coborât din ricşa, iar ea îşi ridică braţele spre cer şi spune:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Po godzinie wysiadają a ona mówi z podnieceniem:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Po hodině slezli z rikši, ona rozhodila ruce a řekla:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Uma hora depois, descem do riquexó, ela atira as mãos ao ar e diz: "Não é que foi maravilhoso?
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Una hora después se bajaron del carrito, levantó los brazos y dijo: "¿No fue fantástico?,
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Une heure plus tard, ils descendent du pousse-pousse, elle lève les bras en l'air et dit:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Và một giờ sau họ xuống xe, và cô ấy vươn vai và nói, "Chẳng phải nó thật tuyệt vời sao?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Μια ώρα αργότερα κατεβαίνουν από την άμαξα, και σηκώνει τα χέρια της ψηλά και λέει, "Δεν ήταν υπέροχο;"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Годиною пізніше, вони злізають з рикші, і вона, піднімаючи руки вгору, каже:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:И когато след час слезли от рикшата, тя подскачала от радост, и казала "Това беше страхотно, нали?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:Час спустя, они слезают с рикши, и она вздымает руки, и говорит:
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:ואחרי שעה כשהם ירדו מהריקשה, היא הניפה את ידיה ואמרה "נכון שזה היה נהדר?"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:وبعد ساعة نزلوا من الدراجة الثلاثية، تقوم برفع يديها عالياً وتقول، " ألم يكن ذلك رائعاً؟"
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:すると彼女は感激して言いました 「素敵だったわ!」と 「あのリキシャの運転手も素敵だったわ!」と
Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını sallayarak demiş ki:一個鐘頭後,當佢哋落人力車嘅時候 佢(女)舉高雙手話:「好正呀!」
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.Apareceu-me e disse: "Vem".