Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu."Gyere!"
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu."팔을 벌려" "제 앞에 나타나서는 '이리 오시오' 라고 말했죠."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu."Kom."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.עם ידיים מושטות, כאילו אומר לי "בוא."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.مع ساعدين ممتدين، ظهر ليقول لي: "تعال."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.「来なさい」と私に言ったように思われました。 次の日、私は身悶えして喜びました。
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.A tento pohyb převádíme na druhou ruku, ale s prodlevou.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.A tento pohyb vykonávame na druhú ruku, ale s oneskorením.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.E lo replichiamo dall'altra parte con un certo ritardo.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Fac același lucru cu cealaltă mână, cu o oarecare întârziere.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.그리고 이것을 시간적 격차를 두고 다른 손으로 반복했죠.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Megismételjük ezt a másik kézzel is egy kis időbeli eltéréssel.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Nous refaisons ça sur l'autre main avec un délai temporel.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Odtwarzamy to drugiej ręce z opóźnieniem czasowym.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Repetimos eso con el otro brazo con una demora.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Repetimos isso com a outra mão com um certo atraso.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Und wir übertragen das mit Zeitverzug auf die andere Hand.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.We herhalen dat voor de andere hand met een vertraging.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Επαναλαμβάνουμε στο άλλο χέρι με λίγη καθυστέρηση.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.И после повтаряме това на другата ръка със забавяне.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.І ми повторим для іншої сторони, з тимчасовою затримкою.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Мы повторяем это с другой рукой через некоторое время.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.ואנו משחזרים את התנועה על גבי היד השניה באיחור של זמן.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.ونقوم بتكرار ذلك مع اليد الأخرى مع تأخير في الوقت.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.全く遅延がない状態 つまり
Biz, yeni iş fırsatları ve sanayi kolları yaratacak olan bu teknolojiyi, diğer uluslara devredemeyiz.우리는 새로운 일자리와 새로운 산업의 창출을 이끌 기술 발전을 중지하지 않을 것입니다
Biz, yeni iş fırsatları ve sanayi kolları yaratacak olan bu teknolojiyi, diğer uluslara devredemeyiz.No podemos ceder a otras naciones la tecnología que impulsará nuevos empleos y nuevas industrias.
Biz, yeni iş fırsatları ve sanayi kolları yaratacak olan bu teknolojiyi, diğer uluslara devredemeyiz.我々はそう約束しなければなりません
Böyle bir durumda... ...beni kollarına falan almalısın... ...en azından bir reaksiyon ver!Ilyenkor a karjaid közé kellene rántanod vagy valami hasonló, legalább egy kis cselekvés lehetne!
Böyle bir durumda... ...beni kollarına falan almalısın... ...en azından bir reaksiyon ver!Αυτήν την στιγμή, θα έπρεπε να με είχες ήδη αρπάξει και αγκαλιάσει. Θα έπρεπε να υπάρχει λίγη δράση...
Böyle bir durumda... ...beni kollarına falan almalısın... ...en azından bir reaksiyon ver!في هذه الحالة يجب ان تكون قد امسكت بي وعانقتني او ان يكون هناك بعض الاثارة
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Ez nem tehetség kérdése, csak nem akarok lemaradni semmiről, amiért nő vagyok.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Ini bukan masalah kemampuan, Aku tidak ingin dilindungi, hanya karena aku perempuan
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Je ne veux pas être mise à l'écart sous prétexte que je suis une femme.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Không phải do thực lực, mà bởi vì tôi là con gái. Tôi không muốn vì lý do đó mà chịu mất mát.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.Non si tratta di capacitā. Non voglio rinunciare a qualcosa solo perché sono una ragazza.
Bu bir yetenek meselesi değil... ...sırf bayan olduğum için kollanmak istemiyorum.أنها ليس مسألة مهارة,ـ أنا فقط لا أرغب بالحماية لأني فتاة
Bu diğerinin tersine kolları aşağıya olan bir parabol olacak.일단 이 식은 위로 볼록한 포물선이고 꼭짓점은 식을 변형하여 구합시다
Bu diğerinin tersine kolları aşağıya olan bir parabol olacak.Můžeme si tu rovnici přepsat do vrcholového tvaru.
Bu diğerinin tersine kolları aşağıya olan bir parabol olacak.Parablen vender nedad, og vi kan sætte den på toppunkstform.
Bu diğerinin tersine kolları aşağıya olan bir parabol olacak.Това е надолу отворена парабола и ние всъщност можем да сложим това във формата на връх.
Bu diğerinin tersine kolları aşağıya olan bir parabol olacak.انه قطع مكافئ مفتوح للاسفل وبالفعل يمكننا وضع هذا في نموذج القمة
Bu iki kenar ikizkenar üçgenin kolları.Det er 2 ben i en ligebenet trekant.
Bu iki kenar ikizkenar üçgenin kolları.Deze zijn de twee benen van een gelijkbenige driehoek
Bu iki kenar ikizkenar üçgenin kolları.Jsou to ramena rovnoramenného trojúhelníku.
Bu iki kenar ikizkenar üçgenin kolları.이등변삼각형의 두 변입니다
Bu iki kenar ikizkenar üçgenin kolları.Sú to ramená rovnoramenného trojuholníka.
Bu iki kenar ikizkenar üçgenin kolları.Това са двете бедра на равнобедрен триъгълник.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.Dans ce cas là je pourrais décider de rajouter -- Je vais mettre des machoires sur ces membres.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.E in questo caso potrei decidere -- di mettere bocche sugli arti.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.E neste caso posso decidir... ... vou pôr bocas nos membros.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.Iar în acest caz aş putea să hotărăsc că voi pune -- voi pune guri pe membre.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.In diesem Beispiel will ich vielleicht Münder an den Gliedmaßen anbringen.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.Ja tässä tapauksessa voisin vaikka lisätä... Laitan suut raajoihin.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.이 때, 입을 사지에 붙여보려는 생각도 해볼 수 있죠.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.Mogę zdecydować, że na ich końcach będzie miało paszcze.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.Y en este caso podría decidir que voy a poner -- Pondré bocas en los miembros.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.И в този случай мога да реша, че ще сложа -- ще сложа устни на тези крайници.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.И, может быть, захочу, чтобы на этих конечностях были рты.
Bu kez kollara -- ağız takmaya karar verebilirim.І в цьому випадку я можу вирішити зробити йому - Я дам йому роти на кінцівках.