Rus uçakları da yürüyüş kollarına saldırdı.De ryska stridspiloterna fick också dåligt med flygtid.
Halatın kollarının bir kısmı açılır ve böylece o kısım incelmiş olur.En del av klingan gick sönder och började leta sig in mot hjärtat.
Kollam, Kerala'da yaklaşık 600 kaju işleme birimi bulunmaktadır.Posten har cirka 400 anställda i Karlstad.
Bizi kolladınız.Ni tog hand om oss.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.З серцем, ротом і руками.
Böylece kolları eski haline döner.Тому їхні шиї стають довшими.
Tabloda, iki kişi kolları yanlarındaki masanın üzerinde olacak şekilde resmedilmiştir.Два хлопчики-путті зображені майже під столом з книгою.
Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.На правому краї фігура з піднесеними руками з жахом потрапляє в пастку вогнем зверху і знизу.
Cılız boyunun etrafından sayısız zincir ve boncuk sarkar ve elleri kolları bileziklerle yüzüklerle doludur.Із її довгої шиї звисало безліч ланцюжків і намиста, а пальці й руки були всіяні перснями та браслетами.
Kolları ters yöne dönük şekli ise geceyi ve uğursuzluğu ifade eder.З'являється порушення формули сну: сонливість вдень та безсоння вночі.
Kentteki diğer önemli endüstri kolları ise çelik üretimi ve ormancılıktır.Головними промисловими галузями міста є хутрове та деревообробне виробництво.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.Він може розтягувати руки і ноги наскільки забажає.
Gemi ve makine yapımı başlıca sanayi kollarıdır.Машини та обладнання для промисловості та транспорту — головні категорії.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.Чіпкі руки та ноги, що допомагають йому жити на деревах.
Ağız bölgesinden çıkan 10 adet kolları vardır.До лобового кільця приварені десять головок.
Yıldızlar gibi kollar da merkez çevresinde dönmekle birlikte, kollar sabit açısal hızla dönerler.Всі встають у коло обличчям до центру і беруться за руки.
CDU ve CSU'nun gençlik kolları da ortaktır.Право голосу мають також представники Союзів ICSU.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.До вечора боліли руки і ноги, не міг ні встати ні сісти.
Muhtemelen kişinin kolları çıkar.Одну чоловічу руку.
Üsküdar İlçesi'nde başlıca akarsu, Küçüksu Deresi'nin başlangıç kollarıdır.Коротко у Курбанов Правила жертвопринесення Сутність Курбані
Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı.За її словами, він занадто розпустив руки.
Onun güçlü kolları var.У нього міцні руки.
Tom Mary'nin kollarında öldü.Том помер на руках у Мері.
Şartlı tahliyesini Müfettiş Javert (Russell Crowe) kollamaktadır.Přestane se však hlásit úřadům a je pronásledován inspektorem Javertem (Russell Crowe).
Stan Lee ve Steve Ditko kolları sıvar.Vytvořil ho Stan Lee a Steve Ditko se svým týmem.
Şehir, Amazon Nehri'nin ana kollarından biri olan Madeira Nehri'nin doğu kıyısında yer almaktadır.Město se rozkládá na východním břehu řeky Madeiry, jednoho z hlavních přítoků Amazonky.
Kurotomesodede, genellikle, kollarda, göğüste ve arkada olmak üzere beş tane kamon bulunur.Kurotomesode mají většinou pět rodových znaků kamon vytištěných na rukávech, hrudi a zádech kimona.
On altı yaşındayken Kataeb Partisi gençlik kollarına üye oldu.Následujících 16 let se Juniors drželi mezi elitními týmy.
Kollarının altındaki özel yapım kanatlar sayesinde uçabilir.Další výzbroj může být nesena na závěsnících pod křídly.
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Tím získá veškerou energii Oriů a stane se tak nejmocnější povznesenou bytostí ve vesmíru.
Kolların, bacakların, ayakların ve karın bölgesinin farklı pozisyonlar aldığı birçok dönüş türü bulunmaktadır.V různých variantách a tradicích, ruce, nohy i trup mohou mít různé pozice.
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.Dítě pak prsty strčí do úst a začne sát.
Beş tip kollajen fibril bulunur.Je známo okolo pěti set reflexních mlhovin.
Bütün kolları gevşektir.Ruce plné ticha.
Kolla çevrilir.A obráceně.
Mest olmuş bir halde Homer, Marge'ı kollarına alır.Doma se Maggie vrátí do náruče Marge.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Hlava je zaoblená s krátkým čenichem a komba ji může otočit až o 180°.
Onu koruyup kollar.Tady hlídám Já.
Onları kollar ve korur.Rozvíjet a chránit.
Manon son nefesini verirken ona çok üzüntülü şekilde veda eder ve Des Grieux'nün kolları arasında olur.Manon je velmi nemocná a umírá des Griex v náručí při posledním vyznání.
Ardından Violetta yeni erkek arkadaşı Baron Douphol’un kollarında içeri girer.Intră Violetta la braț cu baronul Douphol.
Kollardan birinin 90°/270° doğrusu üzerinden ayna simetrisi alınırsa, diğer kol elde edilir.Luând imaginea în oglindă a unui braț al său peste linia de la 90°/270° se obține un alt braț.
Kolla çevrilir.Foarță-n față.
Bütün kolları gevşektir.Umărul este liber.
Bunlardan bazıları, kollajen proteinince oluşturulmuş lifler gibi, basit yapılı moleküllerdir.Unele sunt molecule structurale simple, cum sunt și fibrele formate de către colagenul din proteine.
Bazı kuvvetli nehir kolları vadi tabanlarını neredeyse aynı boyutta kesmişlerdir.Fluviile deja amintite curg aproape paralel.
Daha sonraki parlamalarda Charlotte'un yanında kalır, ve Charlotte'un kollarında ölüşünü görür.Doamna Bonacieux abia apucă să-și vadă iubitul și moare în brațele lui.
Onu koruyup kollar.Trebuie să-i punem în siguranță.
Kollar oldukça kısadır.Picioarele sunt destul de scurte.
Gençler bu saatlerin ikisi veya üçünü aynı kollarına takmaktaydılar.Erau unii mititei de tot, să fi avut 2 sau 3 anișori.
Diğer kollar arasında Taraba Nehri ve Katsina Ala Nehri bulunur.Ei au găsit țara între Alpi și fluviul Pad ocupată.
Bu durumda yıldız, spiral kolların bölgesine sürüklenecektir.Asta înseamnă că stelele se deplasează în interiorul și în afara brațelor spiralei.
Garonne Nehri'nin diğer kolları Save ve Gers'dirler.În Golful Biscaya se varsă fluviile Loara și Garonne.
Kollarımın altında terledim.Am transpirat la subrațe.
Fakat, Melkor karanlık planlarını kurmaya devam etti ve gerçekleştirmek için fırsat kolladı.Sándor azonban titokban tartotta valódi terveit, és a megfelelő alkalomra várt.
Daha sonra kuzey yönünde ilerleyen Sovyet kollarına taarruz edeceklerdir.Ezután támadják meg az észak felé nyomuló szovjet egységeket.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Külön alszol a fogaidtól.
Eğridere kolu nehrin büyük kollarından biridir.A maszk egy folyóisten arca.
Kollama dizisindeki "Memduh" karakteriyle büyük beğeni aldı.Igen, a kedvedért elvittem sétáltatni a tokot.
Bütün kollajen moleküllerinde glisin sayısı bütün amino asitlerin 3'te biri kadardır.A szervezet valamennyi proteinje közül a lorikrinben a legmagasabb a glicin aminosav aránya.