Ana içeriğe geç
Sözlük

kolla ile cümle

kolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.Velük menekült 40-50 magyar család is Vaskútra.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Később Linusnak eszébe jut, hogy nem tud meglenni a kendője nélkül.
Kollar gövdeden çok belirgin olarak ayrılır.Feje élesen elkülönül a testétől.
Kollarının bacaklarından daha uzun olması ile dikkati çekerler.Lábaik hosszabbak mint a karjaik.
Kolla çevrilir.Szájon át.
Kişinin elleri, ayakları, kolları ve bacakları bağlanabilir.Érintheti az arcot, a karokat vagy a lábakat.
Daha sonra kollar ve bacaklar da bir araya sarılırdı.A karokat és a lábakat kissé hajlították.
Kollardan birinin 90°/270° doğrusu üzerinden ayna simetrisi alınırsa, diğer kol elde edilir.Az egyik ág tükörképe a 90°/270° egyenesre, mint tükörtengelyre a másik ágat adja.
Sunje'nin sağ kollarından bir.Sajónémetinél jobb oldalon.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Hártyás szárnyaikat nyugalmi helyzetben összehajtogatják.
Kollarının arasında öldü.A karjai között halt meg.
Şartlı tahliyesini Müfettiş Javert (Russell Crowe) kollamaktadır.Poliisitarkastaja Javert (Russell Crowe) vapauttaa Valjeanin ehdonalaiseen vapauteen.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Pää on pyöreä ja voi kääntyä jopa 180°.
Onu koruyup kollar.Pyydän Teitä pitämään hänestä huolta.
Stan Lee ve Steve Ditko kolları sıvar.Stan Lee ja Steve Ditko loivat molemmat.
Spiritual satanizm, teistik satanizmin alt kollarından birisidir.Mielestäni kaikki muut satanismin muodot ovat paskaa.
Ucayali, Amazon'un en önemli kollarından birisidir.Ucayali on Amazonin pääuoma.
Ardından Violetta yeni erkek arkadaşı Baron Douphol’un kollarında içeri girer.Alfredon jälkeen saapuu Violetta käsipuolessaan paroni Douphol.
Kollar gövdeye omuz kemeri ile bağlanmıştır.Jänne kiinnittää lihaksen luihin.
Avusturya'nın eski karısıdır ve hala daha onun arkasını kollamaktadır.Hän edustaa itävaltalaista Austria Wieniä ja on pelipaikaltaan hyökkääjä.
Ancak iki ayak üzerinde yürürken dengeyi sağlamak için kollarını havaya uzatırlar.Kävellessään maassa ne nostavat kädet päänsä päälle pysyäkseen tasapainossa.
Bu bağlama şekline bir ağırlık eklenir böylece sadece kollara değil bacak ve kalçayada zarar verilir.Ne ovat ruumiinosiemme jatkeita, joiden avulla voimme tehdä enemmän kuin pelkillä käsillämme ja jaloillamme.
Çarmıh: Ağırlıklar, kollar vücutla 90 derece açı yapacak şekilde yanlara doğru kaldırılır.Varpailla: nousu varpaille jalan avauksella 90 asteen korkeudelle.
Kentteki diğer önemli endüstri kolları ise çelik üretimi ve ormancılıktır.Muita kaupungin teollisuuden aloja ovat esimerkiksi teräs- ja maatalouskoneteollisuus.
V, Evey'in kollarında ölür.Charlotte kuolee Danielin käsivarsille.
Kollarım katlı durdum.Seisoin kädet puuskassa.
Bebeğini kollarının arasında tutdu.Hän painoi vauvan tiukasti syliinsä.
Her iki tür de bu güçlü uzun kollarını ağaca tırmanmak için kullanır.Και τα δύο είδη χρησιμοποιούν τα μακριά και δυνατά τους χέρια για να αναρριχώνται στα δέντρα.
Kolların çok büyük hareket özgürlüğü vardır.Εμφανίζει μεγάλη ελευθερία κινήσεων.
Dış kollar, genç yıldızların oluşumları devam ettiği için mavi görünür.Οι εξωτερικοί βραχίονες του γαλαξία φαίνονται μπλε λόγω της συνεχιζόμενης δημιουργίας νέων αστέρων.
Kasai'nin akarsu kolları arasında: Fimi, Kwango ve Sankuru nehirleri bulunur.Παραπόταμοι του Κασάι είναι τα ποτάμια Fimi, Kwango και Sankuru.
Bunlardan bazıları, kollajen proteinince oluşturulmuş lifler gibi, basit yapılı moleküllerdir.Ορισμένα είναι απλά δομικά μόρια , όπως οι ίνες που σχηματίζονται από το πρωτεΐνη κολλαγόνο .
Tek tek buzul kolları aşağıya, 4600 m'ye kadar uzanırlar.Ο παγετώνας της κορυφής Κίμπο κατεβαίνει μέχρι τα 4.900 μέτρα.
Kollar gövdeye omuz kemeri ile bağlanmıştır.Το χέρι του είναι κομμένο πάνω από τον ώμο.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Η Akiko που δεν είναι πλέον σε θέση να αντισταθεί στη δύναμη της Μητέρας, έχει γίνει το είδωλο της.
Kolları kısaydı ve göğsüne bağlılardı.Κρατά τα χέρια της μαζί πάνω στην κοιλιά της και κοντά στο στήθος της.
Robot kollarını çenesini ve başını hareket ettirebilmektedir.Μεταφορικά το πρόσωπο ή το κεφάλι.
Sonra atlar dörde bölme işlemi için kollarına ve ayaklarına koşuldu.Στη συνέχεια τέσσερα άλογα δέθηκαν στα πόδια και στα χέρια του και το σώμα του κομματιάστηκε.
Kollarının iç kısımlarında çocukları Isabella ve Axel'in adlarının yazılı olduğu dövmeler bulunur.Είχε ένα φάκελο στο χέρι, από τον οποίο διάβασε τα ονόματα Κύμπλερ και Έσσλιν.
Sarmal kollar içerisinde küçük ve büyük yıldız kümeleri görülebilir.Στο μικροσκόπιο μπορούμε να διακρίνουμε μικρά και μεγάλα λεμφοκύτταρα.
Benue (Fransızca: la Bénoué) Nijer Nehri'nin ana kollarından biridir.Benue (fransk: la Bénoué) er den største sideflod til Niger.
Tana Gölü ve Sudan sınırı arasındaki Abay'ın sayısız kolları bulunmaktadır.Der er mange bifloder til Abay mellem søen Tana og den sudanesiske grænse.
Beş tip kollajen fibril bulunur.Man får fem radarkontakter.
Kollardaki halatlar, yay görevi görmektedir.På kridtstensbåndene i gesimsen ses jyske herredsvåben.
Kentteki diğer önemli endüstri kolları ise çelik üretimi ve ormancılıktır.Andre vigtige industrier i kommunen er jern- og træindustri.
Kollarının bacaklarından daha uzun olması ile dikkati çekerler.Armene er længere end benene.
İnşaat Yöneticileri Partisi kadın kolları başkanlığı görevini yürütmektedir.Formanden er ansvarlig for, at partimaskinen virker.
Garonne Nehri'nin diğer kolları Save ve Gers'dirler.Andre vigtige sidefloder er Save og Gers.
Güneşimiz Samanyolu’nun Orion kolu diye bilinen dış spiral kollarından birinin içindedir.Vores sol befinder sig i en af Mælkevejens ydre spiralarme som kaldes for Orion-armen eller den lokale arm.
Manon son nefesini verirken ona çok üzüntülü şekilde veda eder ve Des Grieux'nün kolları arasında olur.Manon siger ham et hjerteskærende farvel og dør i hans arme.
Bu şekilde kopan kollar uyaranlara karşı hassas olmaya devam etmekte ve nahoş uyaranlardan kaçınmaktadır.Vi søger at være lykkelige ved at gentage det behagelige og undgå det ubehagelige.
Owen fırtınada hasar alan hastane için kolları sıvar.Brown døde af en infektion i forbindelse med en dialyse på Sygehus Vendsyssel.
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.Dernæst bøjes vristen og fødderne drejes udad, hvorefter benene slynges udad.
Aes Sedailerin çıkarlarını kollayan Ajahtır.Der blir de opphøyd til Aes Sedaier.
Aşağıda ise, Aida Radames'in kollarında ölmektedir.Nede i hvelvingen dør Aïda i Radames’ armer.
Arp 272 adıyla iki gökada sarmal kollarıyla fiziksel bir temas halindedir.De to galaksene i Arp 272 er i fysisk kontakt via spiralarmene deres.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Ingen av utespillerne kan berøre ballen med hendene, armene eller hodet.
Kollar bu tanıma katılmamıştır.Pavedømmet anerkjente ikke dette.
Kollar oldukça kısadır.Beina er temmelig korte.
Sunje'nin sağ kollarından bir.Den er en av Kamas høyre sideelver.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kolla ile cümle - Sayfa 15 - kolla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App