Ana içeriğe geç
Sözlük

kolektif ile cümle

kolektif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kolektif liderlik, örgütsel yapı içerisinde iktidarın dağılımıdır.Compõe o âmbito de Liderança dentro do Comportamento Organizacional.
Bakü: 1987, (Kolektif monografi).Amsterdam, 1987 (proefschrift).
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.Gdy grupa osiągnie wspólną świadomość, nie myśli dłużej jako „ja”, ale jako „my”.
Eserler ayrıca ulusal dergilerde, almanaklarda, antolojilerde ve kolektif koleksiyonlarda yayınlandı.Твори друкувались також у республіканських журналах, альманахах, антологіях, колективних збірниках.
Durkheim'e göre bu toplumlarda kolektif bilinç geleneksel toplumlardaki önemini sürdüremez.Durkheim) však zánik tradičních náboženství nemusí vést k rozpadu společnosti.
Bakü: 1987, (Kolektif monografi).Ein Märchen (1987, Nepřítomnost.
Kolektif bilinçdışı, psikanalist Carl Jung tarafından kullanılan analitik psikoloji konusudur.Inconștiența Colectivă este un termen al psihologiei analitice, subliniat de Carl Jung.
Kolektif liderlik, Sovyetler Birliği'ni istikrara kavuşturmak amacıyla ortaya çıktı.Aliații au început să ia în calcul capitularea probabilă a Uniunii Sovietice.
Kolektif şirket ortakları birbirine güveni olan kimseler arasında kurulur.De aceea, trebuie să fie încheiată numai între parteneri care împărtășesc aceeași credință.
Bireyler kolektif bilincin kıskacından kurtulur ve bireyselliğini ve kişiliğini daha rahat ortaya koyar.Egyre kevesebb embert érdekel saját lelkének vagy lelkiismeretének tisztasága.
Kentlerde yaşayan milyonlarca kişi zorla köylere yerleştirilerek kolektif çiftliklerde çalışmaya zorlandı.Vidéki családok pénzügyi nehézségek miatt sokszor kénytelenek voltak lányaikat gyárakba küldeni.
Bu satıcılar daha sonra zanaatkârlıkta üretim yapabilmek için kolektif olarak örgütlendi.Sen jälkeen niitä on luvattu valmistettavan kysyntää vastaavasti.
Kolektif bir çalışmadır.Project -kollektiivia.
1949 ve 1953 yılları arasında, zorla kolektifleştirme denendi.Μεταξύ 1949 και 1953 επιχειρήθηκε μια αναγκαστική κολεκτιβοποίηση.
Kolektif doğaçlama pek görülmez.Η ανασυγκρότηση του συλλόγου φάνταζε αδύνατη.
1986 yılında Gelenek dergisi kolektifinin kuruluşunda yer aldı.Το έτος 1986 αποτελεί σταθμό στην ιστορία του συλλόγου.
Bazı topluluklarda ise kolektif üretim amaçlanır.I visse foreninger er der pligt til medlemskab.
Kolektif doğaçlama pek görülmez.Verdsetting av samlingen er umulig.
Offshore fonu, offshore merkezlerinde kolektif yatırım.Bassøe Offshore AS er et internasjonalt meglerselskap innen offshore.
Amin 104 gün sürecek kısa iktidarı boyunca, yönetimde kolektif liderlik ilkesini uygulamaya çalıştı.Dalam masa kepemimpinanya yang singkat (104 hari), Amin berusaha membentuk kepemimpinan bersama.
Kolektif doğaçlama pek görülmez.Pergantian formasi tak terelakkan.
Sonrasında 1976 da New York’a taşındı ve bir sanatçı kolektifi olan işbirlikçi projelere (Colab) katıldı.1976年にニューヨークに移り、アーティスト集団であるCollaborative Projects(Colab)に入る。
Kolektif çiftliklerin kurulması aslında kulak sınıfını yok etti.農事修学場の名は正式に農学校と変っていた。
Karar, dünyanın sağlık krizini sona erdirmek için kolektif eylem çağrısında bulunuyor.これは大会終盤の連戦による健康負担を軽減させるためとしている。
1949 yılının sadece Nisan ayında Estonya’daki çiftliklerin %56’sı kolektifleştirildi.該國超過56%農場在1949年4月一個月內被集體化。
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.不要以为你能教訓「我们」什么。
Kolektif oynamak zorunludur.游戏是回合制的。
İzmirli Öyküler, Kolektif, Şenocak Yayınları İzm.公司醜聞 宗教醜聞 新聞醜聞
Parti, devrimci bir kolektiftir.黨是革命的司令部。
Kolektif çiftlikleri yağmalayarak, tarlaları yaktılar.K燒毀農場並離開。
Kolektif liderlik, örgütsel yapı içerisinde iktidarın dağılımıdır.집단지도체제(collective leadership system)란 단일 조직구조 안에 권력을 분산시키는 구조다.
En yüksek karar organı “Konsey” olarak anılan Kolektif Güvenlik Konseyi’dir.위원회의 가장 중요한 결과물은 안전권고문(Safety Recommendation)이다.
Kolektif oynamak zorunludur.게임 통칭은 만화가.
Devrimci kolektif özne, geçmişteki bütün ezilenler adına sahne almalıdır.혁명을 이끌어낸 계몽사상가들은 모든 시대에 모든 사람을 아우르는 척도의 필요성을 인식했다.
Kolektif bir çalışmadır.Колективна работа.
NATO en çok bilinen kolektif savunma örgütüdür.Z vojenského hľadiska je NATO jedinou organizáciou kolektívnej obrany na svete.
Bunun aksine kolektif benlik ise bilişsel olarak "ben" tanımlamasını değil "biz" tanımlamasını içerir.Partneri si začnú vytvárať spoločnú identitu, už to nie je „ja“ ale „my“.
Bu nedenle zengin köylülerin kolektifleştirme hamlesine tepkisi tarımsal üretimi durdurmak oldu.Med tem je zaradi naraščajočega pritiska na kmete nastalo kmečko odporniško gibanje.
Konseyi kolektif devlet başkanlığı görevini yürütür ve Meclise'e karşı sorumluydu.Predsednik Državnega zbora predstavlja Državni zbor in vodi njegovo delo.
İletişimsel bellek ve kültürel bellek birlikte kolektif belleği meydana getirirler.Monumendistatud minevik ja müüt innustavad ühtemoodi.
Aforum Kolektif Çeviri - Sosyal Savaş www.internationala.info - www.sosyalsavas.orgPrestaňte kupovať ich sračky a teraz Do pekla s ich hrami -- my ich nebudeme hrať.
Aforum Kolektif Çeviri - Sosyal Savaş www.internationala.info - www.sosyalsavas.orgStop buying their shit and start making them pay. To hell with their games -- we ain't gonna play.
Aforum Kolektif Çeviri - Sosyal Savaş www.internationala.info - www.sosyalsavas.orgStop buying their shit and start making them pay. To hell with their games -- we ain't gonna play.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Aunque deben haber resuelto algunos problemas de acción colectiva.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Bien qu'ils aient dû résoudre quelques problèmes d'action collective.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Což dává smysl, protože nemůžete lovit mamuty, zatímco bojujete s dalšími tlupami.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Deşi trebuie să fi rezolvat unele probleme de acţiune colectivă.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.어쨌거나 그들은 몇가지 집단행동문제를 해결하지 않으면 안 되었습니다.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Musieli rozwiązać parę problemów związanych z kolektywnym działaniem
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Obwohl sie einige Probleme von kollektivem Handeln gelöst haben müssen.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Pedig ehhez ki kellett dolgozniuk néhány közös cselekvési tervet.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Toch hebben ze enkele collectieve actieproblemen moeten oplossen.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Tuttavia, devono aver risolto alcuni problemi di azione collettiva.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Въпреки че сигурно са решили някои проблеми на общото действие.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.Несмотря на то, что они должны были решить ряд проблем, связанных с коллективным действием.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.למרות שהם בטוח פתרו את בעיות העשייה המשותפת.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.على الرغم من أنهم كان عليهم أن يحلّوا بعض المشاكل الناجمة عن العمل الجماعي.
Ama bazı kolektif eylemler sorunlarını çözmüş olmalılar.なぜなら 他の集団と争っている間は
Bir kolektif olduk... ...ve o militan kadının söylediği gibi bir komite oluşturduk.Staly jsme se družstvem a založily jsme výbor, přesně jak říkala ta milicionářka.
Bir kolektif olduk... ...ve o militan kadının söylediği gibi bir komite oluşturduk.Έχουμε γίνει κολεκτίβα... ...και σχημάτισαμε μια επιτροπή όπως την γυναίκια πολιτοφυλακή, λέει.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod