Bir kolektif olduk... ...ve o militan kadının söylediği gibi bir komite oluşturduk.Станахме колектив... ...и съставихме комисия, както каза милиционерката.
Bir yüksek öðrenim kurumunun en yüksek kolektif organýdýr.Der Senat uczelni ist das höchste Kollektivorgan einer Hochschule.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.A znovu se objevily nové formy bohatství.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.Không được tạo nên bởi chiếc máy in, nhưng lại được tiến hành bởi giao tiếp ứng xử hình thành từ học thức.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.활자 인쇄술에 의해 만들어진 것이 아니라 글을 읽고 쓰는 능력으로 인해 발생한 공동체적 행동에 의해 가능해진 것이죠.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.N-au fost create de tiparniţă, ci facilitate de acţiunea colectivă care se naşte din ştiinţa de carte.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.Nem a nyomtatott sajtó, hanem az írástudás nyomán létrejött kollektív cselekvés folyományaként.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.Non create dalla stampa in sé, ma permesse dall'azione collettiva che emerge dalla conoscenza.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.Създадени не от печатната преса, но възникващи от колективното действие, което се заражда от грамотността.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.זה לא נוצר על ידי העיתונות הכתובה, אך התאפשר בשל העשייה המשותפת שנוצרה מהכתב.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.لا أزعم أنّها نِتَاجُ الصّحافة والطّباعة، ولكنا تمخّضت عن العمل الجماعي الذي انبثق من معرفة القراءة والكتابة.
Bunlar matbaa tarafından yaratılmadılar, ama okuma-yazmanın sağladığı kolektif eylemle mümkün kılındılar.読み書きが出来ることから始まった集団的行動によって可能になりました そしてまた 新しい富のかたちが現れました
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak.Ogni crisi coinciderà con una scelta collettiva.
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?Dus ik denk dat we met een aantal momenten van crisis te maken krijgen, die alsmaar heviger worden.
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?Geben wir das Spiel auf und vereinen uns mit den Menschen?
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?I w każdym z tych kryzysów staniemy przed zbiorowym wyborem: czy odpuścimy sobie tę grę i dołączymy do ludzi?
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?Ja jokaisen kriisin äärellä meillä on mahdollisuus päättää yhtämielisesti: joko lopetamme tämän pelin
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?Och vid varje kris kommer vi att ha ett gemensamt val: ger vi upp spelet
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?Takže myslím že budeme svědky řady krizových momentů, každý další tvrdší než ten předešlý.
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak. Oyunu bırakıp toplumun bütününe mi dahil olacağız?Ето защо, мисля че ще станем свидетели на серия от кризисни моменти, всеки по-тежък от предишния.
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak.Portanto, iremos continuar a assistir a mais crises, cada uma mais severa que a anterior.
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak.Και σε κάθε στιγμή κρίσης θα υπάρχει ένα συλλογικό δίλημμα:
Her kriz anında kolektif olarak bir seçimimiz olacak.このゲームを放棄して人々の中に加わるのか?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?Câu hỏi thứ hai. Blog đã thật sự mang lại gì cho chúng ta, về quá trình tiếp cận trí tuệ tập thể?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?Drugie pytanie dotyczy tego, co blogosfera daje nam w kwestii dostępu do zbiorowej inteligencji?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?두번째 질문은 블로거스피어가 실제로 우리를 위해 무엇을 하는가입니다. 정말 집단지능을 구현하는 건가요?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?Pertanyaan kedua, apa yang telah dibuat oleh dunia blog untuk kita dalam hal mengakses kecerdasan kolektif?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?Вторият въпрос е, какво на практика прави за нас блогосферата, по отношение на колективната интелигентност?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?Второй вопрос, что, собственно, блогосфера делает для нас в плане доступа к коллективному интеллекту?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?השאלה השניה היא מה בעצם הבלוגוספירה עושה בעבורינו, במונחים של נגישות לאינטליגנציה קולקטיבית?
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?السؤال الثاني، ماذا قد تفعل المدونات لنا من ناحية الوصول إلى فهم مشترك؟
İkinci soru ise, blog dünyası aslında bize ne sağlıyor, kolektif enformasyon açısından?ブログ界は実際にどんな役割を担っているのかです クリスに紹介された私の本 『「みんなの意見」は案外正しい』では
İletişim, medya ve kolektif eylem arasındaki ilişkiyi저는 통신과 미디어, 공동체 행동의 관계에 대해 생각해보기 시작했습니다.
İletişim, medya ve kolektif eylem arasındaki ilişkiyiהתחלתי להרהר על מערכת היחסים בין תקשורת, מדיה,
İletişim, medya ve kolektif eylem arasındaki ilişkiyiلقد بدأت التفكير في العلاقة بين الاتصالات ووسائل الإعلام
İletişim, medya ve kolektif eylem arasındaki ilişkiyiそれに集団行動の関係について考え始め
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.Ei și dușmanii lor aveau un destin comun.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.이스라엘과 팔레스타인 양쪽 모두 집단적인 운명을 함께 나누고 있다는 것을 이해하고 있지 않다는 것입니다.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.là cả hai phía Israel và Palestine đều không hiểu
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.Sdílely společný osud.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.Sie teilten ein Schicksal mit ihren Feinden.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.הוא ששני הצדדים, ישראל והפלשתינאים, לא מבינים שגורלם משותף.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.هو أن كلا الطرفين، إسرائيل، على ما أعتقد، والفلسطينيين، لا يفهمون أنهم يتشاركون في مصير مشترك.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.自分たちは運命を共有していることを 理解していないことです 皆さん 一昔前の空想家や詩人たちが
Kolektif sıçrayışımız oldukça fazla enerji içerecektir.Cú nhảy tập thể của ta chứa rất nhiều năng lượng. Chuyên mục (báo) Straight
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.A unikají z něj pomocí vytváření institucí kolektivního jednání.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Azáltal menekül meg, hogy a kollektív cselekvés érdekében intézményeket hoz létre.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Creando istituzioni per l'azione collettiva, lo risolvevano.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Escapaban mediante la creación de instituciones de acción colectiva.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Evadează creând instituţii pentru acţiune colectivă.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Họ thoát ra bằng cách tạo nên một thể chế ứng xử.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Ils s'en échappent en créant des institutions d'action collective.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.예외사례에 해당하는 사람들의 경우, 그들은 집단적 행동을 하기 위해 조직을 만들었습니다.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Sie entkommen, indem sie Institutionen für kollektives Handeln gründen.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Uciekają poprzez tworzenie instytucji dla kolektywnego działania
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Zo ontsnapten door instellingen voor collectieve actie te creëren.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Δραπετεύουν δημιουργώντας θεσμούς για συλλογική δράση.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Избежать этого позволяет создание институтов для коллективного действия.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.Те избягват дилемата, като създават институции за колективно действие.
Ve bu durumdan kolektif eylem için kurumlar oluşturarak kurtulabilirler.הם התחמקו על ידי יצירת מוסדות לעשייה משותפת.