koleksiyoncu ile cümle

koleksiyoncu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
1913 yılında Macar bir koleksiyoncu olan Ferenc Hatvany tarafından satın alındı.Vuonna 1913 sen osti unkarilainen keräilijä Ferenc Hatvany.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Tämä artikkeli käsittelee japanilaista yhtyettä.
Koleksiyoncu Johann Gottlob von Quandt, güneyi ve kuzeyi sembolize eden iki tablo istiyordu.Ο συλλέκτης Γιόχαν Γκόττλομπ φον Κβαντ ανάθεσε την σύνθεση δύο έργων με θέμα τον Νότο και τον Βορά αντίστοιχα.
Bosch bir böcek, mineral ve mücevher koleksiyoncusuydu.Bosch var en ivrig samler af insekter, mineraler og ædelstene.
1913 yılında Macar bir koleksiyoncu olan Ferenc Hatvany tarafından satın alındı.I 1913 blev det købt af den ungarske kunstsamler Ferenc Hatvany.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Fliserne er i dag et efterspurgt samlerobjekt.
Çalışmalarının birçoğu Rus koleksiyoncu Sergei Shchukin tarafından toplanır.Matisse havde en længerevarende tilknytning til den russiske kunstsamler Sergei Shchukin.
Çetin arabayı koleksiyoncuya götürecektir.Til Spielmannsau kører Stellwagen.
Ayrıca bir saat tamircisi ve saat koleksiyoncusudur.Øverst er der et ur og et klokkespil.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Han kommer til å bli solgt til et meksikansk sirkus.
Koleksiyoncu aynı gemiye onda on yıldır sahip olduğunu söyler ve gemiyi gösterir.Bonden svarer at haugebonden har brukt skipet hans i mange år uten å betale leie.
Bunlardan biri de koleksiyonculuktur.Også disse ble samlerobjekter.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.Kalau sekarang hanya dilakukan oleh para gambuhnya saja.
Çalışmalarının birçoğu Rus koleksiyoncu Sergei Shchukin tarafından toplanır.Matisse memiliki asosiasi lama dengan kolektor seni Rusia, Sergei Shchukin.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Merupakan Brokantit yang dicari oleh para kolektor.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Nó sẽ bảo vệ người cho nó một đồng xu Nhật Bản.
Yetersiz bir insan olan Freddie'yi hayata bağlayan tek şey kelebek koleksiyonculuğudur.Cuộc sống của cô buồn tẻ đến mức chỉ có con rùa làm bạn.
1936'da elli yıldır koleksiyonculuk yapan Alfred E. Goodey müzeye önemli miktarda tablo bağışladı.1936年にはアルフレッド・E・グディが50年に渡って収集した大量の収蔵品を寄付する。
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.当社は 日本通運の子会社に当たる。
1936'da elli yıldır koleksiyonculuk yapan Alfred E. Goodey müzeye önemli miktarda tablo bağışladı.1936년에 앨프레드 E. 굳디는 자신이 50년동안 모은 예술품을 박물관에 기부하였다.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.אחת נמכרה לחברה יפנית.
Bu model koleksiyoncularca tüm zamanların en arzu edilen 911'i olarak tanımlanmıştır.סדרה זו נחשבת בעיני רבים מהמעריצים ל-911 האהובה ביותר בכל הזמנים.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Днес този модел е силно желан от колекционерите на класически автомобили.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.Също така съм страстен колекционер“.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Erben je najviše poznat kao sakupljač narodne poezije.
Çalışmalarının birçoğu Rus koleksiyoncu Sergei Shchukin tarafından toplanır.Mnohé obrazy jeho neskorej tvorby získal ruský zberateľ Sergej Ščukin.
Elbette filatelistler arasında aynı zamanda koleksiyoncu olanlar çoğunluktadır.Medzi filatelistami sú vysoko cenené.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.Uporabljajo jo izključno unionisti.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.Prav tako je tukaj njena presenetljiva umetniška zbirka.
Bragg’in diğer ilgi alanı ise deniz kabuğu koleksiyonculuğuydu.Braggi huvide hulka kuulus veel teokarbikogumine.
Çalışmalarının birçoğu Rus koleksiyoncu Sergei Shchukin tarafından toplanır.Suure osa tema töödest omandas vene kunstikollektsionäär Sergei Štšukin (Сергей Щукин).
1936'da elli yıldır koleksiyonculuk yapan Alfred E. Goodey müzeye önemli miktarda tablo bağışladı.1936 annetas kohalik elanik Alfred Goodey, kes oli pool sajandit kunsti kogunud, muuseumile suure maalikogu.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Tänapäeval kasutatakse rada vanade autode kogunemiskohana.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Dar ceea ce a vrut să spună este că tot ce am făcut, este de fapt, o colecționare de timbre.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Hij bedoelde dat wat we daar gedaan hebben, eigenlijk postzegels verzamelen is --
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.하지만 그가 말한것이 우리가 지금껏 해온 것입니다, 정말로요. 그러니 우표 모으기 같은 것이지요.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Lecz miał na myśli to, że to czego dokonaliśmy, to naprawdę zbieranie znaczków.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Lo que quiso decir fue que lo que hemos hecho, ahí en realidad, es filatelia.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Mais ce qu'il voulait dire, est que ce que nous avons fait, en réalité, c'est une jolie collection --
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Mas o que ele queria dizer é que aquilo que fizemos aqui, é uma coleção de selos.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Men det han mente var at det vi har gjort her, faktisk, er at samle på frimærker.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Mutta tosiasiassa hän tarkoitti, että se, mitä olemme tehneet, on postimerkkien keräilyä --
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Nhưng ý ông là những gì chúng ta đã làm là sưu tập tem ở đó--
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.No čo tým myslel bolo, že to, čo sme dokázali, vskutku, je zberateľstvo.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Ő ezalatt azt értette, hogy amit eddig tettünk, az igazából bélyeg gyűjtés.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.S tem je želel povedati, da je v resnici vse, kar smo naredili, da smo zbrali znamke.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Tetapi maksudnya adalah apa yang telah kami kerjakan, benar-benar, adalah mengoleksi perangko --
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Αυτό που ήθελε να πει, ήταν πως στην ουσία αυτό που κάναμε ήταν σαν να συλλέγαμε γραμματόσημα.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Но он имел в виду, что то, что мы сделали, на самом деле коллекционирование марок.
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.Но това което имаше в предвид, беше че това което правим, наистина е като да колекционираме марки --
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.אבל הוא התכוון שמה שעשינו כאן בעצם, זה לאסוף בולים -
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.لكن ما قصده هو ان ما قمنا به، فى الواقع هو جمع طوابع من هناك--
Ama demek istediği şey, yaptığımız işin gerçekten de pul koleksiyonculuğu olduğu.まさに切手収集といえるのです オーケイ 粒子を集めました
- Babam koleksiyoncudur.- Mijn vader is een verzamelaar.
- Babam koleksiyoncudur.-Mio papā č un collezionista.
- Babam koleksiyoncudur.- Viete, môj otec je zberateľ.
- Babam koleksiyoncudur.- Víte, můj otec je sběratel.
- Babam koleksiyoncudur.Zabójstwo Ivkovica, to bardzo poważna sprawa.
- Babam koleksiyoncudur.- Татко е колекционер.
Civardan pek çok sanatçı ve koleksiyoncu da oradaydı.Menig lokale artiest en een aantal verzamelaars waren aanwezig.

İlgili Sayfalar