koleksiyoncu ile cümle

koleksiyoncu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Julie Manet (14 Kasım 1878 - 14 Temmuz 1966), Fransız ressam ve sanat koleksiyoncusu.Julie Manet (14 de noviembre de 1878 - 14 de julio de 1966) fue una pintora y coleccionista de arte francesa.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Hoy día son unidades muy buscadas por los coleccionistas.
Bunlardan biri de koleksiyonculuktur.Algunas de ellas son únicas en colección.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Él debe partir en viaje de negocios para atender a un grupo de inversores japoneses.
Mineral koleksiyoncuları arasında yaygın bir mineraldir.Es uno de los minerales de uranio más comunes.
Koleksiyoncu Johann Gottlob von Quandt, güneyi ve kuzeyi sembolize eden iki tablo istiyordu.Il collezionista Johann Gottlob von Quandt commissionò due immagini per simboleggiare il sud e il nord.
Bu yüzden, koleksiyoncular tarafından daha çok rağbet görmektedir.Per questo motivo, è molto ricercata dai collezionisti.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.È anche un importante collezionista d'arte.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Fa parte di una collezione privata giapponese.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Oggi le vetture di questo marchio sono molto ricercate dai collezionisti.
Babası antika koleksiyoncusu annesi ise emlakçıdır.L'artista americana ed ex fidanzata del principe è la mamma di Mia.
Bunlardan biri de koleksiyonculuktur.Include anche Collection.
Aynı zamanda besteci ve 45'lik ve 33'lük plak koleksiyoncusudur.47 ^ Malfatto V., Asti antiche e nobili casate.
Bilimsel adı Britanyalı koleksiyoncu Aylmer Bourke Lambert’e ithafen verilmiştir.Научное название является данью памяти британского коллекционера Эйлмера Бурка Ламберта.
Günümüze çok az sayıda geldiğinden dolayı çok değerlidir ve koleksiyoncular tarafından alınmaktadır.Поэтому до нашего времени сохранилось не так уж много экземпляров, и они очень ценятся коллекционерами.
Koleksiyoncu, Tenten ve kaptana söylemek istediği bazı şeyler olduğunu söyler.Джим рассказывает капитану, сквайру и доктору то, что он слышал.
Elbette filatelistler arasında aynı zamanda koleksiyoncu olanlar çoğunluktadır.Кроме филателистов, в него входили другие собиратели.
Ardından Kutsal Kase'yi arayan zengin koleksiyoncu Walter Donovan, Jones'tan yardım ister.После этого к нему обращается бизнесмен Уолтер Донован с просьбой разыскать Святой Грааль.
Mayer aynı zamanda tutkulu bir gitar koleksiyoncusudur ve 2006 yılında koleksiyonu 200 parçayı aşmıştır.وماير أيضا من الهواه المغرمين بجمع الجيتارات حيث تجاوزت مجموعته في عام 2006 ما يقرب من 200 قطعة.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.تديره شركة تابعة لمجموعة سوفت بنك اليابانية.
Ayrıca posta idaresi pul koleksiyoncularına koleksiyon amacı ile resmi posta pulu satışı yapmaktadır.احتفظت بدخل عن طريق بيع بطاقات بريدية مرسومة باليد.
Lanier, bir klasik müzik bestecisi ve nadir çalgı koleksiyoncusu olarak da bilinir.Lanier é também conhecido como compositor de música clássica e colecionador de instrumentos raros.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.A qual mais tarde vendeu para um grupo de investidores europeus.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.Na atualidade só o utilizam os nômades.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Hoje são itens difíceis de serem encontrados por colecionadores.
Pullar, pul koleksiyoncularına ve tüccarlara Paris'te 1924 yılında satıldı.De postzegels werden dan maar verkocht aan verzamelaars en handelaars in Parijs in 1924.
Julie Manet (14 Kasım 1878 - 14 Temmuz 1966), Fransız ressam ve sanat koleksiyoncusu.Julie Manet (Parijs, 14 november 1878 - 14 juli 1966) was een Frans kunstschilder en kunstverzamelaar.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Tegenwoordig is de auto zeer geliefd bij verzamelaars.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Hij steelt haar paard en verkoopt het aan een zigeuner.
Genel olarak özel silah koleksiyoncuları tarafından satın alınmıştır.Zij werden met name verkocht aan buitenlandse verzamelaars.
İlk kez 1863 Mart'ında koleksiyoncu Louis Martinet'nin galerisinde sergilendi.Het werd voor het eerst tentoongesteld in maart 1849 op de Free Exhibition in de Hyde Park Corner Gallery.
Ayrıca bir saat tamircisi ve saat koleksiyoncusudur.Jest kolekcjonerem i koneserem zegarków.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.Wersja ta jest obecnie poszukiwana przez kolekcjonerów.
Gunumuzde buharli ve kurmali modeller koleksiyoncular tarafından aranan modellerdir.Należy do rzadkich i poszukiwanych kamieni kolekcjonerskich.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Pessoa znany jest przede wszystkim jako poeta.
Lorenzo Ghiberti ayrıca bir koleksiyoncu ve tarihçiydi.Bernard Gui był także historykiem i dziejopisarzem.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.Tavlan såldes senare till en privat samlare i Japan.
Pul koleksiyonculuğu, pulları inceleyen bilim dalı olan filateli ile karıştırılmamalıdır.Bootlegs skall inte förväxlas med piratkopiering som handlar om kopiering av material som finns kommersiellt.
Bunlardan biri de koleksiyonculuktur.Det ena är medlemmarnas samlade kunskap.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.На сьогодні качки-мандрівниці є предметом пошуку колекціонерів.
Mineral koleksiyoncuları arasında yaygın bir mineraldir.Рідкісний колекційний мінерал.
Elbette filatelistler arasında aynı zamanda koleksiyoncu olanlar çoğunluktadır.Хоча й серед аматорів зустрічались достатньо кваліфіковані особи.
Müze koleksiyonculuğu kavramını ilk defa ortaya atmıştır.У Музеї новин він експонувався вперше.
Ayrıca bir saat tamircisi ve saat koleksiyoncusudur.В приставці також є годинник та будильник.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Vozidla jsou dnes vyhledávaným objektem automobilových sběratelů.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Erben je znám především jako sběratel lidové poezie.
Bunlardan biri de koleksiyonculuktur.Jedním z nich je i taška.
Genel olarak özel silah koleksiyoncuları tarafından satın alınmıştır.Byli proto zabíjeni speciálně najatými pistolníky.
Barikat'ın bir diğer versiyonu da özel bir koleksiyoncudadır.Další varianta tohoto obrazu se nachází v české soukromé sbírce.
Para koleksiyonculuğunun başlangıcı Romalılara dek ulaşır.Počátky obce sahají do doby románské.
Bu yüzden, koleksiyoncular tarafından daha çok rağbet görmektedir.Což je důvod, proč by měli být chovány v početnějších skupinách.
Gunumuzde buharli ve kurmali modeller koleksiyoncular tarafından aranan modellerdir.Velké a nádherně zbarvené druhy jsou předmětem zájmu sběratelů.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.V současnosti už je ale uvidíme jen jako společníky.
Ayrıca posta idaresi pul koleksiyoncularına koleksiyon amacı ile resmi posta pulu satışı yapmaktadır.Společně mají pátrat po gangu falšujícím doklady.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.De asemenea, a fost un pasionat colecționar de artă.
Ayrıca bir saat tamircisi ve saat koleksiyoncusudur.Are o aplicație de convertor și World Clock.
Diğer hobileri arasında yelken yarışları, yüzme, koleksiyonculuk ve fotoğrafçılıktır.Hobbija az utazás, az úszás és a bélyeggyűjtés.
Para koleksiyonculuğunun başlangıcı Romalılara dek ulaşır.A bortermelés kezdetei a rómaiakig nyúlnak vissza.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.Ma már csak gyalogosok használhatják.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.A restaurálást egy japán televíziós társaság finanszírozta.

İlgili Sayfalar