kolaylaştırmak ile cümle
kolaylaştırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Doğum jeli, vajinal doğumu kolaylaştırmak için geliştirilmiş bir jeldir.Odruch ten czyni poród bezpieczniejszym.
O yüzden de kızgınlık genellikle sorunların çözümünü kolaylaştırmak yerine daha da zorlaşmasına neden olur.Niestety jej pomysły zamiast ułatwić jej życie, zwykle je utrudniają.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.Komplexet är uppfört i ett plan, "för att underlätta förflyttandet av de sjuka, gamla, och barnen".
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Країни погодились створити правову базу для полегшення ділових зв'язків.
Basit makineler; insanların, işlerini kolaylaştırmak için geliştirildiği araçlardır.Машини та механізми, які прийшли на допомогу людям, полегшили їхню працю.
Halk akvaryumlarının çoğunluğu doğal deniz suyu sağlamayı kolaylaştırmak için okyanus kıyısında kurulmuştur.Většina veřejných akvárií se nachází v blízkosti oceánu, pro stabilní dodávky přírodní mořské vody.
Basit makineler; insanların, işlerini kolaylaştırmak için geliştirildiği araçlardır.Byly vytvořeny nové stroje, které usnadnily práci dělníkům.
Amacı insan yaşamını kolaylaştırmak.Je snadné ukrást něčí život.
Şehre ulaşımı kolaylaştırmak için I-495 ve I-395 yolları şehrin büyük bir kısmını dışarıdan dolaşırlar.Do obce vede silnice III/3955 ze silnice II/395 ve směru od Stanoviště.
Bunun sebebi ise kullanıcının işini kolaylaştırmaktır.Jak můžeme zákazníkovi cestu službou usnadnit?
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.Úkolem T9 je umožnit snadnější zápis textových zpráv na klávesnici mobilního telefonu.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.Ventilația mecanică poate fi necesară dacă respirația unei persoane este afectată.
Zone Key Tool, DNSSEC kullanılan bölgelerinin bakımını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yazılımdır.A Zone Key Tool a DNSSEC-et használó zónák karbantartását könnyíti meg.
Helyum, bazen astım hastalarının solunumunu kolaylaştırmak için kullanılır.A héliumot néha használják asztmás betegek légzésének megkönnyítésére.
DLV'nin amacı, bir kök güven istasyonu olmadığında DNSSEC'in dağıtımını kolaylaştırmaktı.A DLV célja a DNSSEC alkalmazásának megkönnyítése gyökérszintű bizalmi horgony hiányában.
ISOnun temel amacı; Uluslararası mal ve hizmet alışverişini kolaylaştırmaktır.Az Unió célja elsősorban a tőke és szolgáltatások szabad áramlásának megteremtése.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Vigasztalásul az olvasáshoz és a versíráshoz fordult.
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.T9:n tarkoituksena on helpottaa tekstiviestien kirjoittamista pienillä matkaviestimillä.
Çoğunlukla taşımayı kolaylaştırmak için üstten kulbu ve boşaltmayı kolaylaştırmak için küçük bir ağzı bulunur.Kahvaosaan on usein kiinnitetty pieni lenkki kantamisen ja kädessä pitämisen helpottamiseksi.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Nimen yksinkertaistamisen tarkoitus oli helpottaa sen ääntämistä ja kirjoittamista.
Bu misyon ve AB-NATO entegrasyonunu kolaylaştırmak için yasal çerçevede güncellendi.Το νομικό πλαίσιο έχει ενημερωθεί προκειμένου να διευκολύνει αυτές τις αποστολές και την ένταξη στην ΕΕ-ΝΑΤΟ.
(Örneğin kanonik nicemleme gibi)Nicemleme şemaları bu tür hesaplamaları kolaylaştırmak için tasarlanmıştır.Οι κοινοί λογάριθμοι εφευρέθηκαν για να απλοποιήσουν τους υπολογισμούς αυτούς.
Görevi, bir takım sürücülerin oluşturulmasını kolaylaştırmaktır.Serien blev oprettet for at gøre det lettere for de danske kørere at deltage.
Akıl kotrol materyalleri daha çok insanları sorguya çekmeyi kolaylaştırmak için kullanılmıştır.Husketeknikker brukes for å gjøre det lettere å huske ting.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Hensikten bak var å gjøre det lettere å lese.
Bu gelişmeler dergilerde çıkmış makalelere erişimi kolaylaştırmaktadır.Perubahan-perubahan tersebut memperburuk masalah dalam majalah.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Karena itu, ia pun meninggalkannya dan lebih memilih untuk membaca dan mempelajari al-Qur’an.
Vietnam pasaportu uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Vietnam vatandaşlarına verilir.Hộ chiếu Việt Nam là hộ chiếu được cấp cho công dân Việt Nam để đi lại quốc tế.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.これらの一連の建物は「病人、年配の人、子供たちが容易に行き来できるように」単一階にすべて形成されている。
Vatandaşlar kendilerini tanımlamak için Litvanya dışında seyahati kolaylaştırmaktadır.外国人が訪日しやすいように旅行査証取得の負担を軽減したりする。
Kuroari rakibi yakalayarak hareketsiz kılmakta böylece Karasu’nun işini kolaylaştırmaktadır.ゆえにカラオケが絡むとハチベエの作戦に簡単に引っ掛ってしまう。
Yazılan kodun bir uygulama sunucusuna taşınmasını (deployment) da kolaylaştırmaktadır.ただし問題を簡単にするため、次のような仮定を置く(これらは必ずしもハリスが明記したものではない)。
CD14 ve LPS Bağlayıcı Protein (LBP) LPS'nin MD-2'ye sunumu kolaylaştırmakla bilinmektedir.全てのLPSの認識にはMD-2が必要であり、CD14とLPS結合タンパク質(LBP)はLPSのMD-2への提示を促進することが知られている。
Halk akvaryumlarının çoğunluğu doğal deniz suyu sağlamayı kolaylaştırmak için okyanus kıyısında kurulmuştur.大多數的水族館都位處接近海洋,以確保天然海水的穩定供應。
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.מטרתן היא לחלק את הכתבה לנושאים ולהקל על הקריאה וההבנה של הכתבה.
Kasıktaki açıklığın amacı, bebek bezine erişimi kolaylaştırmaktır.מטרת ההתערבות בריפוי בעיסוק בפגייה הינה לצמצם את מצבי הדחק אליהם נחשף התינוק.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.Sve su građevine u istoj razini kako bi se "olakšalo kretanje bolesnih, starih i djece".
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Države članice osnovale su zajedničko povjerenstvo kako bi potaknule bliže ekonomske veze.
Deneyin ilk amacı kürk elde edebilmeyi kolaylaştırmaktı.Hlavným stimulom bolo získavanie kožušín.
Sosyal bilgilerin işlenmesini kolaylaştırmaktadır.Človek ľahšie nadväzuje spoločenský kontakt.
Amacı insan yaşamını kolaylaştırmak.Rozmotávala niť ľudského života.
Bunun sebebi ise kullanıcının işini kolaylaştırmaktır.Njihov namen je poenostavitev uporabnikovega dela.
İşlevleri merhumu korumak ve ona öteki dünyaya giden yolu kolaylaştırmaktır.Jos turėjo saugoti mirusįjį ir padėti jam sėkmingai nukakti į pomirtinį pasaulį.
Japonya'da banyo seksini kolaylaştırmak için özel olarak tasarlanmış banyoları olan oteller inşa edilmektedir.Japonijoje egzistuoja specialios seizos kėdės, kurias galima nešiotis.
Açılan kanal deniz trafiğini kolaylaştırmakta, ticaret canlanmaktadır.Pinigai kaip universalus mainų matas atsirado siekiant supaprastinti prekybą.
Açılan kanal deniz trafiğini kolaylaştırmakta, ticaret canlanmaktadır.Maad katab teedevõrk, õitseb kaubandus.
Helyum, bazen astım hastalarının solunumunu kolaylaştırmak için kullanılır.Heeliumit kasutatakse mõnikord lihtsustamaks astmahaigel hingamist.
Aletin tırtıklı olması işini daha da kolaylaştırmaktadır.Vaid värvide eemaldamine lihtsustaks neid veel.
Aslında anlamanızı kolaylaştırmak için, yarım büyük eksen'e, büyük yarı çap diyebiliriz. -تسميته بطول نصف القطر الرئيسي واعتقد ان هذا منطقياً اكثر
Aslında anlamanızı kolaylaştırmak için, yarım büyük eksen'e, büyük yarı çap diyebiliriz. -より理にかなっていると思います。 いいですか?
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,— agevolare lo sviluppo di talune attività o di talune regioni;
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,— bizonyos gazdasági ágazatok vagy gazdasági területek fejlődésének előmozdítása,
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,Da bi pojasnila svojo politiko državne pomoči, je Komisija sprejela vrsto listin.
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,— facilitar el desarrollo de determinadas actividades o determinadas regiones,
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,– Förderung der Entwicklung bestimmter Tätigkeiten oder bestimmter Regionen,
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,Komisia prijala viacero dokumentov, na základe ktorých vysvetľuje svoju politiku
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,— steun voor de vergemakkelijking van de ontwikkeling van bepaalde activiteiten of bepaalde regio’s;
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,— underlätta utveckling av vissa näringsverksamheter eller vissa regioner,
— Belirli faaliyetlerin ya da alanların gelişimini kolaylaştırmak,— улесняване развитието на определени дейности или райони,
Bilhassa, cinsel saldırıyı kolaylaştırmak amacıyla içkiye gizlice GHB eklendiğine dair endişeler doğmuştur.Oferowane party pills mogą zawierać materiał roślinny lub substancje półsyntetyczne bądź syntetyczne.