Ana içeriğe geç
Sözlük

kolaylaştırma ile cümle

kolaylaştırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun sebebi ise kullanıcının işini kolaylaştırmaktır.Grund dafür war die einfachere Handhabung des Systems durch den Benutzer.
Senaryo Denetçisi’nin notları montaj işlemini kolaylaştırması için Montajcı’ya verilir.Die «Ratlosigkeit des Regisseurs» würde sich somit auf das Publikum übertragen.
Amacı insan yaşamını kolaylaştırmak.L'objectif étant de simplifier la vie des personnes.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Il a pour but de rendre claire la lecture et plus facile la conception.
Açılan kanal deniz trafiğini kolaylaştırmakta, ticaret canlanmaktadır.On élargit le canal Marchand pour favoriser la navigation.
Sosyal bilgilerin işlenmesini kolaylaştırmaktadır.Ils facilitent l'organisation de la connaissance sociologique.
RAID yıkımdan kurtulmayı kolaylaştırmaz.RAID no simplifica la recuperación de un desastre.
Zone Key Tool, DNSSEC kullanılan bölgelerinin bakımını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yazılımdır.Zone Key Tool es un software diseñado para facilitar el mantenimiento de las zonas conscientes de DNSSEC.
Küba pasaportu Uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Küba vatandaşlarına verilen belgedir.El pasaporte cubano, es un documento que facilita las salidas internacionales a los ciudadanos cubanos.
Aletin tırtıklı olması işini daha da kolaylaştırmaktadır.Se dice que su ubicación lo hace más operable.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.Il complesso è eretto su di un livello, "in modo da facilitare la deambulazione di malati, anziani e bambini".
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Это затрудняло для простых людей изучение и понимание писаний.
Aletin tırtıklı olması işini daha da kolaylaştırmaktadır.С ветшанием фонтана его работу упростили.
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.Сокращение URL помогает создавать более короткие адреса.
Ortak demokratik değerler Avrupa ülkeleri ve Batı ile Filipinler'in ilişkilerini kolaylaştırmaktadır.القيم الديمقراطية المشتركة تجعل من العلاقات مع الدول الغربية والأوروبية أكثر سهولة.
CD14 ve LPS Bağlayıcı Protein (LBP) LPS'nin MD-2'ye sunumu kolaylaştırmakla bilinmektedir.MD-2 ومن المعروف CD14 وLPS-ربط البروتين (LBP) لتسهيل تقديم LPS إلى.
İzleme ve farklı milletlerden gezginlerin kalkış ve varışlarını kolaylaştırmak.ضبط حركة المسافرين القادمين والمغادرين من كافة الجنسيات وتسهيل ذلك.
Küba pasaportu Uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Küba vatandaşlarına verilen belgedir.تصدر جوازات سفر الكوبية لمواطني كوبا لتسهيل السفر الدولي.
Fiyatlar ülke genelinde narhla sabitlenmişti ve ticareti kolaylaştırmak üzere listeler halinde belirlenmişti.Os preços eram fixados em todo o país e registrados em listas para facilitar a negociação.
Japonya, Krugman'ın niceliksel kolaylaştırma tekniğine dayanan bir başka teknik kullandı.O Japão usou outra técnica, um pouco baseada na de Krugman, chamada de quantitative easing.
Küba pasaportu Uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Küba vatandaşlarına verilen belgedir.Passaportes cubanos são emitidos para facilitar as saídas internacionais de cidadãos de Cuba.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.A ventilação mecânica pode ajudar a respirar.
Bu yol büyük imparatorluk boyunca Efes'ten Persepolis'e kadar hızlı ulaşımı kolaylaştırmak için yapmıştır.Hierdoor ontstond via de Maartensdijkse Vaart een directe route van de Eem tot aan Utrecht.
İzleme ve farklı milletlerden gezginlerin kalkış ve varışlarını kolaylaştırmak.Regels rondom het betreden en oversteken van andermans land.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.W przypadku SLA ma za zadanie ułatwienie prowadzenia wentylacji mechanicznej.
Bunun sürgün edilenlerin mülkiyetini kamulaştırabilmesini kolaylaştırmak için yapıldığı düşünülmektedir.Dzięki temu łatwo ustalić właściciela skradzionych rzeczy.
Doğum jeli, vajinal doğumu kolaylaştırmak için geliştirilmiş bir jeldir.Odruch ten czyni poród bezpieczniejszym.
O yüzden de kızgınlık genellikle sorunların çözümünü kolaylaştırmak yerine daha da zorlaşmasına neden olur.Niestety jej pomysły zamiast ułatwić jej życie, zwykle je utrudniają.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.Komplexet är uppfört i ett plan, "för att underlätta förflyttandet av de sjuka, gamla, och barnen".
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Країни погодились створити правову базу для полегшення ділових зв'язків.
Basit makineler; insanların, işlerini kolaylaştırmak için geliştirildiği araçlardır.Машини та механізми, які прийшли на допомогу людям, полегшили їхню працю.
Halk akvaryumlarının çoğunluğu doğal deniz suyu sağlamayı kolaylaştırmak için okyanus kıyısında kurulmuştur.Většina veřejných akvárií se nachází v blízkosti oceánu, pro stabilní dodávky přírodní mořské vody.
Basit makineler; insanların, işlerini kolaylaştırmak için geliştirildiği araçlardır.Byly vytvořeny nové stroje, které usnadnily práci dělníkům.
Amacı insan yaşamını kolaylaştırmak.Je snadné ukrást něčí život.
Şehre ulaşımı kolaylaştırmak için I-495 ve I-395 yolları şehrin büyük bir kısmını dışarıdan dolaşırlar.Do obce vede silnice III/3955 ze silnice II/395 ve směru od Stanoviště.
Bunun sebebi ise kullanıcının işini kolaylaştırmaktır.Jak můžeme zákazníkovi cestu službou usnadnit?
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.Úkolem T9 je umožnit snadnější zápis textových zpráv na klávesnici mobilního telefonu.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.Ventilația mecanică poate fi necesară dacă respirația unei persoane este afectată.
AB ve Ermenistan arasındaki vize kolaylaştırma anlaşması 17 Aralık 2012 tarihinde imzalanmıştır.Acordul de Parteneriat Comprehensiv și Îmbunătățit UE-Armenia (CEPA) a fost semnat pe 24 noiembrie 2017.
RAID yıkımdan kurtulmayı kolaylaştırmaz.Șocul n-o face să abandoneze aviația.
Zone Key Tool, DNSSEC kullanılan bölgelerinin bakımını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yazılımdır.A Zone Key Tool a DNSSEC-et használó zónák karbantartását könnyíti meg.
Helyum, bazen astım hastalarının solunumunu kolaylaştırmak için kullanılır.A héliumot néha használják asztmás betegek légzésének megkönnyítésére.
DLV'nin amacı, bir kök güven istasyonu olmadığında DNSSEC'in dağıtımını kolaylaştırmaktı.A DLV célja a DNSSEC alkalmazásának megkönnyítése gyökérszintű bizalmi horgony hiányában.
ISOnun temel amacı; Uluslararası mal ve hizmet alışverişini kolaylaştırmaktır.Az Unió célja elsősorban a tőke és szolgáltatások szabad áramlásának megteremtése.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Vigasztalásul az olvasáshoz és a versíráshoz fordult.
Belleğin mantıksal alanlara bölünmesini sağlayarak bilgiye erişimi kolaylaştırmalıdır.Az ideológia megkönnyíti a tájékozódást a pártok között.
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.T9:n tarkoituksena on helpottaa tekstiviestien kirjoittamista pienillä matkaviestimillä.
Çoğunlukla taşımayı kolaylaştırmak için üstten kulbu ve boşaltmayı kolaylaştırmak için küçük bir ağzı bulunur.Kahvaosaan on usein kiinnitetty pieni lenkki kantamisen ja kädessä pitämisen helpottamiseksi.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Nimen yksinkertaistamisen tarkoitus oli helpottaa sen ääntämistä ja kirjoittamista.
Bu misyon ve AB-NATO entegrasyonunu kolaylaştırmak için yasal çerçevede güncellendi.Το νομικό πλαίσιο έχει ενημερωθεί προκειμένου να διευκολύνει αυτές τις αποστολές και την ένταξη στην ΕΕ-ΝΑΤΟ.
(Örneğin kanonik nicemleme gibi)Nicemleme şemaları bu tür hesaplamaları kolaylaştırmak için tasarlanmıştır.Οι κοινοί λογάριθμοι εφευρέθηκαν για να απλοποιήσουν τους υπολογισμούς αυτούς.
Görevi, bir takım sürücülerin oluşturulmasını kolaylaştırmaktır.Serien blev oprettet for at gøre det lettere for de danske kørere at deltage.
Aynı kaynak, Arafat'ın yaşam koşullarının durumu hiç de kolaylaştırmadığını açıkladı.Kilden skrev videre at Arafats leveforhold gjorde lite for å forbedre situasjonen.
Akıl kotrol materyalleri daha çok insanları sorguya çekmeyi kolaylaştırmak için kullanılmıştır.Husketeknikker brukes for å gjøre det lettere å huske ting.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Hensikten bak var å gjøre det lettere å lese.
Bu gelişmeler dergilerde çıkmış makalelere erişimi kolaylaştırmaktadır.Perubahan-perubahan tersebut memperburuk masalah dalam majalah.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Karena itu, ia pun meninggalkannya dan lebih memilih untuk membaca dan mempelajari al-Qur’an.
Aynı kaynak, Arafat'ın yaşam koşullarının durumu hiç de kolaylaştırmadığını açıkladı.Nguồn tin giải thích rằng các điều kiện sống của Arafat không giúp cải thiện được nhiều tình hình này.
Vietnam pasaportu uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Vietnam vatandaşlarına verilir.Hộ chiếu Việt Nam là hộ chiếu được cấp cho công dân Việt Nam để đi lại quốc tế.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.これらの一連の建物は「病人、年配の人、子供たちが容易に行き来できるように」単一階にすべて形成されている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod