Bunu kolaylaştırmazsın.
You don't make it easy.
Amacı insan yaşamını kolaylaştırmak.
"Die Mühseligkeit der menschlichen Existenz erleichtern".
Senin için işleri kolaylaştırmayacağım.
So I don't intend to go easy on you.
Fadıl polisin işini kolaylaştırmaya çalıştı.
Fadil tried to make the police's work easy.
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.
T9's objective is to make it easier to enter text messages.
Bunun sebebi ise kullanıcının işini kolaylaştırmaktır.
This saved work by the user.
Bu törenler de bu sınavı kolaylaştırmak için olmalıdır.
These states help create the exam.
Gençlerin üniversiteye gidebilmelerini kolaylaştırmalıyız.
We have to make sure that we make it easier for kids to afford college.\
Amaç yeni platformlarla H5P entegrasyonunu kolaylaştırmaktır.
The aim is to make it easy to integrate H5P with new platforms.
Sadece matematik kolaylaştırmak için, bana bir tanım yapalım.
Just to make the math easier, let me make a definition.
Amaç yeni platformlarla H5P entegrasyonunu kolaylaştırmaktır.
The aim is to make it easy to integrate H5P with new platforms.
Böylesine kısa başparmaklar piyano çalmanı kolaylaştırmayacak.
Such short thumbs won't make it easy for you to play the piano.
kolaylaştırma ile daha fazla örnek cümle →