kolaylıkla ile cümle

kolaylıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.I am a flawed person, but these are flaws that can easily be fixed.
Ben problemi kolaylıkla çözmene şaşırdım.I'm amazed by the ease with which you solve the problem.
Onlar New York'a taşındı, ancak onlar yeni ortamlarına kolaylıkla adapte oldu.They moved to New York, but adapted easily to their new surroundings.
Kelime işlemcilerinin gelişimi Japoncayı kolaylıkla yazmamızı sağladı.The development of word-processors has enabled us to type Japanese easily.
Onun yumuşak konuşmasıyla kolaylıkla içeri alındım.I was easily taken in by his smooth talk.
Mary kolaylıkla öfkelenir.Mary loses her temper easily.
Tom'u kolaylıkla tanıyabilirsin çünkü o çok uzun.You can easily identify Tom because he is very tall.
Kolaylıkla isteri olurum.I get hysterical easily.
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.This device made it possible to turn sea-water into fresh water easily.
Bu çocuk karmaşık matematik problemini kolaylıkla çözdü.This child solved the complicated mathematics problem easily.
Çanta kolaylıkla bir hafta boyunca yeterli giysileri taşıyacak.The bag will easily carry enough clothes for a week.
Bazı çocuklar dilleri kolaylıkla öğrenir ve bazıları da zorluklarla öğrenir.Some children learn languages easily and others with difficulty.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Soğuk havadan kolaylıkla etkilenirim.I am easily affected by cold weather.
Kolaylıkla İspanyolca okuyabilirim.I can read Spanish easily.
Kağıt kolaylıkla tutuşur.Paper catches fire easily.
Soruyu kolaylıkla yanıtlaması bizi şaşırttı.The ease with which he answered the question surprised us.
Bütün o sorunları kolaylıkla çözdü.He solved all those problems with ease.
O çapraz bulmacayı kolaylıkla çözdü.He did the crossword with ease.
Bütün problemleri kolaylıkla çözdü.He solved all of the problems simply.
Sorunu kolaylıkla çözdü.He solved the problem with ease.
Problemi kolaylıkla çözdü.He solved the problem with ease.
Sorunu kolaylıkla halletti.He solved the problem with ease.
Problemi kolaylıkla halletti.He solved the problem with ease.
O, evini kolaylıkla bulabildi.He could find her house easily.
Kolaylıkla kandı ve ona biraz para verdi.He was easily deceived and gave her some money.
O, bilmeceyi kolaylıkla çözdü.She solved the puzzle with ease.
İşi kolaylıkla yaptı.She did the job with ease.
O, kolaylıkla işi bitirdi.She finished the job with ease.
Sınavı kolaylıkla geçti.She passed the examination with ease.
Onun sınavı kolaylıkla geçmesini umuyorum.I expect her to pass the examination easily.
Problemi kolaylıkla çözebildi.She could solve the problem with ease.
Uçak kolaylıkla geç kalabilir.The plane could easily be late.
Ahşap kolaylıkla yanar.Wood burns easily.
Arzu ettiğini kolaylıkla alabildi.She managed to get what she desired easily.
Beklentilerin tersine onlar kolaylıkla kazandı.Contrary to expectations, they won with ease.
Çocuklar kolaylıkla üşütürler.Children catch colds easily.
Onlar kolaylıkla parçalamadı.They did not break apart easily.
O,kolaylıkla problemi çözebildi.He was able to solve the problem with ease.
Yemekten kolaylıkla kaçınabileceğiniz yüksek kolesterollü gıdalar nelerdir?What are some high cholesterol foods that you can easily avoid eating?
Bu kitabı kolaylıkla okuyabilmelisin.You should be able to read this book easily.
Tom kolaylıkla sinirleniyor.Tom loses his temper easily.
O kolaylıkla yarışı kazandı.He won the race with ease.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Tom oyunun temel kurallarını kolaylıkla öğrendi.Tom easily learned the basic rules of the game.
İnsanlar onlar arasındaki farkı kolaylıkla söyleyebilirler.People can easily tell the difference between them.
Kolaylıkla anlayabileceğin kitaplardan başlamalısın.You should start from books similar to the ones you can already understand easily.
Onu kolaylıkla açıklayamıyorsan, onu hâlâ anlamıyorsun.If you can't explain it easily, you don't yet understand it.
Bir şey okumayan bir kişi görülmemiş bir kolaylıkla aldatılabilir.A person who never reads anything may be fooled with extraordinary ease.
Onu kolaylıkla yapabilmelisin.You should be able to do that easily.
Tom kolaylıkla kontrol edilir.Tom is easily controlled.
Peki, sana kolaylıkla aklına koyacağın bir şey söyleyebilirim.Well, I can tell you something that will put your mind at ease.
Tom çok kolaylıkla bırakır.Tom gives up too easily.
Bu malzeme kolaylıkla yanar.This material combusts easily.
Mary, platformlama bölümünü kolaylıkla temizledi.Mary cleared the platforming section with ease.
Mary kolaylıkla sinirlenir ve çılgına döner.Mary is easily irritated, and often flips her lid.
Kolaylıkla yorulurlar.They tire easily.
Ama Atom Enerjisi Konseyi'ndeki iş kolaylıkla geride bırakılamamıştı.However the work at the Atomic Energy Commission was not so easily left behind.
Flapjack çok saf ve tehlikeden habersizdir, böylece o tehlikeli durumlarda kolaylıkla yakalanır.Flapjack is very naïve and oblivious to danger, thus he is easily caught up in perilous situations.
Örneğin, Mach çok işlemcili makineleri kolaylıkla destekleyebildi.For instance, Mach was able to support multi-processor machines with ease.

İlgili Sayfalar