Tom'un kolayca dikkati dağılır.Tom is easily distracted.
Tom kolayca arkadaşlar edinmez.Tom doesn't make friends easily.
Tom kolayca pes etmeyecek.Tom won't give up easily.
Tom kolayca vazgeçen insan türü değil.Tom isn't the kind of guy who gives up easily.
Tom kolayca etkilenir.Tom is easily influenced.
İstatistikler kolayca yanlış yorumlanabilir.Statistics are easy to misinterpret.
Maria'nın babası kolayca etkilenir.Maria's father is easily influenced.
Onu kolayca onarabilirim.I could fix that easily.
Yağ kolayca sürülür.The butter spreads easily.
Bu kolayca kontrol edilecek bir salgındır.This is an easily controlled epidemic.
Tom'un çok açık bir teni var ve güneşte kolayca yanar.Tom has a very fair complexion and burns easily in the sun.
Tom kolayca etkilendi.Tom was easily influenced.
Tom o kadar kolayca kandırılamaz.Tom can't be so easily fooled.
Hapı suda kolayca erit ve iç.Simply dissolve the pill in water and drink.
O kolayca sinirlenir.He has a short fuse.
Tom öfkesini kolayca kaybeden kişi türü değildir.Tom isn't the kind of person who loses his temper easily.
Nasıl İngilizceyi kolayca öğrenebilirim?How can I learn English easily?
Tom kolayca kazandı.Tom easily won.
Peynir bir bıçakla kolayca kesilebilir.Cheese can easily be cut with a knife.
Beni kolayca başından savamayacaksın.You won't get rid of me that easily.
Bu kolayca çözülür.This is easily solved.
Tom ve bütün arkadaşları her yıl kolayca yeni arabalar satın alabilirler.Tom and all his friends can easily afford to buy new cars every year.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
O, kolayca taşıyamayacağım kadar çok ağır.It's too heavy for me to easily carry.
Tom kolayca teklifi kabul etti.Tom readily accepted the offer.
Sen kolayca anlayabileceğin kitaplarla başlamalısın.You should begin with books you can easily understand.
O, kolayca ata bindi.She mounted the horse with ease.
Tom'un olduğunu düşündüğü şey kolayca kolayca olabilirdi.What Tom thinks happened could've easily happened.
Tom kolayca kazanırdı.Tom would've won easily.
Mary Tom gibi kolayca kıskanan erkekleri sevmez.Mary doesn't like men who get jealous easily like Tom.
Virüs sağlıklı bir insanı kolayca enfekte edebilir.The virus can easily infect a healthy person.
Yaşlı insanlar kolayca hastalanır.Old people get sick easily.
Kolayca anlatabilirsin.You can tell a mile away.
Bu kolayca ispat edilebilir.This can be easily proven.
Bu kolayca kanıtlanabilir.This can be easily proven.
Tom kolayca tatmin olmaz.Tom is not easily satisfied.
Şifre kolayca farkedilebilirdi.The password was easily noticeable.
Köpek kediyi kolayca öldürdü.The dog easily killed the cat.
Atlar kolayca ürkütülür.Horses are easily spooked.
O beni o kadar kolayca affetmeyecek.He isn't going to forgive me so easily.
Tom kolayca pes etmez.Tom doesn't give up easily.
İtalyanlar kolayca pes etmez.Italians don't give up easily.
Çocuklar reklamlardan kolayca etkilenirler.Children are easily influenced by advertising.
Antiloplar kolayca aslanlardan kaçabilirler.Antelopes can easily outrun lions.
O çok sıcak huyludur ve kolayca öfkesini kaybedebilir.He's very hot-tempered and can easily lose his temper.
Bu iki kelime kolayca karıştırılır.These two words are easily confused.
Tom çok kolayca kızar.Tom gets mad very easily.
Kız kardeşim çabuk sinirlenir. O kolayca kızar.My sister has a quick temper. She easily gets mad.
Tom kolayca korkutuluyor.Tom is easily startled.
Atlar kolayca ürkütülüyor.Horses are easily startled.
Tom kolayca ağlar.Tom cries easily.
Zafer kolayca elde edilmez.Victory won't be achieved easily.
Sonuç kolayca tahmin edilebilirdir.The result is easily predicted.
Tom kolayca yeniden seçilecek.Tom will get re-elected easily.
Tom kolayca caydırılmayacak.Tom won't be easily dissuaded.
Umarım bu kolayca çıkar.I hope this comes off easily.
Saldırgan kolayca kaçtı.The attacker escaped easily.
Bazı insanlar kolayca uyum gösterirler.Some people adjust easily.
Kolayca kazandım.I won hands down.
Tom'u kolayca yenebileceğini biliyordum.I knew you could beat Tom easily.