Ana içeriğe geç
Sözlük

kolayca ile cümle

kolayca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu kolayca yapabilirsin.You can do this with ease.
Süt kolayca ekşir.Milk easily turns sour.
İlk oyunda takımımız takımınızı kolayca yenebilir.Our team can easily beat your team in the first game.
Bilimciler gezegenler arasındaki uzaklıkları kolayca hesaplayabilir.Scientists can easily compute the distance between planets.
Kurşun kolayca bükülür.Lead bends easily.
İstasyona kolayca yürüyebilirken bir taksiye binmek aptalca.It's foolish taking a taxi when you can easily walk to the station.
Daha önce gördüğüm için Bay Harrington'u kolayca buldum.I easily found Mr. Harrington because I had seen him before.
Ayak parmaklarıma kolayca dokunabilirim.I can easily touch my toes.
Plastik kolayca kırılmaz.Plastic does not break easily.
Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.I fall asleep easily while watching television.
Peynir kolayca sindirilmez.Cheese doesn't digest easily.
Peynir bir bıçak ile kolayca kesilir.Cheese cuts easily with a knife.
Kolayca anlaşılmaz.It is far from easy to understand it.
Herkes bunu kolayca yapabilir.Anyone can do it easily.
O kolayca bir hata olabilirdi.That may easily have been a mistake.
Problemi kolayca hallettim.I solved the problem easily.
Öğretmen kolayca not verir.The teacher grades easily.
Şifreyi kolayca çözdük.We easily figured out the password.
O bina, odanın diğer tarafından kolayca görülebilir.That building can easily be seen from the other side of the room.
Askerler isyanı kolayca bastırdı.The troops easily put down the rebellion.
Bankayı kolayca bulabilirsiniz.You can easily find the bank.
Makine o kadar hassas ki kolayca bozuluyor.The machine is so delicate that it easily breaks.
Öğrencinin hilesi kolayca yakalandı.The student's cheating was easily caught out.
O kolayca birden sinirlenir.I fly into a rage easily.
Bu oda kolayca ısınır.This room heats easily.
Bu et kolayca kesiliyor.This meat cuts easily.
Bu yol o kadar geniş ki, otobüsler kolayca geçebilir.This road is so broad that buses can pass easily.
Bu malzeme kolayca esner.This material stretches easily.
Bu kumaş kolayca lekelenir.This fabric stains easily.
Bu araba kolayca dağa çıkmak için yeterli güce sahiptir.This car has enough power to go up the mountain easily.
Bu havaalanına otobüsle kolayca ulaşılabilir.This airport is easily accessible by bus.
Bu ev kolayca kiraya verilir.This house will let easily.
Böyle hatalar kolayca gözden kaçırılırlar.Mistakes like these are easily overlooked.
Bu fermuar kolayca kapanmıyor.This zipper doesn't zip smoothly.
Ken öfkesini kolayca kaybeden insan tipi değildir.Ken is not the type of person who loses his temper easily.
Cam kolayca kırılır.Glass breaks easily.
O, kolayca öfkelenir.He easily gets angry.
Senin araban kolayca işler.Your car handles easily.
Orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.The original and the copy are easily distinguished.
Kesildiğim zaman kolayca kanarım.I bleed easily when I am cut.
Evim istasyona kolayca ulaşılabilecek bir yerde.My house is within easy reach of the station.
Derim kolayca yanıyor.My skin burns easily.
Saçım kolayca ondüle yapılır.My hair curls easily.
Annem kolayca gözyaşlarına boğulur.My mother is easily moved to tears.
Kolayca soğuk algınlığına yakalanırım.I tend to catch colds.
Bu matematik problemini kolayca çözemem.I can't figure out this mathematics problem easily.
Onun evini kolayca buldum.I found his house easily.
Bu sorunu kolayca çözebiliriz.We can solve this problem easily.
Kağıt kolayca yakar.Paper burns easily.
Gençler değişime kolayca uyum sağlarlar.The young adapt to change easily.
Amerikalılar silahlara kolayca erişebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Silahlara Amerikalılar tarafından kolayca erişilebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Ödev kolayca yapıldı.The homework was easily done.
Sıcak mevsim sırasında oğlumun cildi kolayca çıtlar.During the hot season, my son's skin breaks out easily.
Kadınların gözleri kolayca dolar.Women are easily moved to tears.
Kadınlar kolayca duygulanırlar.Women are easily moved to tears.
Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.A freshly baked cake doesn't cut easily.
Zayıflamak için çikolatadan kolayca vazgeçebilirim.I can easily give up chocolate to lose weight.
Umarım yolunu kolayca bulur.I hope that he will find his way easily.
O beni kolayca kaldırdığı için şaşırdım.I was surprised because he lifted me up with ease.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod